Sülük nedir ne işe yarar

Sülük nedir ne işe yarar

sülük, Annelida (halkalısolucanlar) filumunun yaklaşık 300 türü bilinen Hirudinea sınıfını oluşturan solucanların ortak adı. Ağzın bulunduğu ön uçlarında küçük, arka uçlarındaysa daha büyük bir çekmen (vantuz) vardır. Bütün sülüklerin gövdesi 34 bölütten oluşur. Uzunlukları 1 cm’den az olabileceği gibi 20 cm’yi de aşabilir. Büyük bölümü tatlı sularda ve karada, Rhynchobdellida takımının bazı üyeleri denizde yaşar. Sülüklerin öbür hayvanları yiyen, organik artıklarla beslenen ya da asalak olan türleri vardır.

Sülükler derilerinden solunum yapar. Sindirim sistemleri besinlerin aylarca depolanabildiği bir kursak ya da keseyi içerir. Gövdelerinin ön ucunda, sayıları 1-4 çift arasında değişen gözler bulunur. Tümü işlevsel erkek ve dişi üreme organları taşıyan erdişi hayvanlardır. Ama kendilerini dölleyemezler; yumurtaları ancak başka bireyin spermalarıyla döllenebilir. Döllenen yumurtalar kokon denen bir yumurta kesesine, kokon da suya ya da karaya bırakılır. Yumurtadan çıkan yavrular başkalaşmaya uğramadan büyür.

Suda yaşayan sülükler balıkların, amfibyumların, kuşların ve memelilerin kanını emerek ya da salyangozları, böcek larvalarını ve solucanları yiyerek beslenirler. Gerçek kara sülükleri yalnız memelilerin kanıyla beslenir. Keskin dişlerle donanmış üç çeneli ağızları eti Y biçiminde keser. Sülüğün tükürüğü, yaralı bölgeyi uyuşturan, kan damarlarını genişleterek kan akışını artıran ve kanın pıhtılaşmasını engelleyen maddeler içerir. Tıp sülüğünün (Hirudo medicina-lis) dokularından elde edilen pıhtılaşmayı önleyici hirudin adlı madde tıpta kullanılmaktadır.

Karada yaşayan sülükler bitkilerle kaplı nemli yerlerde bir uçlarından asılarak kurbanlarını beklerler. Sülüğün ısırığı açtığı yaradan kanın aktığı görülene değin anla-şılmayabilir. Kanın akması tükürüğün pıhtılaşmayı önleyici etkisi geçene değin sürer.

İnsana yapışan sülükler Gnathobdellidae familyasında yer alır. Bazı sülük türleri yüzlerce yıl tedavi amacıyla kullanılmıştır. Sülüklerin tedavide kullanılması, hastalıklara vücuttaki kirli kanın yol açtığı inancına dayanır. Avrupa’da kanın akıtılması için

sülüklerin kullanılması, özellikle 19. yüzyılda büyük yaygınlık kazanmıştır. Günümüzde çağdaş tıbbın olanaklarından uzak kalan ülkelerde ya da kırsal kesimlerde deriye sülük yapıştırma yöntemi güncelliğini korumaktadır. Sülükle tedavi edilmeye çalışılan hastalıklar arasında akıl ve ruh hastalıkları, urlar, deri hastalıkları, gut, boğmaca ve mayasıl sayılabilir. Baş, göz ve bacak ağrıları için de sülük kullanılmıştır. Örneğin baş ağrısı için şakaklara ya da enseye birkaç sülük yapıştırılıyor ve bu sülüklerin doyana değin kan emmesi sağlanıyordu. Hastalıkları iyileştirmek amacıyla Avrupa’da tıp sülüğü ve Cezayir sülüğü (H. troctina), Asya’da ise Gnathobdella ferox türü yaygın biçimde kullanılmıştı.

Yaklaşık 10 cm’ye kadar uzayabilen tıp sülüğünün yeşil gövdesinde 4-8 kahverengi çizgi bulunur. Bu tür, sonradan götürüldüğü Kuzey Amerika’ya da yayılmıştır.

Suda yaşayan sülük türleri arasında özellikle Limnatis nilotica, içilen suyla birlikte, bazen de kirli sularda yıkananların idrar kanalı deliğinden vücuda girebilir. L. nilotica Güney Avrupa, Kuzey Afrika, Anadolu ve Ortadoğu’daki göller ile akarsularda yaşar. Uzunluğu 12 cm’ye erişebilir. Daha genç ve küçük olanlarının vücuda girişi daha kolaydır. İçme suyuyla alındığında önce burun ve boğaza tutunduktan sonra, akciğerlere geçebilir. Çok fazla sülük yutanlarda kansızlık ortaya çıkar. Dış yaralar ise kan kaybından çok ikincil enfeksiyonlara yol açması nedeniyle tehlikelidir. Sülükler konaklarının solunum yollarını tıkayarak ölümlerine neden olabilir. Asya’da evcil hayvanların bu nedenle ölmesine oldukça sık rastlanmaktadır.

sülük, bazı tırmanıcı bitkilerde tutunmaya yarayan özel bitki organı. Sülükler yaprak, yaprakçık ve kulakçıkların, hatta dalların (örn. üzüm) başkalaşımıyla oluşur. Bu organlar, yakındaki herhangi bir nesnenin çevresine sarılarak bitkinin tırmanmasını sağlarlar. Bazıları ise, sert bir yüzeyle karşılaştığında uçları genişleyip yassılaşır ve salgıladığı yapışkan bir sıvı sayesinde yüzeye sıkıca yapışır.

Yorum yazın