Zaman Nedir Tanımı

Zaman Nedir Tanımı

Zaman, olayların akışını, öncelik ya da sonralığını bildiren temel bir kavramdır. İnsanlar herhangi bir tanımlama olmaksızın zamanı sezgi yoluyla kavrarlar, örneğin, bir öğrencinin günlük yaşantısına genel bir açıdan bakılırsa şöyle bir tablo görülür. Sabah saat yedide kalkılır. Sekiz sularında okul başlar. Her ders belli bir zaman sürer. Saat 12 ya da 13’de öğle yemeği yenir, öğleden sonra yapılan bir çalışmadan sonra, akşam belli bir saatte akşam yemeği yenir, yatılır, vb. Böylece, her gün belirli bir zamanda belirli bir iş yapılıyor demektir, öbür insanların da buna benzer bir yaşantıları vardır. Dünyanın bazı yörelerinde yaşayan insanlar, başka bir yöredeki insanların yattığı saatte uyanırlar. Bunun nedeni Dünyanın kendi ekseni çevresindeki dönüşüdür. Güneş yerküresinin bir yanını aydınlatırken, yerküresinin öbür yarısı karanlıkta kalmaktadır.
Zaman gerçek bir madde ya da olay değildir. Zamanı görmek, işitmek, dokunmak, tatmak ya da koklamak olanaksızdır. Zaman bir ölçü türüdür. Bu ölçü, olayların ne zaman olduğunu, ne kadar sürdüğünü anlatır. İnsanlar zaman ölçümünde çok çeşitli yöntemler bulmuşlardır.
Zaman için birçok adlar kullanılır. Şimdiki zaman içinde bulunulan anı gösterir. Geçmiş zaman bundan önce olanları anlatır. Gelecek zaman şimdiki zamandan sonra gelir. Yaşam, bir insanın varolduğu zaman süresidir. Farklı zamanlarda meydana gelen iki olay arasındaki süreye zaman aralığı denir. İki olay aynı zamanda oluyorsa buna eşzamanlı adı verilir, insan zamanı ölçmek için doğayı gözler. Gördüğü düzenli zaman aralıklarına ad verir. Buna göre, Dünya, Güneş çevresindeki her dönüşünü bir yılda tamamlar. Bu zaman mevsim, ay, hafta ve günlere bölünür. Dünya kendi ekseni çevresinde bir günde dönmektedir. Gün ise gece, gündüz, saat, dakika ve saniyelere bölünmüştür.
Takvim yılın hangi ay ve gününde bulunulduğunu bildirir. Saat ise günün saat, dakika ve saniyelerini gösterir. Zaman ölçmekte kullanılan birçok aygıt geliştirilmiştir. Bunların her biri zamanın akışına düzenli olarak ayak uyduracak biçimde çalışırlar. Güneş saati ve kum saati bu tür aygıtların en eskileridir. Herkesin kolayca yapabileceği en basit zaman ölçme aygıtı sarkaçtır.
Duvar saatlerinde bir sarkacın salınımları gözlenir. Kol saatlerinde zemberek denilen ince bir yayın hareketi kullanılır. Çok duyarlı zaman ölçebilen atom saatlerinde kristal atomlarının titreşimlerinden yararlanılır.
Yerkürenin yapısını ve tarihini inceleyen jeologlar milyonlarca yıllık zaman aralıklarını ölçmek zorundadırlar. Kayaların yaşını, dağların hangi zamanda oluştuğunu bilmek isterler, önceleri bunu, kaba tahminlerle yapabiliyorlardı. Bu amaçla, örneğin buzulların ve akarsuların yataklarını oyma miktarını ya da rüzgâr ve yağmurun dağları aşındırma miktarını gözlüyorlardı. Günümüzde ise yapay ve doğal birçok maddenin yaşı radyoaktivite yöntemiyle bulunabilmektedir.
Her canlı varlığın yapısında radyoaktif karbon bulunur. Radyoaktif karbon atomları geçen zamana orantılı olarak ayrışmaya uğrayıp azota dönüşürler. Böylece örneğin, eski bir mezardan alınan bir tahta parçasında ne kadar radyoaktif karbon atomları kaldığı ölçülerek, o mezarın yaşı bulunabilir. Kayalarda ise bazı başka radyoaktif elementler bulunur.
Fizik bilimlerin temelinde, zamanın her gözlemciye göre aynı, değişmez bir akış içinde olduğu varsayımı yatar. Ancak 1905 yılında Albert Einstein görecelik kuramını ortaya attığında, bu temel sarsıldı. Einstein’a göre hızları farklı dian gözlemcilere göre zaman akışı da farklı olmaktadır. örneğin çok hızlı bir roket içindeki saatler ve radyoaktif bozunma gibi olaylar, yerdekinden daha yavaştır.

Yorum yazın