Tayf Nedir Nasıl Oluşur

Tayf Nedir Nasıl Oluşur

Ayrı ayrı dalga boylarına ayrılmış bir ışık demetine tayf adı verilir. Tayf bir cam prizmanın yardımı ile elde edilebilir. Bir prizmadan geçirilen beyaz ışık gökkuşağında olduğu gibi, yedi temel renge ayrılır. Farklı renklerin insan gözünde bıraktığı izlenim, onların belirli dalga boyu sınırlarında oluşundandır.
Çevredeki cisimlere prizmanın içinden bakılacak olursa, bu cisimler renkli çizgilerle çevrelenmiş görünürler. Çizgiler, cisimlerden yansıyan ışığın prizmadan geçerek renklerine ayrılmaları sonucu oluşurlar.
Beyaz ışık, çok sayıda farklı renklerdeki ışıkların bir karışımıdır. Işık, örneğin cam gibi bir madde içinden geçtiği zaman, hareket yönü değişebilir. Işığın bu sapmasına, kırılma adı verilir. Işıktaki bazı renkler öbürlerine göre daha çok kırılırlar. Böylece, beyaz ışık bir prizmadan geçtiğinde farklı renkler birbirlerinden ayrılarak çeşitli yönlere hareket ederler. Sonra, bu tayf renkleri, üzerine ışık düşen bir yüzey üzerinde gökkuşağını andıran bir şerit meydana getirirler.
Elmas gibi, sert maddeler de ışığı kırarlar. Bu maddeler prizmalar gibi özellik gösterirler. Elmas, ışığı öbür saydam cisimlere göre daha çok kırdığından kendine özgü göz kamaştırıcı bir renk verir.
Değerli taşlar, kuyumcular tarafından yontulduklarından mümkün olabilen en parlak şekilde ışık saçarlar. Cam kadeh ve tabaklarda, ayna köşelerinde, kırılmış camlarda rastlantı sonucu meydana gelmiş, parlayıp sönen tayflar görülür. Gökkuşağında su damlalarının oluşturduğu bir tayf görülür. Su damlaları uzaklarda yağan bir yağmurdan oluşabilirler. Bu damlalar Güneş ışığını renklerine parçalayarak yansıtırlar. Güneşli bir günde çoğu kez bir çeşme ya da fıskiyeden fış kıran sularda gökkuşağınınkine benzer bir renk demeti görülür. Güneş parladığı zaman bir çağlayanın etrafa saçtığı su damlacıklarında da gökkuşağı ortaya çıkar.

Bilim adamları spektroskop adı verilen aygıtlarla tayfları incelerler. Spektroskop bir ışık kaynağına karşı yerleştirilmiş bir çeşit dürbündür. Işık kaynağı ancak bir alev ya da laboratuarda elde edilmiş elektrik kıvılcımları olabilir.
Işık, dürbünün içinden bir prizmaya ya da dağıtma şebekesi adı verilen bir başka düzene geçer. Şebeke, üzerine çok sayıda paralel çizgiler çizilmiş düz bir cam levhadır. Dağıtma şebekesi ışığı tıpkı prizmada olduğu gibi renklerine ayırır. Prizma ya da şebekenin oluşturduğu tayf, ikinci bir dürbünden gözlenir. Spektroskopa yerleştirilen bir fotoğraf makinesi ile tayfın resmi çekilebilir. Bir plak belli bir açıda ışığa tutulacak olursa, yüzeyinde gökkuşağı renklerinin meydana geldiği görülür. Plak üzerindeki çizgiler dağıtma şebekesi meydana getirirler. Işık bu çizgiler üzerine vurunca renklerine ayrılır. Renkler, çizgiler arasındaki uzaklık ve bu çizgilerin gözle meydana getirdikleri açı ile belirlenirler. Kürk manto ya da hayvan kürklerinde de beyaz renkler görülür. Astronomi ile uğraşan bilim adamları yıldızların tayflarının fotoğraflarını çekmede spektroskoptan yararlanırlar. Fotoğrafta, gökyüzündeki yıldızlar küçük beyaz lekeler halinde görülürler. Spektroskopla çekilmiş renkli bir fotoğraf ise her beyaz lekenin gökkuşağı renkleri serisini yaydığını gösterir. Yıldızlar çok küçük göründüklerinden astronomlar tayfların daha ayrıntılı fotoğrafını elde etmek için özel durum gösteren bazı yıldızları seçerler.
Bir tayftaki renkler her zaman kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, koyu mavi ve mor sırasını izler. Bu yedi renk, uygun oldukları için seçilmişlerdir. Tayfta her biri, bir sonrakinden çok az farklı birçok renk vardır. Gözle görülen renklerin ötesinde kızılötesi ve morötesi ışınlar da vardır. İnsan gözü bu renkleri göremez. Bunlar fotoğraf filmleri ile saptanırlar.
Bilim adamları spektroskoptan, madenlerdeki, fosillerdeki ve hatta Aydan getirilen örneklerdeki elementleri bulmak için yararlanırlar. İncelenecek örneğin atomlarının enerjiyle ısıtılması sonucu ışık vermesi sağlanır. Işık önce dar bir yarıktan, sonra da cam bir prizmadan ya da dağıtma şebekesinden geçirilir. Prizma ya da şebeke, ışığı, yan-yana bir dizi çizgi halinde bulunan bir tayfa ayırır. Bu çizgilere tayf çizgileri adı verilir. Tayf çizgileri alevden dışarı yayılan ışığın renklerini gösterirler. Tayfların çizgisel biçimde oluşları yarığın biçiminden ileri gelir.
Kimyacılar çoğu kez kimyasal maddelerin yapılarını, bunların yaydıkları ışığı inceleyerek aydınlatırlar. Sodyum içeren maddeler sarı ışık verirler, kalsiyum içeren maddeler yandıklarında tuğla kırmızısı, baryumlu maddeler ise sarımsı-yeşil bir ışık verirler. Bu renkler, spektroskopla insan gözüne göre çok daha ayrıntılı olarak incelenir. Soğurma tayfları: Her madde ısıtıldığında dışarıya kendine özgü tayf çizgileri halinde ışık yayar. Fakat bir madde, yaymış olduğu renkleri alabilir ya da soğurabilir. Sarı sodyum ışığı alevi bir spektroskopla beyaz ışık kaynağı arasına yerleştirilir. Beyaz ışık sürekli bir tayf, yani kesiksiz bir renk şeridi meydana getirir. Bu renk şeridi içinde ince siyah çizgiler yer alır. Siyah çizgiler bazı ışık renklerinin soğurulmuş olduklarını gösterirler. Söz konusu siyah çizgilerden ikisi, birbirine çok yakındır. Bu iki çizgi tayfta sodyum alevinin verdiği iki paralel çizginin bulunduğu yerdedir.
Güneşin tayfı yukarıdaki gibidir. Bu tayf, renk dizisi kesiksiz bir tayftır. Bu kesiksiz tayf içinde binlerce ince siyah çizgi yer alır. Siyah çizgiler, Güneşi çevreleyen ve Güneşteki gazlara oranla sıcaklığı daha az olan ince bir gaz tabakasından oluşurlar. Bu çizgiler Güneşi çevreleyen gaz tabakasında başta hidrojen ve helyum olmak üzere, yeryüzünde bulunan birçok başka maddeleri de ortaya koyarlar. Nitekim helyum gazı ilk olarak Güneş tayfının çizgilerinden bulunmuştur. Spektroskop, birçok bilim dallarında yararlanılan çok değerli bir aygıttır. Spektroskop yardımı ile astronomlar yıldızların sıcaklığı ve bileşimi hakkında bilgi sağlarlar. Ayrıca spektroskopla, laboratuarlarda çok az miktarlardaki madde örnekleri incelenir.

Yorum yazın