Görelilik Kuramı Nedir – Özellikleri

Görelilik Kuramı Nedir – Özellikleri Hakkında Bilgiler

Dünyamızın da içinde bulunduğu sonu olmayan evrenin içine serpilmiş milyonlarca yıldızın boşluktaki hareketlerinin açıklanması birçoklarınca olanaksız bulunmuştur. Oysa, bilim adamlarının büyük bir bölümü evrenin çok düzenli ve şaşmaz ilkeler uyarınca kurulmuş olduğunu her fırsatta ileri sürerler. Böyle düşünenler evrendeki bütün güçlerin ve bunların hareketlerinin yalnızca birkaç basit doğa kuralına göre açıklanabileceğini söylemektedirler. Bu kurallar tam olarak anlaşıldıklarında, görünüşte birbirleriyle ilgili olmayan birçok şey arasındaki bağlantının ortaya çıktığı görülür, örneğin, ayağınızla havaya gönderdiğiniz futbol topunun tekrar yere düşmesinin, uzaydaki uyduları yörüngede tutan gücün, ışığın değişmez hızının, gezegen ve yıldızların gökteki hareketlerinin yine hep bu kurallar doğrultusunda açıklanabileceğini anlarız.
Yüzyılımızın başlarında ünlü bilgin Albert Einstein tarafından yayınlanan “Görelilik Kuramı” da evreni ve dünyadaki olayları basit birkaç ilke içinde toplamaya yönelik böyle bir kurallar topluluğudur. Görelilik kuramı aynı zamanda bilim adamlarına teleskoplar ya da öteki araçlarla göremeyecekleri uzaklıklardaki olaylar üzerinde de fikir yürütme olanağını vermiştir. Sonuç olarak Görelilik kuramı, dünyamızdaki fiziksel olayların açıklanmasında sağlam bir başvuru kaynağı olurken öte yandan da gök cisimlerinin ve genellikle uzayın oluşumuna ilişkin gizleri açıklayan ipuçlarını bize sağlayan bir bilimsel veriler topluluğudur.
Bu yüzyılın başlarında Albert Einstein’in ilk kez yayınladığı Görelilik Kuramı da böyle kuramlardandır. Bu kuram gerek fizik alanında gerek evrenin oluşumuyla ilgili alanlarda günümüz bilimine yeni ufuklar getirmiş ve şimdiye kadar tartışma konusu birçok olayın mantıksal açıklamasını yapabilmiştir.
Görelilik Kuramı, bilim adamlarının teleskoplar ya da öteki araçlarla göremediği uzaklıklardaki olaylar üzerine fikir yürütme olanağı vermekle kalmamış, aynı zamanda mikroskopla bile görülemeyen ufak evrenin yapısına ilişkin ipuçları da sağlamıştır.
Einstein, doğanın temel yasalarını sözcük ve matematik denklemleriyle açıklamaya çalışan ilk bilim adamı değildir. Ama, yazılı tarih süresi boyunca çok az kişinin, uzaya ilişkin kuramları Görelilik Kuramı’nın deneysel sonuçlarını verebilmiştir. Bugün dünyanın birçok ülkesinde atom araştırmaları ve bunun sonucu olarak nükleer santralların gelişmesinde Görelilik Kuramının getirdiği veriler nasıl etkin olmuşsa, uzayın derinliklerine gönderdiğimiz araçların geliştirilmesinde
de gene o kuramın ilkelerinden yararlanılmıştır. Bu bakımdan, hem insanlığın yaşamına doğrudan doğruya yeni ufuklar getiren ve hem de bilimsel anlayışa geniş olanaklar sağlayan Görelilik Kuramının ne olduğuna ilişkin bilgi sahibi olmak herkes için yararlıdır.

Görelilik Kuramının Gelişimini okumak için alttaki linke tıklayın.

Görelilik Kuramının Gelişimi

Yorum yazın