Gölge Nedir Nasıl Oluşur

Gölge Nedir Nasıl Oluşur

GÖLGE (esk. türk. kölige’den). Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde meydana gelen karanlık: Akşamdı, dönerken gezdiğim dağın / Gölgesi vurmuştu karsı dağlara (F.N. Çamlıbel). Dünyanın gölgesi ay tutulmasına yolaçar. || Ne olduğu iyice anlaşılmayan belirsiz karaltı, siluet: Viraneye doğru iki tarafına sallana sallana koyu bir gölgenin gittiğini, birseyler söylediğini … (Ahmed Rasim). Bir gölge yarı boşlukta el sallıyor. O mu? Hayır (R.H. Karay). ]| Her tarafı kaplayan alaca karanlık: Hacı Bektaş Veli, akşamın gölgesinde yavaş yavaş büyümekte olan Suluca Karahöyük köyünde dolaşıyordu (N. Araz). || Güneş ışınlarından korunulacak yer: Gölgeye oturmak. || Tesm. yol. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse: Ahmed ağabeyinin adeta gölgesi. || — Mec. Koruma, himaye: Fıka- ra kısmıysa paralıların gölgesinde barınır (Kemal Tahir). Köy imamı gene onun gölgesine sığınırdı (Ş.S. Aydemir). || Bir olay veya duygunun bıraktığı etki, iz: Alnına, derin bir düşüncenin asil gölgesi düşmüş (Y.K. Karaosmanoğlu).
— çeş. dey. (Adına) Gölge düşürmek, adını lekeleyecek bir davranışta bulunmak. || Gölge gibi, varlığı belirsiz olan, hayal gibi: Şimdi milletin hafızasında ve gençliğin ruhunda o devir, birçok safhaları ile ancak bir gölge gibi yaşar (Ş. S. Aydemir). Çok yakından ve peşi sıra: O çocuk bizim eve kadar gölge gibi peşimden geldi. || (Birine) Gölge olmak, (birini) korumak. || (Birini) Gölgede bırakmak, bir kimseyi kazandığı başarıyle geride bırakmak. || Gölgede kalmak, ön plana geçememek. |j Gölgesinden korkmak, çok fazla korkak olmak.
— tar. telm. Gölge etme başka ihsan istemem, filozof Sinoplu Diogenes’in Büyük İskender’e, kendisine yardım teklif ettiği zaman söylediği söz.
— Astron. Gölge konisi, bir gezegenin, Güneş’e dönük olmayan yöne doğru uzanan koni biçimindeki gölgesi. || Gölgeden çıkma, tutulma halindeki bir gökcisminin yeniden görünmesi: Ay’ın gölgeden çıkması. || Gölgeye girme, bir uydunun, bir gezegenin gölge konisi içine girmesi. || Bir gökcisminin, başka bir gökcisminin yuvarı arkasına geçmeğe başlaması.
— Bot. Gölge bitkileri, az ışık aldığı halde gelişebilen yeşil bitkiler. (Yoğun bir ışık bunların gelişimini köstekler.)
— G. santl. Gölge ve yarı gölge. Bk. an- sîkl. Opt. ve G. santl. bölümü. || Gölge- ışık. Bk. aydin gölge.
— Hayvan psikof. Gölge tepkisi, ilkel bir hayvanın (msl. bir yümuşakçanın) üzerine bir gölge düştüğü zaman geri çekilme davranışı (msl. dokunaçların geri çekilmesi) şeklinde görülür. (Bu tepki, görmeye bağlı değildir; kör edilmiş bazı hayvanlar gölge tepkisi gösterir.)
— Opt. Yarı gölge, ışıklı bir cisimden yayılan ışınların bir engel tarafından kısmen durdurulması sonucu, tam olarak aydınlanmayan bir yüzeyin durumu.
— Ormanc. Gölge ağacı, körpe iken, diğer ağaçların gölgesinde gelişmeğe ihtiyacı olan ağaç.
— Oyun. Gölge oyunu, ellerle gölge yapma marifeti. Bk. ansîkl.
— Psikol. Gölge olay. Bk. gölgeolay.
— Res. Çizgileri daha belirgin hale getirmek için diğer taraflara nazaran renk veya çizgiyle yapılan koyuluk.
— Temş. santl. Gölge oyunu, geriden ışıkla aydınlatılmış bir perde arkasında hareket ettirilen resimlerin gölgelerinden faydalanılarak oynatılan oyun, (Bk. ansîkl.) || Gölge tiyatrosu (çin gölge oyunu da denir), saydam bir ekran üzerinde, arkadan kuvvetli bir ışıkla aydınlatılan oyuncuların, gölgeleri ile yaptıkları gösteri. Bk. ansîkl.
— Tıp. Akciğerde gölge. Bazen yanlış olarak akciğerdeki önemsiz bir bozukluğu belirtmek için kullanılan terim (duman veya leke de denir); akciğerlerin bazı kesimlerinin röntgende, düğüm, çizgi veya oyuk şeklinde değil de belirsiz donuk bir şekilde görülmesini
ifade eder. (Bu şekilde tanımlanan röntgen görüntüsü ille de bir hastalık durumunu göstermez; akciğer zarındaki eskiden kalma bir donukluğu ifade edebileceği gibi yeni bir infiltra sy on unun başlangıcı olabilir; bu takdirde gelişimi dikkatle takip edilmelidir.)
— ansîkl. Opt. ve G. santl. Gölge ve yarı gölge. Bir ışık demetinin yolu üzerine yerleştirilmiş saydam olmayan bir cisim ışığı tutar ve bu cismin arkasında kalan gölgenin bir kısmı hiç ışık alamaz: bu kısım gölge’dedir denilir. Işık kaynağı nokta halinde değilse (paralel olmayan ışık ışınlan), gölgeli ve aydınlık kısımlar kesin bir çizgiyle birbirinden ayrılmaz ve gölgeli kısmın çevresinde yarı gölge denilen bir geçiş gölgesi meydana gelir.
Eğer cisim, sonsuz küçük iki kaynak tarafından aydınlatmıyorsa, iki kaynağın ortak gölge bölgesi mutlak bir gölge içindèdir; kaynaklardan herbirinin, öteki kaynak tarafından aydınlatılan gölge bölgesi ise yan gölgededir, iki çeşit gölge vardır: mum ışığının gölgesi; güneş ışığının gölgesi. Birincisinde, ışık kaynağı sonlu uzaklıktadır ve kaynaktan çıkan ışınlar ıraksaktır; i- kincisinde ise, ışık kaynağı sonsuzda olduğu için ışınlar birbirine paraleldir.
Bir cismin üzerindeki gölge, bu cismin çevre sınırlarından geçen teğet doğrular arasında kalan aydınlanmamışw kısımdır. Işık Güneş’ten geldiği zaman teğetler birbirine paralel, sonlu uzaklıktaki bir ışık kaynağından geldiği zaman koniktir. Konik izdüşümü sebebiyle, yakın ışık kaynağının yüzey üzerinde meydana getirdiği gölge bölgesi daha geniştir. Bir cismin düsen gölge’si, bu cismin, önüne yerleştirilen ve ışığını kesen başka bir cismin bulunduğu düzlem ve çevresindeki düzlemler üzerinde meydana getirdiği aydınlanmamış kısımdır.
Lavi tekniğinde, ışık kaynağının, 45°’lik bir açı yapacak şekilde soldan geldiği kabul edilir ve bir yüzü aydınlatılan nesneye paralel olan bir kübiin köşegeniyle belirlenir. Gölgelerin belirtilmesi, bir tasarı geometri veya perspektif meselesi olarak incelenir. Uygulamada ise, ışık ışınlarının kırılmasını da hesaba katmak gerektiğinden olay daha karmaşıktır.
— Oyun. Sunî bir ışık kaynağı ile ekran arasında duran oyuncu, parmaklarını açarak kapayarak veya birbirine geçirerek ekrana çok eğlenceli görüntüler yansıtır. Kimi zaman, kartondan kesilmiş küçük parçalardan da (şapka, şişe, pipo v.b.) faydalanılır.
— Temş. santl. Gölge oyunu özellikle, U- zakdoğu (Cin, İndonezya, Hindistan), Türkiye, Mısır ve Kuzey Afrika’da görülür. Türkiye’deki şekline Karagöz denir. Resimler renkli ve bazen şeffaftır. Uzakdoğu’da Çin ve Cava gölge oyununda dikey çubuklarla; türk Karagöz’ünde yatay ve perdeye dik açı yapan çubuklarla, Fransa ve İngiltere’de görüntülere takılı ip veya tellerle aşağıdan, hint gölge oyununda hem dikey çubuklarla, hem iplerle oynatılır. Kukla’dan en büyük farkı gölge oyununda görüntülerin iki boyutlu olmasıdır. Bk. karagöz.

Yorum yazın