Diğer Enerji Türleri – Diğer Enerji Çeşitleri

Diğer Enerji Türleri – Diğer Enerji Çeşitleri

Enerjinin şimdiye dek anlatılanların yanısıra başka türleri de bulunur, örneğin, çalan bir zil “ses enerjisi” verir. Bu ses kulak zarınızı titreterek iş yapar ve sizin sesi duymanızı sağlar. Bir zilin çalması için, ona enerji verilmelidir. Eğer bu bir kollu zilse, enerji kolun sallanmasıyla ya da zile bir tokmakla vurularak sağlanabilir. Elektrik zili yerine, çan tipi zil kullanılan okullarda ortadaki dilin iple sallanmasıyla zil çalınmış olur ki, böylece, enerji kullanılır.

Ses enerjisi zilden ya da öteki kaynaklardan havada yol alan dalgalar durumunda yayılır. Sudan ya da yollarına çıkan herhangi bir şeyden geçebilirler, ama hava olmayan yerden geçemezler. Örneğin, çevresinde hava olmadığından ay patlamış olsaydı hiçbir ses işitmezdik.

Enerjinin bir diğer biçimi de, sıcak sobadan yayılma örneğinde olduğu gibi, ısıdır. Isı, maddenin moleküllerinin hareketidir. Hareket olarak bir kinetik enerji çeşididir, ama maddenin bir bütün olarak hareketsizliğine karşın moleküllerin kinetik enerjisidir. Maddenin molekülleri sürekli hareket eder. Bir madde parçası ne kadar çok ısınırsa molekülleri o kadar hızlı hareket eder ve o kadar fazla ısı enerjisi içerirler.
Bir insan, demir bir sobanın üstü gibi katı cisimlerin ısısını hareket olarak hissedemez. Buna karşın, sobaya dokunduğunda parmak uçlarında sıcaklığı hisseder. Soba, parmaklardan daha sıcak olduğu için, sobanın molekülleri parmaktaki moleküllerin daha hızlı titreşim yapmasını sağlar ve parmaklardaki sinirler ısının hissedilmesine neden olur.
Soğuk, yalnızca ısı enerjisinin yokluğudur. Dokunduğunuzda soğuk olarak hissettiğiniz bir şey size bu duyguyu verir. Çünkü parmaklarınızdan cisme ısı enerjisi akarak parmak uçlarınızdaki moleküllerin titreşimini yavaşlatmıştır.
Bir mum alevinde moleküller birbirlerine o kadar hızlı çarparlar ki, ışık dalgaları ve ışıma ısı dalgalan biçiminde “elektromanyetik” enerji yayarlar. Işık ve ışıma ısıları sıcak bir kaynaktan uzaya ışıma yaptıkları için “ışıma enerjisi” adını alan enerji biçimleridir. Işık enerjisi ve ışıma ısı enerjisi birbirlerine benzerler; yalnız ışık dalgaları daha kısadır ve gözlerimizi etkiledikleri için onları görebiliriz. Daha uzun olan ışıma ısısı dalgaları, göze görünmezler, ama plajda güneş altında yattığımızda derimiz ısı enerjisiyle beslendiği zaman bunu hissedebiliriz.

Bir başka enerji türü de maddenin moleküllerinin içinde depolanmış olan “kimyasal enerji”dir. Moleküller küçük oldukları halde, atom denilen daha da küçük parçacıklardan oluşmuştur. Bir molekül elektrik ve manyetik bağlayıcılarla bir arada tutulan bir, birkaç ya da binlerce atom içerebilir. Yeni atomlar eklemek, içinden yeni atomlar almak ya da bazen mevcut atomları yeniden düzenlemek suretiyle, bir molekül çeşidini başka bir çeşide çevirebilirsiniz. Yaklaşık yüz değişik atom bilinmektedir ve bunlardan binlerce değişik tür molekül oluşturulabilir.
Çok sık rastlanan bir molekül türü de, suyu oluşturan moleküldür. Her su molekülü bir oksijen atomuna bağlı iki hidrojen atomu kapsar. H ve O, hidrojen ve oksijenin kimyasal simgeleridir ve su molekülünü meydana getirmek üzere iki hidrojen atomunun bir oksijen atomuyla birleştiğini gösteren bir simgeyle, H20 ile gösterilir.
Sık rastlanan başka bir molekül türü de, karbondioksittir. Ciğerlerimizden dışarı çıkardığımız havada bir hayli karbondioksit molekülü vardır. Her biri bir karbon atomu ve iki oksijen atomundan oluştuğundan kimyasal simgesi C02’dir.
Petrol, doğal gaz ve odun gibi yakıt maddeleri, öteki atom türlerine ek olarak çok miktarda karbon atomunu kapsarlar. Kömür (Bildiğimiz siyah ve sert cisim), çoğu kez, kristaller ve tabakalar halinde birbirine bağlanan karbon atomlarından oluşur.
Herhangi bir yakıttaki karbon atomları fırsat buldukları zaman bağlı bulundukları moleküllerden ayrılırlar. Bir karbon atomuna herhangi bir komşu molekül çarptığı zaman eğer yakınlarda oksijen atomları varsa karbondioksit molekülü oluşturmak üzere iki oksijen atomu ile birleşebilir. Bunu yaptığı zaman enerji serbest kalır. Bu nedenle, bir miktar yakıtı yakmak için kibriti çakıp moleküllerinin bazılarını daha hızlı hareket etmeye başlatırız.
Bundan sonra yapmamız gereken şey, yakıttan enerji kazanmak için, oksijen alabilmesi amacıyla onu havayla beslemek ve yeterli miktarda ısıtmaktır. İlk önce yalnızca birkaç karbon atomu kaçabilecek ve yanabilecektir (Yani karbon
dioksit molekülleri oluşturmak ve enerji salmak üzere yüksek sıcaklıkta oksijen atomlarıyla birleşecektir. ).
Karbondioksit molekülünün her meydana gelişinde açığa çıkan enerji diğer molekülleri daha hızlı hareket ettiren ek ısı halinde belirir. Böyle- ce, karbon atomlarının bazısı kaçabilir ve oksijenle birleşebilir. Bu atomlar daha da çok ısı enerjisi verirler ve yakıt gerçekten yanmaya başlar. Sonunda oksijen atomları ile birleşen tüm karbon atomları depolanmış enerjilerini serbest bırakırlar ve yakıtın hepsi yanmış olur.
Enerji sağlamak amacıyla odun, kâğıt, kömür, gazyağı ve doğal gaza ek olarak, diğer birçok madde de yakılabilir. Şeker ve yağ iyi yakıtlardır ve yakıldıklarında çok fazla miktarda enerji verirler. Bir kesme şekeri fincan tabağına koyup üzerine biraz karabiber serperek kibritle yakabilirsiniz (Şeker kristallerinde su vardır ve biber bu suyun alevi söndürmesine engel olur ).
Yağı küçük bir kapta erittikten sonra, fitil gibi hareket etmesi için, bir ipin ucunu içine batırarak yakabilirsiniz. Böylelikle, yakıt olarak yağ kullanılan küçük ve ilkel bir lambaya sahip olursunuz. Tibet’in bazı kesimlerinde lambalarda kullanılan tek yakıt, yerli sığırların sütünden sağlanan eritilmiş yağdır. Bu, ışık enerjisinin çok pahalı bir kaynağıdır. Ama insanların birçoğu daha başka enerji kaynaklarına sahip olmadıkları için bunu kullanmak zorundadırlar.
Bizler genellikle lambalarda şeker ve yağ yakmayız; çünkü onlar yiyecek olarak da değerlidirler. Yiyecek özel bir çeşit yakıttır. Onun moleküllerinde enerji öyle bir biçimde depolanmıştır ki, vücudumuzda ısıtılması gerekmeden serbest duruma geçer. Şeker, nişasta, yağ ya da protein (bizi besleyen yiyecek moleküllerinin temel çeşitleri ) molekülü karbon, hidrojen, oksijen ve çoğu kez öteki elementlerin atomlarını içerir. Bunlar öyle düzenlenmiştir ki, karbon atomları ciğerlerimize çektiğimiz ve kanda tüm vücudu dolaşan oksijenle vücut ısısında birleşebilir.
Bir yiyecek molekülü yavaşça yandığı zaman vücudumuzun sıcak tutulmasını sağlayan ısı enerjisini serbest bırakır.

Vücudumuz kaslarımızda yiyeceklerden alınan kimyasal enerjiyi depolar; biz de böylece yürüyebilir, koşabilir, top atabilir ve başka işleri yapabiliriz. Bu nedenle, “kas enerjisi” kas hücrelerinde depolanmış olan bir kimyasal enerji türüdür.
Bir atom son derece küçüktür, ancak her atom “elektron” denilen bir dizi daha küçük parçacık içerir. Örneğin, bir oksijen atomu sekiz ve bir hidrojen atomu yalnızca bir tane elektrondan oluştuğu halde bir karbon atomu altı elektrondan oluşur. Bir atom çoğu kez, bir süre için elektronlarının birinden hemencecik ayrılır ve daha sonra bir başka elektronu onun yerine koyar. Bakır ya da demir gibi metal atomlarının çevresinde dolaşan bir çok serbest elektron her zaman vardır.
Eğer bir metal telin uçlarına bataryadan ya da kuru pilden gerilim denilen elektriksel basınç uygulanırsa, serbest elektronların hepsinin tel boyunca atomdan atoma aynı yönde hareket etmesi sağlanabilir ve böylece telde bir elektrik akımı oluşur. Gerilim elektronları hareket ettiren elektriksel kuvvettir. Bu nedenle de görülüyor ki, bizim iş yapmak için gerekli her şeyimiz vardır.
Günümüzde kullanılan enerji türlerinin en önemlisi “elektrik enerjisi”dir. Bir elektrik motoruna gerilim uygulayarak ve akım vererek motoru döndürebilir ve dairesel testerenin, pompanın çalıştırılması ya da lokomotifin yürütülmesi gibi işleri yapabiliriz.
“Manyetik enerji” her zaman elektrik enerjisi ile ilgilidir. Demir çivilerin mıknatıs tarafından çekilmesi gibi, bir şeyi yerinden oynatmak için manyetik kuvvet uygulandığı zamanlar manyetik enerji ortaya çıkar.
Işık ve ışıma ısısı elektromanyetik dalgalardır: Yani her ikisi de hem elektriksel hem de manyetik enerji içerir. Radyo dalgaları da öyledir,-ama onlar daha uzundur.
Bunlara ek olarak, başka enerji türleri de vardır. Bilim adamları yine de eskiden bilmedikleri, tümüyle yeni enerji biçimleri keşfediyorlar. Bu yeni bulguların gerçekten enerji olup olmadığını anlamak için ona iş yaptırılıp yaptıramayacağını araştırıyorlar. Herhangi bir enerji başka bir türe dönüştürülebildiğine göre, bunu araştırmak genellikle zor değildir.

Yorum yazın