Özdeşlik Nedir

Özdeşlik Nedir

İnsan düşüncesinin kendisiyle tutarlı olması gerektiğini ileri sürerek düşünceye çerçevelik eden mantık ilkesi.

TEMEL KAVRAM

Genel felsefe açısından özdeşlik, temel bir kavramdır. Karşılaştırmak, neyin özdeş, neyin farklı olduğunu araştırmak demektir. Özdeşliğe karşılıklı olarak bağlı olan ötekiliktir ve zamanla değişiklik olarak ortaya çıkabilir. “Ben değiştim” sözü, hem “ne isem o olarak kaldım” hem de “ne isem o değilim” anlamlarına gelir. Demek ki, özdeşlik kavramı, düşünce ve söylem için gereklidir. Ama birçok mantık ve felsefe güçlüğünü de doğurmuştur. Fransız yazarı Paul Valéry, bu güçlükleri şöyle anlatır: “Bilge, otuz saat sürekli konuştuktan ve bilinmesi gereken her şeyi öğrettikten sonra bana şöyle dedi: ‘Öğretiyi özetliyorum sana. Bunun iki ilkesi var: Farklı olan her şey özdeştir. Özdeş olan her şey de farklıdır. Düşüncende, bu iki önerme arasında gidip gel. O zaman, bunların çelişkili olmadığını göreceksin ilkin; daha sonra, düşüncenin bunlardan ancak birini ya da ötekini ortaya koyabileceğini, ancak birinden ötekine atlayabileceğini kavrayacaksın. Bunların her birinin ayrı bir zamanı var ve birini düşünen, ötekini de düşünecektir. İşte, hepsi bu kadar.’ ”
İLKENİN DİLE GETİRİLİŞİ

Özdeşlik ilkesi şöyle dile getirilir: “Bir şey neyse, odur.” Simgesi ise a – a ya da a=>a’dır. Özdeşlik ilkesi, mantıksal açıdan, bir söylemde, kavramların özdeş kalmalarım ve terimlerin aynı anlamı kesinlikle korumalarını gerektirir. Bu açıdan da, çelişki ilkesiyle (iki çelişkin yüklemi aynı özneye veremeyiz; doğru, yanlışın karşıtıdır) ve üçüncü şıkkın olanaksızlığı (iki çelişkin önermeden birisi doğruysa, öteki yanlıştır) ilkesiyle tamamlanır ve düşüncenin kendisiyle uyum durumunda bulunması kuralım oluşturur. Özdeşlik ilkesi bu bakımdan, bir önermeler dizisinin tutarlılığının güvencesidir. Bu ilke, matematiğin de temelidir. Çünkü matematikte, biçiminin farklı olmasına karşın, her yeni önerme, bir öncekine özdeştir: 4 + 3’ün belli bir belitsel sistem (aksiyomatik) çerçevesi içinde 7’ye özdeş olması gibi.
BİLGİ’NİN YÖNETİCİ İLKELERİNDEN BİRİ

Özdeşlik ilkesi, bilgi kuramında önemli bir rol oynar ve çeşitlilik için de birliği ve değişme gerisindeki sürekliliği aramamız gerektiğini açıkla bize.

Sürekliliğin araştırılmasını gerekli kılması bakımından bu ilke, çoğunlukla töz ilkesi diye adlandırılır ve şöyle dile getirilebilir: Her nitelik bir töze aittir ve her değişmenin gerisin de değişmeyen bir şey vardır. Bu değişmeyen, madde (nitekim Eski Yunan ve Latin yazarları, kitlenin ve enerjinin korunumu ilkesi ortaya konmadan çok önce, “hiçbir şey kaybolmaz, hiç bir şey yeniden ortaya çıkmaz ve herşey varlığını korur” demişlerdi) ya da biçim (bir ırmağın, bir halkın, bedenlerimizin ya da zihnimizin biçim olması anlamında) olabilir.

Anlayışgücü, eşzamanlı olarak ya de sırasıyla özdeşleştirmeler ve ayırmalar yapar. Bundan ötürü, tüm düşün cenin, boş bir biçim olan katışıksız özdeşliğin kavranması demek olduğunu ileri süremeyiz.

Yorum yazın