Nitelik ve Nicelik Nedir

Nitelik ve Nicelik Nedir , Nitelik ve nicelik arasındaki farklar
Maddelerin nelerden yapılmış olduklarını ve bunların ne ölçüde kullanıldıklarını anlamak için yapılan incelemeye nitelik ve nicelik analizi denir. Bir limonatanın nasıl yapıldığı, gezegenlerin nelerden oluştuğu, bir bebek mamasının yararlı olup olmadığı, dedektiflikte bir kan lekesinin niteliği ve kime ait olabileceği sorularına kimyasal analiz yoluyla cevap verilebilir.
İki çeşit analiz vardır. Birincisinde, verilen örnek maddede hangi öğe maddelerin olduğu bulunabilir. Bu nitelik analizidir. İkincisinde ise örnekteki her maddenin ne ölçüde kullanılmış olduğu bulunabilir. Bu da nicelik analizidir.
Bu analizlerde kullanılan yöntemler, öğrenilmek istenen şeylere bağlıdır, örneğin, bir ırmağın sularında ne kadar çamur bulunduğunun anlaşılması için sudan bir örnek alınarak uzun bir bardağa konulur. Biraz sonra sudaki bütün katı maddeler dibe çökmeye başlar. Sonunda, duru su şişenin üstünde ve tortu denilen katı madde de şişenin dibinde toplanır. Bu, tortu analizi denilen bir tür analizdir.
Bu deneyde çamur hakkında fazla bir bilgi edinilmemiştir. Çamur çok çeşitli maddelerden meydana gelmiş olabilir. Belki de içinde az oranda ağır demir filizi, ya da bolca kum bulunmaktadır. Tebeşir ya da çok yavaş çöken toz durumundaki başka madenler bulunabilir, örnek yavaş yavaş çökelmeye bırakılırsa çeşitli katmanların oluştuğu görülür. Büyük bir olasılıkla farklı maddeler birbiriyle karışır. Bu durumda kesinlikle söylenilebilen tek şey kapta ne kadar çamur olduğudur.
Irmaktan alman su örneği sağlam bir cam tübe konur ve santrifüj denilen bir aygıtta hızla döndürülür. Santrifüj çökelmeyi hızlandırır. En ağır parçalarla birlikte, en hafifleri de çabucak dibe çöker. Sonuç olarak, çamur katmanlar biçiminde ayrılır. Tübe kenarından bakıldığında bu katmanlar görülür. Katmanlar farklı renklerdedir. Şimdi, yalnız suda ne kadar çamur olduğu bilinmekle kalmayıp, bundan başka, çamurun, nelerden oluştuğu da kestirilebilir.
Fakat bu hâlâ bir varsayımdır. Katmanlardan her biri ayrı ayrı analiz edilmelidir. Katmanlar tek bir maddeden mi oluşmuşlardır, yoksa bir karışım mıdırlar? Bunları bir mikroskopla incelemek yararlı olabilir. Mikroskop cansız bitkileri belirgin bir biçimde gösterecektir. Fakat büyük bir olasılıkla katmanların her biri hâlâ karışık olarak bulunabilir. Karışımlar da çeşitli yollarla incelenir. Örneğin, bir su örneğine asit karıştırıldığında, karışımın bir bölümü, geride bir kalıntı bırakarak çözülür. Böylece karışım iki farklı katmana ayrılır. Sonra, mıknatısla yapılan deneyde maddenin bir bölümünün mıknatıs tarafından çekildiği, geri kalanının ise çekilmediği görülür. Böylece öbür bölüm de ayrılmış olur.
Analize, her bir maddeyi ayırana kadar daha birçok deneyle devam edilebilir. Artık, karışımı daha fazla ayıracak hiç bir yol bulunamayınca, geriye demir oksit gibi kimyasal maddeler kalır. Bununla birlikte, çamurdan ayrılmış olan duru su üzerinde gene birtakım incelemeler yapılabilir. Suyun içinde kimyasal bileşikler çözülmüş durumda olabileceği gibi, bakteriye benzer küçük bitki ya da hayvanlar da bulunabilir. Bir kentten geçen bir ırmağın suyundaki maddelerin incelenmesi analizcinin işidir.
Tüm su, buhar durumuna geçinceye kadar kaynatılırsa, suda çözülmüş maddeler bulunabilir. Su buharlaştırıldıktan sonra geriye bazı katı maddeler kalır. Kalıntı adı verilen bu katı bölüm, içindeki yanabilen maddeler gaz durumuna geçinceye kadar ısıtılır. Geri kalan bölüme kül yüzdesi adı verilir. Tortu nasıl bileşiklerine ayrıldıysa, kalıntı da aynı biçimde onu oluşturan öğelerine ayrılabilir.
Bu deneyler sonunda birçok bileşik elde edilir. Bu bileşiklerden bazılarının neler olduğu hakkında yaklaşık bilgi edinilebilir, örneğin, deney sonunda elde edilen ve ancak güçlü bir asitte çözülebilen parlak madensel toz büyük bir olasılıkla, pirittir. Su ısıtıldığında geriye bayağı tuza çok benzeyen küçük küp biçiminde kristaller kalır. Analiz yoluyla bileşikteki elementler bulunabilir. Bir element yalnız bir çeşit atomu içerir. Bileşikteki elementleri bulabilmek için belirteç denilen kimyasal maddeler kullanılır. Amonyak çözeltisi, bakır ve nikel elementleriyle parlak mavi renk veren bir belirteçtir. Baryum klorür çözeltisi, sülfat içeren her çözeltiyle yoğun beyaz bir çökelti veren bir belirteçtir. Bileşikler alevde ısıtılırlarsa, alevin renklendiği görülür. Kalsiyum, parlak kırmızı bir alevle, sodyum ise sarı bir alevle yanar, özellikle karbon bileşikleri olan organik bileşiklerin tanınması inorganik bileşiklere göre daha zordur. Bunun nedeni organik maddelerin kolaylıkla elementlerine ayrışabilmeleridir. Organik bileşikler koku ve renklerinden tanınırlar. Bazen bunlar kromatografi yöntemi ile birbirlerinden ayrılabilirler. Kromatografi yönteminde, içi madde dolu (örneğin tebeşir) bir kolon kullanılır, örnek çözelti bu kolondan geçirilir. Çözeltideki farklı bileşikler kolonda farklı düzeyler meydana getirirler.
Son olarak maddenin niceliğinin bilinmesi gerekir. Belli ölçülerde maddeler alınır, bunlar alevde yakılarak ne kadar parlak olduğu ölçülür. Ayrıca bu işlem Spektrofotometre denilen bir aygıtla yapılabilir. Aranılan madde önce çöktürülür. Sonra da kurutulup tartılarak ölçüsü bulunabilir. Enzimler, canlı hücrelerden meydana gelen kimyasal maddelerdir. Bunlar kimyasal tepkimelerin hızını değiştirirler. Bitkilerden, ya da başka canlı maddelerden elde edilirler. Enzimler kimyasal maddeleri belirli oranlarda bozunmaya uğratırlar. Bu bozunma oranlarından yararlanarak enzimler aracılığıyla bir kimyasal maddenin ne ölçüde bulunduğu hesaplanır. Buna biyokimyasal analiz denir. Bu analiz yepyeni bir yöntemdir, özellikle organik maddelerin analizinde bu yöntemden yararlanılır.
Hem nitelik hem de nicelik analizlerinde yeni ve çok daha karışık yöntemler geliştirilmiştir. Bunlar eczacılık, sanayi ve adlî tıpta kullanılır.

Etiketler:

Yorum yazın