Stereofoni nedir

STEREOFONİ i. (fr. stéréophonie). Elektroakust. Kaydedilen veya radyo ile yayımlanan sesleri, ses kaynaklarının mekândaki dağılımına uygun olarak iletme tekniği. (Kısaltması: STEREO.) Zt. MONOFONî.

— ANSiKL. Stereofoni, plak, magnetik şerit ve radyo alanlarma geçmeden önce ilk defa sesli sinemada uygulandı. Daha 1940’ta Walt Disney, Fantasia filminin sesini, her biri çeşitli ses kaynaklarının değişik yönlerini karşılayan birçok piste kaydetmişti. Sinemaskopta göriintii boyutlarının uzaması, stereofoninin gerekliliğini ortaya koydu. 1950’de Mike Todd’un ortaya attığı sinerama tekniğinde ise stereofoninin bütün imkânları kullanıldı. Bütün bu yeni sayılabilecek uygulamalara rağmen stereofoninin 1931’de İngiliz fizikçisi A. D. Blumlein tarafından bulunduğunu da unutmamak gerekir. Gerçekten de Blumlein, daha o zamanlar, tek pist üzerine stereofonik kayıt sistemini bulmuş ve bir çeyrek yüzyıl sonra gerçekleştirilecek olan sistemin beratını almıştı.

Ses kaynaklarının değişik yönlerden geldiğini, iki kulağımıza çarpan sesler arasındaki şiddet farkından anlarız; 800 Hz’den düşük frekanslı seslerin yön farkı ise, bu sesler arasındaki faz farkından ileri gelir. Bu sayede ses kaynaklarını yatay bir düzlemde, yani soldan sağa doğru sıralanan herhangi bir noktaya kolaylıkla yerleştirebiliriz. Buna karşılık, düşey düzlemde yön ayırt etme kesinlikle sağlanamadığı için çeşitli stereofoni sistemlerinin hiç birinde bu konu gözetilmemiştir.

Bu stereofonik sistemlerde birbirinden ayrı birçok yakın kanalından yararlanılır, fakat en basit ve en yaygın sistem iki kanalla yetinilen sistemdir, iletilecek veya kaydedilecek sesler iki mikrofonla alınır; bu mikrofonlar genellikle iki kulak gibi, bazen de stereofoni etkisini arttıımak için daha geniş bir aralıkla yerleştirilir. Böylelikle mikrofonlara gelen seslerde, mikrofonların bulunduğu yerde duran bir dinleyicinin kulağına gelecek seslerin bütün faz ve şiddet farkları görülür. Her mikrofonun elektrik akımı ayrı bir yükseltece bağlanır. Kayıt yapılıyorsa, yükseltilen akımlar bir sinema filmi, bir magnetik şerit veya bir plağın pistlerine bütün değişiklikleriyle aktarılır. Plak üstüne kayıtta, iki ayrı ses kaynağı aynı pistin iki yan çeperine kaydedilir. Kaydın çalınması sırasında her ses ayrı olarak yükselir ve kendisine bağlı olan hoparlöre geçer. Böylelikle dinleyici, biri sol, biri de sağ kanaldan gelen iki sesi, biri solda, biri de sağda bulunan iki hoparlörden veya hoparlör grubundan alır. Bu sistemin tam ekseninde duran dinleyici, iki hoparlör grubu arasındaki boşlukta her ses kaynağını ayrı ayrı noktalara yerleştirebilir.

Radyo ile stereofonik yayın yapmak için birçok yol denenmiştir. Bunların en yaygını, biri sol mikrofonun modülasyonunu, öteki sağ mikrofonun modülasyonunu yayan iki verici kullanmaktır. Bu durumda, uygun bir şekilde yerleştirilmiş iki alıcı gerekir. Bununla birlikte, iki kanalın bir tek vericiyle iletilmesini sağlayacak taşıyıcı bir dalga da kullanılabilir. Bu durumda alıcıyı da yayımın özelliğine göre ayarlamak şarttır. (t)

STEREOFONİK sıf. (fr. stéréophonique). Elektroakust. Kaydedilmiş seslerin çalmışı sırasında, dinleyicilerde, seslerin mekânda dağıldığı, ayrı kaynaklardan geldiği duygusunu uyandıran her çeşit akustik sistem için kullanılır. || Stereofoni ile ilgili, (ilk stereofonik yayın, 1950 yılında fransız televizyonunun iki teknisyeni J.W. Garret ve J. Bernhardt tarafından yapıldı; bu iki teknisyen, René Clair’in yönetmenliğinde, Théophile Gautier’nin Une Larme du Diable adlı oyununu stereofonik olarak kayda geçirdiler.)

Yorum yazın