Elektrik İletimi Nedir – Elektriğin İletimi

Elektrik İletimi Nedir – Elektriğin İletimi

iki şey yaparsak elektrik nereye isterse gidebilir, ilkin, ona başladığı yere geri gelebilmesi için, içinde yolculuk edebileceği bir kapalı devre vermeliyiz. İkinci olarak, devre hareket eden elektronların kolayca akışını sağlayacak birşeyden yapılmalıdır.

İLETKEN VE YALITKANLAR

Elektronlar yalnızca belirli maddeler üzerinde hareket edebilirler. Bu maddelere elektriği ileten maddeler deriz, iletkendirler, çünkü atomları kolayca hareket edebilen elektronlara sahiptirler. Genellikle metaller birbirlerine göre az ya da çok olsa da iletkendirler. Bakır ve alüminyum iyi birer iletkendirler. Bir yerden bir yere elektrik taşımak için kullandığımız teller genellikle bu iki metalin birinden yapılmıştır.
Bazı maddeler, atomdan atoma hareket ettirilemeyen elektronlara sahip atomlardan meydana geldiği için elektrik akımının geçmesine izin vermezler.
Elektrik akımı yolları olarak kullanılmayan maddelere iletken olmayanlar ya da yalıtkanlar denir. Cam, porselen, kauçuk, plastik ve pamuk yalıtkanlardan bazılarıdır.
Yalıtkanlar elektriği yerinde tutmak için kullanılır. Bir lamba ya da kızartıcı kordonuna bakın. Kordon içinde teller vardır, ama siz bunları göremezsiniz; çünkü kauçuk, plastik ya da kumaşla kaplanmışlardır. Başka bir deyişle, yalıtılmışlardır. Teller yalıtılmasalardı, bir lamba yada kızartıcının fişini taktığınızda hızla hareket eden elektronlar yollarını bırakıp elinize geçerdi. Yanar ya da çarpılırdınız. Bunu önlemek için akımın geçtiği tel ya da kabloların yalıtılması yoluna gidilmiştir.

ÜRETİM MERKEZLERİ
Elektrik akımımız bazen üretim tesisi ya da güç tesisi denilen üretim istasyonlarında başlar. Bu çok büyük jeneratörler (üreteçler) ve bunları döndüren motorlarla dolu büyük bir binadır. Jeneratörlerin büyük tel bobinleri ve güçlü mıknatıslarını örten metal koruyucuları vardır. Jeneratörler çoğunlukla türbin denen motorlarla döndürülür. Bunlar buhar ya da su gücüyle çalışan büyük makinelerdir.
Niyagara çağlayanı altında büyük bir üretim istasyonu vardır. Su, çağlayanın üstünden dibine dev borular içinde akar. Akan suyun korkunç gücü su türbinlerini döndürür. Bu biçimde düşen suyun gücü elektrik gücüne çevrilir.
Bazı üretim istasyonlarında buhar türbinleri vardır. Büyük vinçler gece gündüz aralıksız çalışarak kömürü yakıp buhar sağlayan aç kazanlara kömür taşırlar. Bazen de türbinleri döndüren buharı meydana getirmek için, kömür yerine büyük miktarlarda mazot ya da doğal gaz kullanılır.
Daha sonra buhar türbinleri jeneratörleri döndürür. Bu yolla buhar gücü elektrik gücüne çevrilir.
Parçalanan atomların gücü de nükleer fisyon, buhar türbinlerini döndürmek için kullanılır. Bir atom parçalandığında ısı açığa çıkarır. Bir parça uranyumdaki bütün atomlar saniyenin bir bölümünde parçalandıklarında korkunç bir patlama meydana getirecek ısı üretirler. Bir atom bombasında meydana gelen olay budur. Ancak, bilim adamları atomların parçalanma hızını denetlemeyi biliyorlar. Denetimli parçalanma yalnızca türbinleri döndürecek buharı meydana getirecek kadar ısı üretir.
Her üretim istasyonunda üzerinde yüzlerce ölçüm aleti ve kadran bulunan büyük bir elektrik dağıtım tablosu vardır. Bunlar jeneratörlerin devreye soktuğu elektrik akımının voltaj ve amperini ölçerler. Mühendisler, jeneratörlerin düzenli çalıştığından ve yeterli elektriği ürettiklerinden emin olmak için bu ölçüm aletleri ve ibreleri yakından izlerler.

TRANSFORMATÖRLER VE İLETİM HATLARI
Bir üretim istasyonunda üretilen elektriğin yararlı olması için istasyondan ayrılması gerekir. Bize hizmet etmesi için, yüzlerce kilometre uzaklıktaki kentlerimize ve çiftliklerimize götürülmelidir. Elektrik, yolculuğuna hemen üretim istasyonu yanında bulunan büyük bir transformatörden geçerek başlar.
Elektrik transformatöre girdiğinde, gerilim u- zak yerlere güç taşıyabilecek kadar yüksek değildir. Bu nedenle transformatörün işi bu gerilimi daha yüksek bir gerilime çevirmektir. Başka bir deyişle, transformatör, uzak yerlere erişebilmesi için elektriğin gerilimini 500.000 volt ya da fazlasına yükseltir.
Elektrik transformatörden geçtikten sonra kalın teller boyunca yolculuğuna başlar. Bunlar elektriği taşıdıkları ya da ilettikleri için iletim hatları olarak adlandırılırlar.
Birçok iletim hattı yerin çok üstünde yüksek çelik kuleler arasına gerilir. Akım taşıyan kalın tellerle çelik kuleler arasında fincan denilen yalıtkanlar bulunur. Bunlar, iyi yalıtkan olan porselen ya da camdan yapılmışlardır. Çok tehlikeli olduğundan bu yüksek gerilimli elektriği yerinde tutmak için iyi yalıtkanlar gereklidir. Bu elektrik o kadar tehlikelidir ki, yüksek gerilim hatlarının yakınında çalışan elektrikçiler iyi bir yalıtkan olan kauçuktan yapılmış tulum ve eldivenler giyerler. Kauçuk elektriğin vücutlarına girmesini ve onları yaralamasını önler.
iletim hatları elektrik akımını sürekli olarak kilometrelerce uzaklara taşır. Bir süre sonra kollara ayrılmaya başlar. Bir hat, makineleri çalıştırmak için elektriğe ihtiyacı olan bir fabrikaya gidebilir. Bir başka hat, elektrik gücüyle çalışan bir demiryoluna gidebilir.
Belli bir yere dağılan her tel hat için geri dönüş hattı denen başka bir tel hat olmalıdır. Geri dönüş hattı geriye üretim istasyonuna gider.
Anımsayacağınız gibi, elektrik akımı daima bir devre boyunca yol almalıdır.
Sonunda elektrik yüzlerce kilometre uzaklıktaki bir üretim istasyonundan yaşadığımız kent ya da kasabaya ulaşır. Ancak, kullanılmadan önce başka bir transformatörden geçer. Yolculuğunun sonuna ulaştığı zaman yüksek gerilimli akım olması gerekmez. Şimdi daha güvenli olan düşük gerilimli akım haline gelebilir. Bunun için, bu transformatör, gerilimi yükseltmek yerine düşürür.
Bu transformatörden çıkan bazı teller okullara, dükkânlara, hastanelere ve karakollara gider. Bazısı sizin sokağınıza ulaşır. Ve bu tellerden her birinin yanında, elektrik akımının ihtiyacı olan devreyi oluşturmak üzere bir geri dönüş teli vardır.

Eğer büyük bir kentte yaşıyorsanız evinize elektrik taşıyan telleri göremiyebilirsiniz. Büyük kentlerdeki teller bazen toprağın altına, onları kuru olarak koruyan özel borular içine yerleştirilir.
Ancak, birçok kasaba ve köylerde teller toprağın yukarısındadır. Ama, tellerdeki gerilim düşük olduğundan büyük çelik kulelere ve büyük yalıtkanlara artık gereksinim yoktur. Tahta direkler ve porselen ya da cam yalıtkanlar gereksinime yetebilir. Direkler çoğunlukla telefon tellerini ve sokak ışıklarını taşıyan direklerin aynısıdır.
Yalnız, şimdi bile gerilim, evlerde güvenle kullanılamayacak kadar yüksek olduğundan evinize girmeden önce bir transformatörden daha geçer. Eğer evinizin yakınında elektrik direkleri varsa bu transformatörlerden birini görebilirsiniz. Her direğe dikkatlice bakın. Bunlardan birinin tepesine yakın olan yerde büyük bir teneke kutuya benzer bir şey görebilirsiniz. Bu bir transformatördür. Bunun içinde transformatör görevi yapan tel bobinler vardır. Elektrik akımı bu kutudan geçince voltaj 220 volta düşürülmüş olur. Artık sizin için çalışmaya hazırdır.

TRANSFORMATÖR ÇEŞİTLERİ
Transformatörlerin değişik alanlarda değişik işlevler gören birçok türleri vardır. Bunlar:
– Döner alanlı transformatör,
– Emici transformatör,
– Frekans transformatörü,
– Geciktirici transformatör (Akümülatörler, statik kondansatörler, özindükleme bobinleri),
– Leblanc transformatörü,
– Sabit akımlı transformatör,
– Statik transformatör,
– Scott transformatörü,
– Sütunlu transformatör,
– akım-ışık transformatörü,
– Basınç transformatörü,
– Alçak basınçlı yükseltme transformatörü,
– Akım – ışık transformatörü,
– Diferansiyal transformatör,
– Buhar transformatörüdür.
Bunlardan başka, evlerimizde voltaj değişiklikleri sağlamak amacıyla kullandığımız küçük boy transformatörler de vardır.

Yorum yazın