Verimlilik Nedir

Verimlilik Nedir
verimlilik, iktisatta, üretkenliğin ölçüsü. Üretilen malın, onu üretmek için kullanılan girdilere oranı olarak hesaplanır. Oranın paydasındaki girdiler çoğunlukla, geleneksel üretim faktörleri olan toprak, emek ve sermayedir; bunlar hesaplamada tek tek ya da toplu olarak alınabilir.

Uygulamada, hem pratik hem de kuramsal nedenlerden dolayı toprak ve sermaye için verimlilik hesaplamaları pek yapılmaz. Belirli bir sermaye girdisinin, örneğin bir makinenin verimliliği onun değerine bağlıdır. Ama bu makinenin, kapasitesi açıkça farklı başka bir makineyle karşılaştırıldığı durumlarda bile, değerinin belirlenmesi son derece zordur. Burada maliyet yol gösterici olamaz; çünkü köklü bir teknolojik iyileşme, aynı maliyetle daha büyük bir kapasiteye yol açmış olabilir. Kaldı ki, başka etkenlerin de dikkate alınması gerektiğinden kapasite tek başına yeterli bir ölçü de değildir. Öte yandan, emek çoğu durumlarda, bir malın üretiminde çalışan işçi sayısını hesaplamak yoluyla miktar olarak belirlenebilir; daha da önemlisi, sanayileşmiş ülkelerin deneyimleri, verimlilik artışının temelde emek kullanımını etkilediğini ortaya koymuştur; başka deyişle, teknolojik iyileşmeler öbür faktörlerden çok emeğin tasarrufuna yol açmaktadır. Verimlilik, ekonomide belli bir andaki etkinliğin ölçüsü ya da ekonomik gelişmenin bir göstergesi, yani bir büyüme indeksi olarak kullanılabilir. İlkel ekonomilerin teknolojik olarak gelişkin ekonomilere doğru gelişmesi sürecinde verimlilik artar. Bu artış uzun dönemde istikrarlı bir gelişme eğilimi gösterir; ama bu eğilim zaman zaman büyük teknolojik değişmeleri yansıtan ani sıçramalarla kesilir. İngiltere, öbür Avrupa ülkeleri ve ABD’de verimlilik, buhar gücünün, demiryollarının, benzin motorunun, yüksek fırının, elektrik enerjisinin vb gelişmesinin ardından büyük ilerlemeler göstermiştir. Verimlilikte uzun dönemli artışların genelde gerçek ücretlerdeki benzeri uzun dönemli artışlarla bağlantılı olduğu kabul edilir; gerçek ücretler arttığında, verimlilikte bu artışa denk bir artış görülmüyorsa fiyatlar yükselir. Belirli bir sanayi dalında ücretlerin görece yüksekliği, bu dalda emeğin sermaye ile ikame edilmesine yol açabilir. Örneğin, ABD’de emeğin görece kıt, dolayısıyla da pahalı olduğu 19. yüzyılda sanayide hızlı bir makineleşme görülmüştür; buna karşılık, nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu azgelişmiş ülkelerde emeğin görece ucuzluğu, verimliliğin artışında önemli rol oynayan sermaye mallarına yönelik yatırımlar üzerinde caydırıcı bir etki yapar.

Yorum yazın