Vergi İadesi Nedir

Vergi İadesi Nedir
vergi iadesi, tahsil edilmiş verginin bir bölümünün ya da tümünün yükümlüye geri ödenmesi ya da vergi tahsilatının artışına katkıda bulunan kesimlere mali transfer yapılması.

Önceki aşamalarda indirim olanağı bulunamamış vergilerin vergi idaresince geri ödendiği en yaygın uygulamalarından biri, katma değer vergisi(*) (KDV) yükümlülerinin üst üste birkaç vergi döneminde indirilemeyen KDV alacaklarının hazine tarafından ödenmesidir. Bütün Avrupa Toplulukları ülkelerinde KDV yükümlülüklerine tanınan bu olanak Türkiye’de henüz gündeme gelmemiştir.

İhraç edilen ya da yolcu yanında yurtdışına çıkan malların ihraç aşamasına değin taşıdığı dolaylı vergilerin iade edilmesi de yaygın bir uygulamadır. İhracatta vergi iadesi olarak adlandırılan bu sistemin amacı, tüketim ya da satış vergileri gibi dolaylı vergilerin hem çıkış hem de varış ülkesinde iki kez değil, yalnızca malın son olarak tüketildiği ülkede alınmasıdır. KDV uygulaması bu sistemin otomatik işlemesine olanak sağlamakla birlikte KDV öncesinde de pek çok ülkede ihracatta vergi iadesi uygulanmıştır. Ama malın taşıdığı dolaylı vergilerin miktarı tam hesaplanamadığı ve ihraç mallarına belirli bir sübvansiyonu da içerdiği için ihracatta vergi iadesi KDV uygulaması öncesinde ithalatçı ülkelerce karşı önlemler alınmasına yol açmıştır.

Türkiye’de de KDV öncesinde planlı dönemle birlikte başlayan ihracatta vergi iadesi yalnız ihraç malının iç vergilerden (istihsal vergisinden) arındırılması amacıyla değil, ihracata ek bir sübvansiyon olarak da uygulandı. Vergi iadelerinin yüksek tutulduğu mal ve sektörlerde salt iade primlerine el koyabilmek ya da ihracat işlemi gerçekleştirmenin kazandırdığı kara para aklama, döviz ticareti, ithalat izni gibi ayrıcalıklardan yararlanabilmek için girişilen “hayali ihracat” uygulaması 1970’lerde yaygınlaştı. 1980’lerde iyice hızlandı. 1985’te KDV sistemine geçilmesine karşın 1988 sonuna değin ihracatta hem KDV iadesi, hem de teşvik anlamında genel vergi iadesi birlikte uygulandı. Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması’na (GATT) verilen niyet mektubu gereğince 1988 sonunda KDV dışında vergi iadesi sona erdirildi. Döviz pozisyonlarındaki eski sıkışıklığın giderilmesi ve konvertibiliteye geçiş yönündeki adımlar sonucunda 1989 sonrasında “hayali ihracat” büyük ölçüde geriledi.

Vergi iadesinin Türkiye’de 1984’ten bu yana uygulanan bir başka türü, ücretlilere vergi iadesidir. Vergi tabanını yaygınlaştırmak, beyan edilen vergi matrahlarım yükseltmek ve özellikle küçük girişimcileri vergi alanı içine çekmek üzere belgeli alışverişlerin yaygınlaştınlmasmı amaçlayan bu sistem, kuramsal olarak, tüketicilerin vergi denetimine katılarak sağladıklan vergi geliri artışının karşılığında bir mali transferi öngörüyordu. KDV uygulamasının da benimsenmesini kolaylaştıran ve başlangıçta yalnız ücretlilerle sınırlı tutulan uygulama daha sonra emekli ücretlileri, 1986 başından sonra da tüm ticaret kesimini, çiftçileri ve serbest meslek sahiplerini içine alacak biçimde yaygınlaştırdı. Belirli mal ve hizmet alımlannı belgeleyen kasa fişi, perakende satış fişi ya da fatura toplamının kademeli bir yüzdesi olarak hesaplanan vergi iadesi ödemelerinin bütçe üzerindeki yükü beyan-nameli yükümlülerin vergi bildirimlerindeki artışla dengelenemeyince uygulamaya giren mal ve hizmetlerin kapsamı gitgide daraltıldı. Hızlı enflasyona karşın sistemin tarifesinin 1986 sonrasında hiç değiştirilmemesi de uygulamayı etkisizleştirdi.

Yorum yazın