Uluslararası para piyasası Nedir

uluslararası para piyasası, döviz alım satımının yapıldığı, ulusal paraların karşılıklı değerinin (döviz kuru[*]) belirlendiği piyasa.

II. Dünya Savaşı öncesinde dünya ekonomisinde ağırlığı olan ülkelerin paralarının uluslararası ödeme aracı olarak kullanıldığı, birbirinden görece ayırt edilebilen bölgeler oluşmuştu (örn. sterlin bölgesi, frank bölgesi, dolar bölgesi). Savaştan sonra uluslararası ödemeler sistemini kalıcı kurallara oturtmak amacıyla 1946’da Uluslararası Para Fonu (IMF) kuruldu. IMF’nin yürütmekle görevli olduğu sistemde uluslararası ödeme aracı, birbirine dönüştürülebilen (kon-vertibl) paralardı. Bu dönüşümün kolay, gerçekleştirilebilmesi ve uluslararası ticaret ortamının istikrar kazanması için sabit kur sistemi benimsendi. Buna göre her ulusal para ABD Doları cinsinden tanımlanıyor, bu parite temel alınarak ulusal paraların birbirleriyle değişim oranı belirleniyordu. Öteki paraların ABD Doları karşısında dalgalanma marjı çok dardı. IMF’ye üye her ülke, konvertibl olsa da olmasa da parasının değerini belirli sınırlar içinde tutmak, dolayısıyla genişleyici bir para ve maliye politikası izlememekle yükümlüydü. Buna karşılık ABD, doların değerini altın karşısında korumak, 1 ons altın=35 ABD Doları eşitliğini bozmamak zorundaydı.

ABD’nin bütçe açıklarının artması ve ticaret dengesinin gitgide daha büyük açıklarla kapanması doların değerinin sorgulanmasına yol açtı. 1960’larda ABD’nin dış yatırımları, askeri harcamaları ve daha sonra petrol ihracatçısı ülkelerin dolar gelirleri, ABD dışında bir dolar borsasının oluşmasıyla sonuçlandı. Böylece doların resmî kurunun dışında bir piyasa kurundan da söz edilmeye başladı; bu kur doların altın karşısında büyük değer yitirdiğini gösteriyordu. Spekülatif altın talebini durduramayan ABD doların altına dönüşümünü durdurdu. Avrupa ülkeleri de paralarını piyasada dalgalanmaya bırakınca sabit kur sistemi sona erdi.

Günümüzde esnek kur adıyla anılan sistemde birçok ulusal paranın değeri uluslararası para piyasalarında arz ve talep koşullarına göre belirlenir. Devletler belli alt ve üst sınırlar aşıldığında piyasaya müdahale etmekle yükümlüdür. Dünya ticaretinde ağırlığı olan ülkelerin paralarının değerinde büyük dalgalanmalar olmaz, olsa da uluslararası ticaretin sarsılmaması için hükümetler piyasaya müdahale ederek paranın değerini belli sınırlar içinde tutar. Bu paralara “derin” paralar, bunlarla yüksek düzeyde işlem yapılan piyasalara da “derin” piyasalar adı verilir. Dünya ticaretindeki önemsizliği nedeniyle, konvertibl olsa bile işlem hacmi belirli bir sınırı aşamayan paralar ise “sığ” paralar olarak adlandırılır.
Uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilmiş her ulusal paranın bugünkü (spot) ve gelecekteki ya da vadeli (forward) değeri birbirinden ayırt edilir. Piyasanın kapandığı andaki değeri belirten bugünkü değer çok küçük bir farklılık gösterse bile aracı kuruluşlar spekülatif bir alım satım işlemini başlatır. Böylece, piyasalar arasındaki çok küçük kur ayrılıkları, hiçbir risk söz konusu olmaksızın arbitraj adı verilen işlemlerle giderilir. Buna karşılık vadeli alım satım işlemlerinde pazarlık, teslimat gününde geçerli olacağı varsayılan vadeli kur üzerinden yapıldığı için, vadeli kur ile teslimat günündeki gerçek kur arasındaki fark kazanç ve kayıplara yol açar. Gelecekte kurun yükseleceği yönündeki bir beklenti de spekülatif amaçla para talep edilmesine yol açar. Ama bu tür para talep ve arzının, bugünkü kur ile vadeli kuru birbirine yaklaştırıcı bir işlevi de vardır. Gene spekülatif amaçlı sermaye transferleri de iki ülke arasındaki faiz oranı farkını ülke paraları arasındaki döviz kuruna denkleştirir.

Uluslararası para piyasalarında alıcı ve satıcı olarak bulunan kamu kuruluşları bu piyasalarda kamu gözetimini sağlar. Merkez bankaları piyasa işlemleriyle döviz kuruna doğrudan müdahale eder; ayrıca hükümet faiz oranlarım değiştirerek dolaylı biçimde döviz kurunu belli bir düzeyde tutmaya çalışır.

Yorum yazın