Türkiye’de Reklam Tarihi

Türkiye’de Reklam Tarihi – Türkiye’de Reklamcılık Tarihi

Eğer Osmanlı İmparatorluğu döneminde tellalların, bazı bildirileri sokaklarda bağırarak duyurmaları ilan ve reklam sayılmazsa Türkiye’de çağdaş anlamıyla ilk ilanın 1864 yılında “Tercüman-ı Ahval” gazetesinde yayımlandığı söylenebilir. Ondan sonraki dönemde, Avrupa gazetelerinden esinlenerek ilk ölüm ilanları “Ceride-i Havadis” gazetesinde çıkmıştır. Daha sonra bazı gazeteler kiralık ve satılık ev ilanları yayınlamaya başladı. Bu arada birkaç kitap ilanı da görüldü.
Ülkemizde asıl,ticari nitelikte ilanların gazetelerde çoğalmaya başlaması, 1929 yılında Latin harflerinin kullanılmaya başlamasıyla olmuştur. O yıllarda,Türkiye’de çıkan gazetelerin tüm satış sayısı 50.000 dolayında bulunuyordu. İkinci Dünya Savaşı sırasında bu toplam 100.000’e çıkabilmişti. Gazetelerde basılan ilanların bir sütunda santimi 20 – 30 kuruştu. Tüm ilanların bir yıllık tutarı ise 500.000 lira dolayındaydı. Ama bunun yalnız 300.000 lirası ticari ilanlardan geliyordu. Kalanı resmi ilân; yani hükümetin verdiği ilân paralarıydı.
Türkiye’de batılı anlamda ilancılık Hofer ve Kemal Salih Sel adlı iki kişinin adıyla yürümeye başlamıştır. Hofer işe gazeteler için kapı kapı ilan toplamakla başlamış, birkaç yıl sonra da ilancılık Kollektif Şirketi adlı bir firma kurarak gazetelere verilen bütün ilanların geçtiği bir kuruluş haline gelmişti. Kemal Salih Sel de ayrı bir ilancılık şirketi kurmuştu; ama bu iş daha çok Hofer Şirketinin tekeli altına girmişti.
Günümüz Türkiye’sinde reklamcılık ekonominin en gelişmiş alanlarından biri haline gelmiştir. Bugün tüm reklam araçlarında yayınlanan ilanların bir yıllık tutarı 3 milyar lirayı geçmektedir. Ama bu sayı batılı ülkelerin reklam harcamaları yanında çok düşük bir düzeyde kalmaktadır. Böyle olmakla birlikte Türkiye’deki bazı reklam şirketleri birçok batılı kuruluşlardan hiç de aşağı kalmayacak düzeyde ilerlemiştir. Bunların arasında yüze yakın personel çalıştıran ve yılda 400 milyon lira dolayında reklam yapan büyük ajanslar
vardır. Reklam ajanslarının kazancı, müşterilerinin reklam için ayırdıkları bütçe üzerinden aldıkları yüzdelik (komisyon) ücretleridir.

Reklamcılık gelişiyor

Ülkemizde ilk radyo reklamı 1957’de yayınlanmıştı. Televizyon reklamları bundan 15 yıl sonra, yani 1972’de başladı. Bunların yanısıra sinema reklamları, sokaklardaki afiş ve ışıklı reklamlar da yaygınlık kazanmaya başladı. Ancak bugün en büyük ve etkin reklamcılık aracı televizyondur. Üstelik en pahalı araç da budur. Büyük bir reklam ajansının televizyonda bir dakika gösterilecek bir reklam filmi için 1,5 milyon lira harcanmaktadır. Bir büyük reklam şirketinin personel kadrosunda; metin yazarları, ressamlar, dekoratörler ve alıcı makineleri işleten operatörler (kameramanlar) bulunur.
“Müşteriler”, yani reklam şirketine reklam veren kuruluşlar, tanıtmak istedikleri bir mal için reklamcıyla belirli bir süre için, bazen beş – on milyon liralık hatta daha yüksek düzeylerde bütçeler üzerinden anlaşma yaparlar. Reklamcı da bu parayı radyo, gazete, sinema ya da televizyonda yapılacak reklamlar için harcar. Şirketin kazancı, bu bütçe üzerinden aldığı yüzde 10 ile 25 arasında değişen komisyondur.
Türkiye’de resmi kayıtlı 600’den fazla reklam ajans ve şirketi vardır. Ancak bunların içinde 15 – 20 tanesi yalnız reklam işlerinde çalışır. Gerçek anlamda büyük reklamcılık yapanların sayısı ise 8’i, 10’u aşmamaktadır. 1978 yılında Türkiye’de çok reklam veren iş kolları ve reklam için kullanılan araçların durumu şöyledir:Türkiye’de ilancılıkta en büyük aşama “Hürriyet” gazetesinin yayın hayatına girmesiyle olmuştur. “Hürriyet”, ilancılıkta bir dönüm noktası oldu. Bu gazete, o dönemde ilancılık tekelini kırma yolunda en büyük rolü oynadı.
İkinci büyük adım, 27 Mayıs 1960 devrim inden sonra Basın ilan Kurumu’nun kurulmasıyla atıldı. Böylece tekel kesinlikle ortadan kalktı, reklam ajanstan doğrudan gazetelerle karşı karşıya geldiler. 1957’de de radyo yoluyla reklamcılıkta bir aşama yapılmıştı. İlk programlı radyo reklamı, “Hürriyet” gazetesi için hazırlanan bir röportaj dizisini tanıtan bir reklam programıydı.
1960 – 1970 arasında, İstanbul Reklam’ın çabasıyla sinema reklamcılığı en parlak dönemini yaşadı. 1972’den sonra da TV reklamcılığı başladı. Türkiye’de reklam kuruluşu niteliği taşıyan 40 – 50 kadar ajans vardır. Türkiye’de reklam ve ilan harcamaları; 1 milyar 50 milyon lirası basın, 100 milyonu radyo, 300 milyon lirası da afiş, tabela, pankart, çıkartma gibi açık hava reklamları yoluyla olmak üzere toplam 2 milyar 650 milyon lirayı bulmuştur.
Reklamcılıkta TV oldukça pahalı bir dalı oluşturuyor. TV reklamları için, bir saniyenin TRT’- ye ödenen ortalama ücreti 1977’de 1.061 lira iken, 1978’de 1.615 liraya, 1979’da 3.774 liraya çıkmış bulunuyor. Saniyede en çok iki kelime kullanılmasına olanak tanındığına göre TV’de bir “Günaydın” demenin yalnız TRT ücreti 1.887 lira tutuyor demektir. Naklen yayın aralarında bir dakikalık reklamın bedeli ise tam 270 bin lira.
TV reklam filmlerinde rol alan figüranlara ödenen ortalama ücret, film başına 2.500 lira dolayındadır. Mankenlerin ücreti ise genellikle 10 bin- 50 bin lira arasında değişmekte, sinema ve tiyatro sanatçılarının ücreti de genellikle 100 bin liradan başlamaktadır. Reklam filminin niteliğine ve çekim masraflarına göre maliyeti değişmektedir. Yüksek maliyete örnek olarak, 45 saniyelik bir halı reklamı filminin 1,5 milyon liraya çıkışı gösterilmektedir.
Reklam ajansları, hazırladıkları TV reklam filmleri karşılığında müşteriden, TRT’ye ödenen ücretin yüzde 5 ile 35’i arasında değişen bir bedelle film için yapılan harcamaların da aynı oranda bir bölümünü alırlar.
Türkiye’de, günlük satışı 550 – 600 bin arasında olan iki gazete ile, 250 – 350 bin dolayında olan iki gazetede tam sayfa siyah – beyaz ilanın fiyatı; hafta arasında 420.000 lira, pazar ve pazartesi günleri ise 720.000 liradır. Amerika’da günlük satışı 2 milyonun üstünde bir gazetenin siyah – beyaz tam sayfa ilan bedeli 6.000 dolar dolayındadır. 600 bin satıştı bir gazetenin tam sayfa ilan fiyatı yaklaşık 4.000 dolardır. Satışı daha düşük gazetelerde ilan fiyatı bu rakamların altındadır.
İngiltere’de satışı 2 milyonun üzerinde olan günlük gazetelerin yanısıra, yalnız pazar günleri çıkan haftalık gazeteler 5 milyonun üzerinde satarlar. Bunların tam sayfa ilan bedelleri Amerika’dakilerin biraz üstündedir.
Burada bir nokta dikkatinizden kaçmamıştır; Türkiye’de en yüksek satış düzeyi 600 bin olan gazetenin tam sayfa ilan fiyatı, dünyanın en çok satan büyük gazetelerinin ilanı fiyatına çok yakındır. Bunun inandırıcı açıklamasını her ülkenin kendi özel koşullarında aramak gerekir. Yalnız denebilir ki, Türkiye’de gazete ve televizyon reklam fiyatları, başka ülkelere oranla oldukça yüksektir.

Yorum yazın