Türkiyede Kooperatifçilik

Türkiyede Kooperatifçilik

TÜRKİYE’DE kooperatifçiliğin yüz yılı * aşkın bir tarihi vardır. Mithat Paşa, valiliği sırasında, Tuna vilâyetinde, 1863′ te bir «memleket sandığı» kurmuştur. Kendine özgü bir buluş, kuruluş olan bu sandıklar bugünkü kooperatiflere çok benzemekteydi. İyi sonuçların alınması üzerine, 1867’de (17 rebiyülevvel 1284) bir «nizamname» ile Osmanlı İmparatorluğu’nun her yanında memleket sandıkları kurulmaya başlandı. Bu sandıklarda, çiftçilerin elde ettikleri ürünlerden artırıp hazırladıkları yiyecek maddeleri satılır, parası kazâ merkezlerinde kurulan «memleket sandığı» na yatırılırdı. Bu para, sahibi olan köylünün «malı, sandıktaki sermayesi» olurdu. Sandıklar, halkın «emin, mutemet, muteber» olarak tanınmış kişiler arasından seçtiği dört «sandık vekili»^ ile yönetilirdi. Her sandığın, paralarını, senetlerini, rehinlerini saklamâk için, bir «demir sandığı» vardı. Sandık vekilleri görevlerini ücretsiz olarak yaparlardı. Yalnız muhasebeciler, ödünç verilen her lira başına 40 paradan 10 paraya kadar alman komisyonlardan ücıet alırlardı. Ödünç verilen paraların faizlerinden toplanan fonların üçte ikisi okul, yol, çeşme ve köprü yapımı için kullanılabilirdi. Bu dört maksat dışında sandıkların parası hiçbir^ işte kullanılamazdı.
Türkiye’de ilk memleket sandığının 1863’te kurulmuş olmasına karşılık, Almanya’da Raiffeisen kredi kooperatifleri ilkelerini 1864’te belirtmiş bulunmaktadır. Bu da göstermektedir ki Mithat Paşa memleket sandıklarını tamamen kendi buluşu olarak gerçekleştirmiştir.
Memleket sandıklarından tam elli yıl sonra, 1913’te Türkiye’de ilk kooperatifçilik hareketleri belirmeye başladı. Bir yanda Aydın İnciı Müstahsilleri Kooperatifi, öte yandan İstanbul’da Çırçır ve Çarşamba İstihlâk Kooperatif mağazaları açılmış bulunuyordu. İttihat ve Terakki Cemiyeti, tüketim kooperatiflerinin kurulup yayılması için çaba göstermiş, Cemiyet’in dağılmasından sonra kurulan kooperatifler de dağılmış, yok olmuşlardır.
Cumhuriyet döneminde ilk önce tüketim kooperatifleri filizlenmeye başlamışlardır. Bunlar önceleri çoğunlukla yeni açılan fabrikaların yanıbaşında kurulan kooperatiflerdi. 1925’te Ankara’da bir «Memurlar Kooperatifi» kurulmuştur. Bu kooperatif şirketi ilgisizlik, bilgisizlik, hattâ birtakım «fesatlar» yüzünden bir süre bocalamış, hükümetin desteğine rağmen önemli bir örnek olamamıştır.
îkinci Dünya Savaşı sırasında da memleketimizde yer yer birçok tüketim kooperatifi kurulmuştur. Çok iyinivetlerle hareket eden kooperatif yöneticileri, yine bilgisizlik, haberleşme olanaklarının zayıflığı, üyelerinin sabırsız olması gibi nedenlerle, malı ilk üretim merkezlerinden almak yerine, bulundukları şehirlerdeki tüccarlardan ’ alma yoluna gidiyorlardı. Bu nedenle kooperatiflerin asıl amacı o- lan’ aracıyı kaldırmak yerine herhangi bir bakkaliye dükkânından farkları kalmıyordu.
Bununla birlikte, yurdumuzda tüketim kooperatifleri yavaş da olsa bir gelişme göstermişlerdir. 1965-1975 yılları arasında Türkiye’deki tüketim kooperatiflerinin sayıca gelişmeleri, yıllık satış tutarları şöyledir:
Cumhuriyet döneminde kredi kooperatiflerinin de kurulup gelişmesi için çalışılmış, ilk önce 1924’te îfibar-ı Ziraî Birlikleri Kanunu çıkartılmıştır. Bu kanıma göre «bir ya da birkaç köy ya da nahiye, şehir ve kasaba çiftçileri» birleşerek sınırsız sorumlu bir «itibar-ı ziraî birliği» kuracaklardı. Söz konusu «birlik» hem bir kredi kooperatifi, hem de bir satış kooperatifi gibi faaliyet gösterecekti. Bu birlikler gelişememişlerdir. Bunun üzerine 1929’da Ziraî Kredi Kooperatifleri Kanunu çıkartılmıştır. 1930’da kurulan kooperatiflerin sayısı zamanla 191’c yükseldi. Bir yerin en büyük mülkiye âmiri tarafından lüzum gösterilen, yani onun önayak olması ile kurulan, ayrıca türlü kolaylıklardan yararlanan, kendilerine ayrıcalıklar tanınan/ üstelik Ziraat Baııkası’nca geniş ölçüde kredi de açılan bu kooperatiflerin verdiği tecrübe üzerine 1935’te Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu çıkarılmış, 1929 tarihli kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
1936 yılında 2368 köyde, toplam 61.000 ortağı olan 660 tarım kredi kooperatifi kurulmuş bulunuyordu. Bu sayılar İkinci Dünya Savaşı’na yaklaşıldıkça değişmiş, 1939’da kooperatife bağlı köy sayısı 4.255′ e, ortak sayısı ise 131.000’e yüksemişse de kooperatif sayısı 620’ye inmiştir; çünkü, daha büyük kooperatifler kurulmaya başlamıştır. Bunun nedeni kurulacak kooperatiflerin yerinin Ziraat Bankası tarafından saptanmasının zorunlu olmasıdır. Nitekim 1965 .yılında kooperatiflere bağlı köy sayısı 16.462’ye yükselmiş, kooperatif sayısı 1626’ya çıkmıştır. 1970 sonunda kooperatiflere bağlı köy sayısı 21 bini aşmış, ortak sayısı 1.308.000’e, kooperatif sayısı ise 2.017’ye yükselmiştir.
Cumhuriyet öncesi dönemde kurulan tarım üretim kooperatifleri başarılı olamamışlardı. Cumhuriyet’ten sonraki dönemde kurulan tarım üretim kooperatifleri az-çok gelişme göstermişse de yeterli olmadıkları da bir gerçektir. Buna karşılık, balıkçıların 1942’de kurdukları Balık Avcıları Kooperatifi ile başlayan balık üretim kooperatiflerinin sayısı, 1970 yılı başında, 60’a, ortak sayısı ise 12.700’e yükselebilmiştir. Çay üreticilerinin kurdukları ilk kooperatif 1949’da Rize’de faaliyete geçmiştir. 1970’te bu kooperatiflerin sayısı 19’a, ortak sayısı ise 35.250’ye yükselebilmiştir. En yaygın, nispeten en gelişmiş durumda bulunan tarım üretim kooperatifleri arasında Pancar Ekicileri Üretim Kooperatifleri’ni saymak gerekir. Türkiye Şeker Fabrikaları öncülüğünde A- dapazarı’nda 1951’de kurulan bu kooperatiflerin üye sayısı, 1971 sonlarına doğru, 50 ilde 423.000’e yükselmiştir.
Tarım satış kooperatiflerine gelince; ilk düzenli tarım satış kooperatifleri, tarım kredi kooperatifleri ile aynı yılda, 1935’te, çıkarılan Tarım Satış Kooperatifleri Kanunu ile kurulmaya başlanmıştır. İlk tarım satış kooperatifleri Ege’de kurulmuştur. Bunların 6’sı incir ile, 4’ü üzümle ilgilidir. Edirne’de meyvecilikle uğraşanlar da bir meyve satış kooperatifi kurmuşlardır. Daha sonraları İzmir’de İncir ve Üzüm Satış Kooperatifleri Birliği ile İğdır’da Pamuk Satış Kooperatifleri Birliği kurulmuştur. 1971’de Türkiye’de tarım satış kooperatiflerinin sayısı 638’e, ortak sayısı ise 214.870 c yükselmiş bulunuyordu. Yurdumuzda ayrıca, şehir ve kasabalarda kurulan, küçük sanat kooperatifleri ile konut kooperatifleri de vardır.
1963’te kurulan Köy İşleri Bakanlığı’nın görevleri arasında kooperatifçiliğin geliştirilmesi de bulunmaktadır. Bu bakanlıkça kurulan köy kalkınma kooperatifleri, toprak-su kooperatifleri yavaş da olsa, gelişme içinde bulunan kooperatif çeşitleridir. 1970 sonunda köy kalkınma kooperatiflerinin ortak sayısı 125.000’i bulmuştu. 813 Toprak-su kooperatifinde de
35.0 ortak bulunuyordu.
Tarım kredi kooperatifi sayısı, 1971 sonuna kadar 21.471 köyü kapsayacak şekilde genişlemiş, sayısı iki bini aşmıştır. Tarım kredi kooperatifleri üye sayısı da yükselmiştir.
1971 yılı sonunda, tarım kredi kooperatifleri öz kaynaklan 711 milyon liraya yükselmiş bulunuyordu. Bunun 321 milyon lirası yedek akçe olarak ayrılmıştır, geri kalan 30 milyon liralık öz varlık kredide kullanılabilmektedir. Yine 1971 yılı içinde Ziraat Bankası’nın tarım kredi kooperatiflerine açtığı kredi 2 milyar 138 milyon lirayı bulmuştur.
Tarım kredi kooperatiflerinde elde edilen gelişme, üye sayısı bakımından Türkiye’yi Batı Almanya’nın arkasından Avrupa’da ikinci sıraya çıkarmış bulunmaktadır. Batı Almanya’nın tarım kredi kooperatifi üye sayısı 1.800.000/ bizde 1.305. 000’dir. Tarım kredi kooperatifi sayısı bakımından da, Federal Almanya, Yunanistan, Fransa’dan sonra Türkiye dördüncü sırayı alıyor.

Yorum yazın