Türkiye İş Bankası

Türkiye İş Bankası, Türkiye’nin en büyük sermaye gruplarından birinin merkezi ve en büyük iki mevduat bankasından biri olan özel ulusal ticaret bankası.

İzmir İktisat Kongresi’nde beliren eğilim doğrultusunda 26 Ağustos 1924’te kuruldu. Bankanın 1 milyon TL’lik itibari sermayesinin fiilen ödenen 250 bin TL’lik bölümünün tümü Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından karşılandı. Hindistan Müslümanlarının Kurtuluş Savaşı’na katkısının yansından olu

şan bu başlangıç sermayesi aynı yıl bankanın pay senetlerinin beş ilde satılmasıyla 410 bin TL’ye ulaştı. Kuruluş ana sözleşmesinde bankanın amaçlan arasında tarım, sanayi, madencilik, enerji üretimi ve dağıtımı, bayındırlık işleri, nakliyecilik, sigortacılık, turizm ve ihracat alanlarında her türlü teşebbüsü kurmak ve iştirakte bulunmak da yer alıyordu. Banka iş çevreleriyle nüfuzlu siyaset adamları arasında bir köprü işlevi de gördü.

Aynı zamanda bir merkez bankası olarak etkinlikte bulunma yönünde 1926 sonrasında gösterdiği çabaların özellikle Başbakan İsmet İnönü’nün tepkisi nedeniyle başarısız kalmasına karşın, İş Bankası 1924’te 2,5 milyon TL olan toplam mevduatını 1927’de
22,7 milyona, 1930’da da 43 milyona çıkardı. Bunun içinde resmî mevduatın önemli payı vardı. Bankanın tasarruf sahiplerine geleneksel gömüleme alışkanlığını bıraktırma yönündeki çabaları, bu arada ilk kez tasarruf kumbarası uygulamasını başlatması, önemli davranış değişikliklerine yol açtı. 1927’de Osmanh İtibar-1 Milli Bankası’nın tüm aktif ve pasifleriyle İş Bankası’na katılması bankanın gelişmesinde bir dönüm noktası oldu. İtibari sermayesi böylece 1926’daki 2 milyon TL’lik düzeyinden 4 milyona yükseldi, 1930’da 5 milyon TL’ye çıktı.

İş Bankası 1929’da reasürans (mükerrer sigorta) tekelini elde etti ve Milli Reasürans şirketini kurdu. 1934’te bankaya bir yasayla cam üretimi tekeli verildi; bu tekele dayanarak kurulan Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları AŞ’nin ilk tesisi İstanbul’da, Paşa-bahçe’de üretime başladı. İş Bankası aynca Sümeıbank’la birlikte Malatya Pamuklu Sanayii Müessesesi’ni kurdu; İsparta Gül-yağı Tesisleri’nin kuruluşuna ortak oldu, sanayi planının gerektirdiği yatırımların 2,4 milyon liralık bölümünü üstlendi. Bankanın ortak olduğu ilk girişimler arasında Kozlu, Maden, Kilimli kömür madenleri, Ergani Bakır, Bulgardağ madenleri, Bursa Dokumacılık, İstanbul Telsiz-Telefon TAŞ ve Türkiye Kibrit İnhisarı da vardı.

1945’ten sonra Türkiye ekonomisinin dışa açılmasına İş Bankası da katıldı. İlk yabancı sermayeli şirketlerin kuruluşuna ön ayak oldu, 1948’de Vehbi Koç’la birlikte General Elektrik’in ve HollandalI Unilever grubuyla birlikte Unilever-İş’in kuruluşunu destekledi. 1950’de Dünya Bankası’nın öncülüğünde Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nm kurulmasında önemli rol oynadı. Daha önceki dönemlerde girişilen tekstil, çimento ve şeker sanayisine yönelik yatınmlar özellikle Marshall Fonu’ndan sağlanan kaynaklarla 1950’lerde de sürdürüldü.

Aile şirketi değil gerçek bir anonim şirket niteliğindeki en büyük özel kuruluş olan İş Bankası’nın 1990’daki sermaye dağılımında en büyük pay, yüzde 35,9’la Türkiye İş Bankası AŞ Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı’ mndı. Banka dışı özel kişi ve kuruluşların yüzde 23,6’lık payıyla birlikte sermayenin yüzde 59,5’i özel ellerle toplanmış durumdaydı. Yüzde 28,4’le bankadaki ikinci büyük payı oluşturan “Atatürk hisseleri”, Atatürk’ün vasiyetine göre kâr payları Türk Dil Kurumu (TDK) ve Türk Tarih Kuru-mu’na (TTK) verilmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) devredilmiş, 12 Eylül Harekâtı’ndan sonra CHP’nin kapatılması ve TDK ile TTK’nın başka kurumlara dönüştürülmesiyle Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne bağlanmıştır. 1990’da banka sermayesinin son büyük payı yüzde 12,2’yle hâzineye aitti.

İş Bankası bütün sermaye grupları arasında değeri ve sektörel çeşitliliği bakımından her zaman birinci sırayı korudu. Son yıllarda iştiraklerinin bazılarını ayıklama yönündeki eğilimine karşın yeni iştiraklerden de vazgeçmedi. 1988’de 118 olan iştiraklerinin 19’undaki payların tümünü, sekizindeki paylarınsa bir bölümünü sattı, buna karşılık yedi şirkete ortak oldu; böylece 1989’daki iştiraklerinin sayısı 106’ydı. Banka sistemindeki toplam iştirak yatırımlarının üçte birini oluşturan bu şirketlerin tümünde bankanın payı asgari yüzde 10’du. Sanayi alanında cam alt sektörü dışında çimento, metal imalat ve makine, metalürji, otomotiv ve lastik, tekstil, plastik ve gıda sanayilerindeki iştirakleri özellikle önemliydi. Bankanın en eski ilgi alanlarından çimento sanayisinde etkinlikte bulunan en eski ve en büyük çimento fabrikalarından Aslan Çimento AŞ 1989’da bir Fransız şirketine satıldı.

Bankacılık alanında da uzun süre birinci sırada yer alan İş Bankası 1980’lerde TC Ziraat Bankası’ndan sonra ikinci sıraya yerleşti. 1973’te Türkiye’deki toplam genel mevduatın yüzde 22’sini elinde tutarken bu oran 1989’a değin yüzde 14’e düştü. Toplam tasarruf mevduatı içindeki payı ise 1973’te yüzde 24 iken 1989’da yüzde 18’di.

Türkiye’de banka sisteminde ticari krediler her zaman ağırlıklı olduğu halde İş Bankası kredilerinin yaklaşık yüzde 60’ı imalat sanayisine yöneltildi. İş Bankası kredilerinde bankanın kendi iştirak portföyündeki sanayi şirketlerinin ağırlığı hiçbir zaman yüzde 70’in (1989’da yüzde 77) altına düşmedi. Buna karşılık İş Bankası’nm toplam kredi hacmi içindeki payı mevduattaki payından daha hızlı geriledi: banka bu pay bakımından 1989‘da Ziraat Bankası ve Türkiye Emlak Bankası’ndan sonra üçüncü sırada yer alıyordu. 1988’de bankanın kredilerinin yüzde 75’i, 1989’da ise yüzde 70’i kısa vadeliydi. 1989’da yurt içinde ve dışında 947 (sekizi dış) şubesi olan İş Bankası’ mn şube sistemindeki payı yüzde 14.4’tü: ayrıca sekiz dış temsilciliği vardı.

Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin gelişmediği bir dönemde 1934’te İş Bankası özel emekli sandığını kurdu ve Sosyal Sigortalar Kurumu’nun (SSK) kurulmasından sonra da genel sosyal sigorta sistemine katılmayarak bu özel sandığını korudu. 1974’te de Munzam Sandık adıyla ikinci bir sandık oluşturdu. 1954’te bir vakıf olarak Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Ensti-tüsü’nü kurdu. Bankanın kültür yayınları arasında, bankacılığın tümüyle dışındaki alanlarda yayınlara da geniş bir yelpaze içinde yer verilmektedir. 1980’de dağıtılmaya başlayan Türkiye İş Bankası Büyük Ödülü edebiyat, sanat, toplum ve insan bilimleri dallarında verilmektedir. Banka kuruluş yıllarından başlayarak topladığı, ünlü Türk ressamlarının 1.500’ü aşkın yapıtıyla da zengin bir koleksiyon oluşturmuştur.

Etiketler: ,

Yorum yazın