Tüketici Özgür müdür ?

Tüketici Özgür müdür ?
Gerek planlı sosyalist ekonomide, gerek serbest girişimci kapitalist ekonomide tüketicinin (halkın) gereksinme duyduğu bir malı almada özgür olup, olmadığı konusu çeşitli tartışmalara neden olmuş ve olmaktadır. Planlı ekonomide sunu denetim altında öngörülen üretim planlarına göre gerçekleştiğinden ayrıca tüketicilerin özgürce bir seçime sahip olamayacağı ileri sürülmektedir.
Öte yandan, istem ve sununun piyasada serbestçe hareketini öngören kapitalist ekonomide, tüketicinin (halkın) bir malı alırken kendi özgür istemine uygun biçimde hareket ettiği de her zaman tartışma konusu olmuştur. Çünkü bu düzen içinde, istemi yönlendiren etki kaynakları çok daha çeşitli yönlerden ve kaynaklardan kişi üzerinde etkiler yapmaktadır. Tüketicide istemi artırmanın, ekonomist diliyle bir mala karşı istem eğrisinde değişme yaratmanın, bir yolu da onu alıcıya reklamla tanıtmak ve çekicilik yaratmaktır. Reklam ve duyuru araçlarının kişi ya da kuruluşlar elinde serbestçe etki aracı olarak kullanılması, kapitalist ekonomi düzeni içinde son derece gelişmiş ve kişilerin ekonomik davranışlarını belirleyici bir güç düzeyine varmıştır.
Genel anlatımıyla reklâmcının amacı, tüketiciyi günün fiyatları üzerinden daha çok satın almaya yöneltmektir.’ Eğer reklâm gerçekten doğru bilgi veriyorsa, tüketiciye bilinçli bir seçim yapma olanağı sağlıyabilir ya da reklâmı yapılan malı daha bilinçli biçimde tercih etmesine yardımcı olur. Ama, ne yazık ki, her reklâm doğru bilgi vermemekte, hatta hiç bilgi vermeden sadece etkileme amacını gütmektedir.
Reklâmın gerek bilgi iletici, gerek etkilemeyi amaçlayan kullanımının bireyleri özgürce seçim yapma olanağından alıkoyduğunu ileri sürenlerin sayısı da hayli kabarıktır. Bunlara göre her iki durumda da tüketici etki altında bırakılmakta ve bu nedenle de satın alacağı bir malı, kişisel eğilimlerine göre özgürce seçememektedir. Peki ama, hiç reklâm yapılmasa tüketici tümüyle özgür olabilecek miydi?

Bu bizi “ekonomik seçim” ya da “tutumlu seçim” diyebileceğimiz konuya yaklaştırır. Çünkü özgürce ve bilinçli bir seçimin de bir ölçüye göre yapılması gerekir. Neye göre, hangi ölçüte göre özgür bir seçim yapabilirim? Zevkime, görünüşe, yararlığa, ucuzluğa, başkasının sözüne, gelecek için kullanmaya ya da satıcının etkisine göre mi bir seçim yaptım? Yoksa, önemli güncel bir gereksinmemi giderme yerine anlık bir hevesime mi uydum?
Evet, seçmek hem ekonomik bir davranış hem de bir sanattır ve ayrı bir konu olmaya değer önem taşımaktadır.

Yorum yazın