Tarım İktisadı – Tarım Ekonomisi

Tarım İktisadı Nedir – Tarım Ekonomisi Nedir

tarım iktisadı, iktisadın tarımsal etkinlikleri inceleyen dalı. Dünya nüfusunun yarıdan fazlası geçimini tarımdan sağlamaktadır; bazı ülkelerde ise bu oran dörtte üçü bulur. Tarımsal ürün artığı ekonomideki ve teknolojideki gelişmelerin temel kaynaklarından biridir.

Geçmişte tarım işletmeleri pazar için pek az artık üretebilen, büyük ölçüde kendi kendine yeterli çiftliklerden oluşuyordu. Ortalama bir çiftçi ailesi çeşitli ürünlerden az miktarlarda üreterek yaşamını sürdürür, elde ettiği artığı da toprağın kirasını ödemek ve gereksinim duyduğu malları almak için kullanılırdı. Bugün de birçok gelişmekte olan ülkede hâlâ yaygın olan bu tür çiftliklerin pazarla olan bağları son derece kısıtlıdır; ayrıca gübre ve sulama yetersizliği, toprağın aşırı yıpranmış olması gibi nedenlerle verimlilikleri de oldukça düşüktür. Azgelişmiş bölgelerde üretim artışı çoğunlukla işlenen toprak miktarını genişletmekle sağlanabilmektedir. Nüfus arttıkça görece az emek gerektiren ürünlerin yerini daha emek yoğun ürünler alır. Düşük üretim koşullarında sürekli kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olan çiftçiler geleneksel yöntemlerini bırakarak yeni teknikleri denemekte isteksiz davranırlar, ama 1960’larda görüldüğü gibi yeni yöntemlerin ve ıslah edilmiş tohumların yararlarına kesin olarak inandıklarında yenilikleri hızla benimserler.

20. yüzyılda geliştirilen gübreler, ilaçlar, sulama sistemleri, makineler ve verimi yüksek ürün çeşitleri sayesinde verimlilik büyük ölçüde artırılmıştır. Örneğin Bangladeş’te ilk kez 1968-69 mevsiminde ekilen verimi yüksek pirinç çeşidi ertesi yıl toplam ürünün dörtte birini sağlamıştır.

Hayvan gücünün yerini makinelerin alması ve artan gübre kullanımı, işgücüne olan gereksinimin azalmasına yol açmıştır. 1910’da dünyadaki ekim alanlarının dörtte birinden fazlası sabanları çeken at ve katırların beslenmesine ayrılmıştı; ayrıca tarım işletmelerindeki işgücünün yaklaşık onda biri çekim hayvanlarının bakımıyla uğraşıyordu. Tarımın makineleşmesi bu durumu köklü biçimde değiştirerek verimliliğin önemli ölçüde artmasına, tarımın ticarileş-mesine ve kırdan kente göçe yol açmıştır. Günümüzde gelişmiş ülkelerde çiftçiler genel ekonomik gelişmelerden önemli ölçüde etkilenirler. Tarımsal ürün fiyatlan ise her yıl büyük değişiklikler gösterir. Bunun bir nedeni tarımsal ürünlerle ilgili talep esnekliğinin düşük oluşudur. Başka alanlarda satışı artırmak için fiyatı düşürmek genellikle yeterlidir, ama tarımsal ürünlerde büyük fiyat düşüşleri talepte küçük bir artış sağlayabilir. Ayrıca talepte değişiklik olsa bile, çiftçilerin bu değişiklikliğe hemen uyum gösterebilmeleri oldukça güçtür. Makine, gübre, yem, faiz gibi sabit giderleri bulunurken gelirlerinin dalgalanması çiftçilerin önemli sorunlarından biridir. Bütün dünyada tarımdan sağlanan gelirler tarım dışı alanlarda elde edilenden oransal olarak düşüktür. Hükümetler tarıma çeşitli yollarla destek sağlarlar. Bunlar arasında doğrudan mali yardımlar, üretim sınırlamaları ve gıda ithaline konan vergiler sayılabilir. ABD’de toprağın aşırı yıpranmasını ve piyasanın malla boğulmasını önlemek amacıyla çiftçilere bazı ürünleri yetiştirmemeleri için sık sık ödeme yapılmaktadır. Ayrıca Commo-dity Credit Corporation (CCC), buğday, pirinç, pamuk ve tütün gibi önemli ürünlerde destek alımlan yaparak fiyatların belli düzeyin altına düşmesini önlemeye çalışmaktadır. Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ise karmaşık bir tarım politikası uygulayarak tahıl fiyatlarını, Kuzey Ameri-ka’dakinin yüzde 60 ya da 90 üzerinde tutabilmektedir. SSCB’de ve tarımda kolek-tifleşmenin uygulandığı öteki ülkelerde her çiftlikten belirlenmiş fiyattan belirli miktarda üretimi gerçekleştirmesi istenmiştir. SSCB’de 1953’e değin tarım politikası çiftlik gelirlerini çok düşük tutarak sanayileşme için artık elde etmeye dayandırılmıştır; sonraki dönemde fiyatlar yükseltilerek üreticilerin durumunda belli ölçüde iyileşme sağlanmıştır.

Yorum yazın