Tarh nedir – Tarh etmek

vergi konusu olan belirli bir şahıs veya şeye (olay, madde, değer vs.) ait vergi borcunun hesaplanıp tesbit edilmesine verginin tarhı denir. Bu tesbit işleminde önce kanundaki usûle göre matrah belirlenir, sonra bu matraha vergi tarifesi uygulanarak vergi borcu bulunur. Tarh işlemi çoğunlukla vergi dairesi tarafından yapılır; fakat bizzat mükellef tarafından yahut üçüncü şahıslar tarafından yapılması da mümkündür. Meselâ çağdaş gelir vergisinde mükellef vergi konusunu ve matrahını beyan ettiği gibi, ayrıca bu matraha ait orana göre vergi borcunu da hesaplar ve beyan eder. Tarh işleminin üçüncü şahıslar tarafından yapılışını bugün kaynakta tevkif usûlünde görmekteyiz. Yirminci Yüzyıldan evvel devlet bazı vergilerde tarh ve tahsil işlerini mültezim denilen aracı kişilere gördürmekteydi.
Verginin tarhında uygulanan belli başlı usûller şunlardır ;
a) Beyanname usulü: Bu usulde verginin tarhına esas teşkil edecek bütün bilgiler (vergi matrahı, mükellefin şahsî durumu v.s.) mükellef tarafından bildirilir. Vergi borcu bu bilgilere dayanılarak maliye idaresi tarafından hesaplanabileceği gibi mükellef tarafından da hesaplanabilir. Beyanname usûlü diğer tarh usullerinden daha modern ve yararlıdır. Bu usul mükellefin vergi ödeme iktidarını gerçeğe oldukça yakın bir şekilde tesbit etmeğe imkân verdiği için daha âdildir. Ayrıca vergi konusunu oldukça doğru ölçtüğü ve vergi konusundaki gelişmeleri yakından takip ettiği için de gelir açısından verimlidir.
b) Götürü usul: Burada belirli mükellef gruplarına ait vergi oranları ya da vergi borcu miktarları tesbit edilir. Belirli bir gruba giren mükelleflerin hepsi aynı vergiyi öder. Bu usul gayet kolaydır; fakat vergi ödeme gücünü tam olarak tesbit edemez ve uygulamada genellikle vergi kaybına yol açar.
c) Dış belirti (karine) usulü: Burada vergi konusu bizzat ölçülemez; fakat onunla yakın bağlantısı olduğu var sayılan bazı belirtiler konunun mevcut olduğuna ve büyüklüğüne esas olarak kabul edilir. Geçmişte yaygın olarak uygulanmış olan bu usulün bazı örnekleri şunlardır : Bir iş yerinin vergilendirilmesinde o işyerinin kirası veya o işyerinde çalışan kişi sayısı; bir binanın vergilendirilmesinde kapı ve pencere sayısı; arazinin vergilendirilmesinde ağaç sayısı gibi. Bu usulün uygulanması hem mükellef, hem de maliye açısından çok kolay olmakla beraber, gayri âdil ve düşük veriml-i olmak gibi önemli mahzurları vardır.
d) İdarece takdir usulü: Burada vergi matrahını ve borcunu idare tesbit eder. Özellikle gayrimenkul vergilerinde görülen bu usulde idare vergi konusunun değerini takdir eder ve ilgili tarifeyi uygulayarak vergi borcunu ortaya koyar.
Çağımızda beyanname usulü gittikçe yayılmış ve vergilerin büyük çoğunluğunu içine almıştır.
Almancası : Veranlagung.
Fransızcası : évaluation de l’impôt.
İngilizcesi : assessment.
(Bk; beyanname usulü, götürü usul, matrah).

Yorum yazın