Sübvansiyon nedir

Sübvansiyon nedir – Sübvansiyon ne demek

sübvansiyon, devletin, kamu yararıyla ilgili işlerde özel kuruluş ve kişilere ya da devlet kuruluşlarına dolaylı ya da belirli dolaysız ödeme yaparak ya da ekonomik ayrıcalık ve öncelikler tanıyarak sağladığı destek. Sübvansiyonun çeşitli araçlarla yürütülmesi, çok yönlü amaçlar taşıması ve sonuçları bakımından karmaşık bir yapı göstermesi, sınırlarının kesin olarak belirlenmesini çoğu kez güçleştirir. Ulaşım, konut, tarım, madencilik ve öteki sektörlere sağlanan sübvansiyonların gerekçesi, bu sektörleri koruma ya da genişletmenin, kamuya bir maliyeti olsa bile toplumun yararına olduğudur. Birçok ülkede sanat, bilim ve din alanlarında da sübvansiyon politikaları uygulanır; çünkü özel sektör bu alanlara kamu politikasının gerektirdiği düzeyde destek vermez. Sübvansiyon terimi, merkezî hükümetin kendi yararına olan bazı işlerin gerçekleştirilmesi için yerel yönetimlere verdiği para ya da öteki biçimlerdeki yardımları da kapsar. Daha geniş olarak tanımlandığında sübvansiyon, serbest piyasa kuvvetlerinin etkilerini törpülemek ve gelir dağılımı eşitsizliklerini azaltmak için başvurulan sosyal refah ödemelerini de içerir. Biçimleri ne olursa olsun sübvansiyonların amacı, serbest piyasaların ve engelsiz rekabetin yarattığı sonuçları kamu politikası amaçlarıyla daha tutarlı bir yönde değiştirmektir. Sübvansiyonların etkisi, sübvansiyon alan sektörlerin sübvansiyon almayan sektörlere oranla büyümesini özendirmek ve böylece kaynak kullanımını belirli alanlara kaydırmaktır.

Sübvansiyon uygulamaları bütün ülkelerde uzun bir geçmişe dayanır. Ödemeler dengesi fazlası yoluyla altın birikimi sağlamak için yerli imalatı korumanın gerekli görüldüğü Sanayi Devrimi öncesindeki merkantilist dönemde, devletlerin sübvansiyonlara başvurması yaygın bir politikaydı. Sonraki yıllarda bu tür korumacı öğretilere genellikle kuşkuyla bakılmış olmasına karşın, çoğu ülkede korumacılık ulusal ekonomik politikaların bir parçası olmaya devam etmektedir. Güçlü bir merkezî hükümetin yerli sanayilerin fiyat ve üretim politikaları üzerinde etkili olduğu ülkelerde, sübvansiyon aygıtının yerini kapsamlı ekonomik planlama almaktadır.

Sübvansiyonlar çeşitli mali teknikler aracılığıyla uygulanır. Bunlar arasında doğrudan nakit ya da ayni ödemeler, devletin belirli mal ve hizmetleri piyasa fiyatının altında sunması, belirli mal ya da hizmetleri piyasa fiyatını aşarı fiyatlardan satın alması, vergi ayrıcalıkları ya da benzer teşviklerin sağlanması sayılabilir. Ayrıca, rekabetin etkisini yumuşatan düzenleyici yasalar, malların kayırılan üreticilerden ya da ülkelerden alınmasını gerektiren politikalar ve koruyucu ücret ve fiyat düzenlemeleri gibi, sübvansiyon etkisine sahip birçok devlet politikası da vardır.

Zaman zaman tanımlanması ve ölçülmesi kolay olan dolaysız ya da görünür sübvansiyonlarla (gemi yapımı ve havayolu işletmesi için dolaysız ödeme vb) tanımlanması ve ölçülmesi güç olan dolaylı ya da örtük sübvansiyonlar (fiyat tabanı ya da tavanı, tarifeler, vergi ayrıcalıkları vb) arasında ayrım yapılır. Tarihsel olarak bakıldığında, dolaysız sübvansiyonların en geniş olarak ulaşım sektöründe kullanıldığı görülür. Okyanus gemiciliği ve havacılık, bütün ülkelerce savunma ve dış politikanın önemli araçları olarak ele alınır. Karayolu ulaşımının gelişmesi ise iç ekonomik kalkınmanın ön koşulu kabul edilir. Dolaylı sübvansiyonlar ise özel üreticilerden doğrudan doğruya piyasa fiyatının üzerinde alımda bulunma, piyasaya müdahale yoluyla yüksek fiyatları sürdürme, özel sektöre hizmetleri hizmet maliyetinin altında bir fiyatla sağlama ya da özel vergi ayrıcalıkları tanıma gibi durumlarda ortaya çıkar.

Sübvansiyonlar genel kamu yararı gerekçesine dayandırılırsa da, sonuçta kaynak yaratmak için genel vergi düzeyini yükseltme ya da tüketim mallarının fiyatlarını artırma gibi yollara gidilir. Ayrıca sübvansiyonlar verimsiz üreticilerin piyasada kalmasına yol açabilir. Bir sübvansiyonun yerinde olup olmadığını anlamak için kamuya sağladığı yarar (genellikle ölçülmesi zor ve karışıktır) ile yüksek fiyat, yeni vergi yükü ve verim düşüklüğü yoluyla getirdiği maliyet karşılaştırılır.

Yorum yazın