Sosyal Siyaset nedir

toplumu meydana getiren sosyal sınıfların hareketleri, tezatları ve mücadeleleri karşısında devleti ve bunun dayandığı hukuk nizamını ayakta tutmaya matuf bir politika ve müstakil bir ilim dalıdır.
Lâtince socius ve politeia kelimelerinin birleştirilmesinden meydana gelen sosyal siyaset tâbiri ilk defa On Dokuzuncu Yüzyılın ilk yarısında Prof. Rieht tarafından kullanılmıştır.
Sosyal siyaset uzun yıllar ampirik bir şekilde ele alınmış ve daha ziyade hümanitarist ve ahlâkî değer yargılarına dayandırılmıştır. İlmî bir disiplin haline gelişi çok yenidir. Alman ilim adamı Otto von Zwideneck Südenhorst 1911 yılında yazdığı Sozialpolitik adlı eseriyle bu ilmin teorik esaslarını tespit etmiştir. Sosyal siyaset kısa zamanda büyük bir gelişme göstermiş bilhassa ikinci Dünya Savaşını takip eden yıllarda ilmî neşriyatın ve araştırmaların konusunu teşkil etmiştir. Kara Avrupasında teorik bir gelişme gösteren sosyal siyaset, A.B.D. nde daha ziyade tatbikî bir ilim dalı niteliğini kazanmıştır.
Sosyal siyasetin gerek tâbir, gerek bir ilim dalı olarak Türkiyeye girişi 1933-1934 Üniversite Reformu ile memleketimize gelen Alman ilim adamı Prof. Gerhard Kessler vasıtasıyla olmuştur.
Sosyal siyasetin mahiyeti ve muhtevası ile il-: gili meseleler bu ilim dalının dar ve geniş anlamda olmak üzere iki şekilde tarif edilmesini zorunlu kılmıştır.
Geniş anlamıyla sosyal siyaset, toplumun bütün sınıf ve zümreleri arasındaki tezat ve mücadeleleri ortadan kaldırmayı gaye edinmiştir. Burada bahis konusu olan husus, sosyal sınıf – ve zümrelerin sosyal bünye içinde ahenkli bir şekilde yer alması ve sosyal bütünlüğü parçalamak temayülünde olan gerginlik ve tezatların bertaraf edilmesidir. Bu bakımdan geniş anlamıyla sosyal siyasetin ilgilendiği sorunlar sanayi devri- minden önceki devirlerde de mevcuttu. Bu tür meselelerin beşeriyet kadar eski bir maziye sahip olduğu söylenebilir. «Bu manada sosyal siyaset sosyal hayatın bütün tezahürlerini ihtiva etmektedir».

Yorum yazın