Sermaye Yoğunluğu Nedir

kaynakların tahsisi ile ilgili bir kriterdir.
Bu kriter, faktör yoğunluğu kriteri ile yakından ilişkilidir. Faktör yoğunluğu kriteri, esas iti-
Dariıe, üretim teKnıgmin seçiminde Kullanılır. Bu konuda .iktisatçıları üç grupta toplamak mümkündür. Yüksek bir sermaye/emek oranını savunanlar, düşük bir sermaye/emek oranını savunanlar; sermaye/emek oranı ilişkili bir kriter değildir diyenler.
?Sermayenin emeğe oranına sermaye yoğunluğu• denilmektedir. Az gelişmiş ülkelerde kıt olan üretim faktörü sermayedir. Bu bakımdan bu gibi ülke/ere en kıt olan faktörü (sermayeyi) en az kullanan üretim tekniklerinin kullanılması tavsiye edilmektedir. Diğer bir söyleyişle,’ şermaye/ emek oranı düşük olan teknikler seçilmelidir. Bu görüş, Heckscher-Ohlin Teoremi’ne dayanmaktadır. Görüşün dayandırıldığı varsayımlar şunlardır: (1) söz’ fco’hılfcü ^düslrideki sefmaye yoğunluğu (yani, sermaye/emek oram)-bütüri ülkelerde o endüstri için aynıdır, (2) sermaye, emekle eşit olarak ikame edilebilir. (.3) ele ş|jnan ülkede sermaye emeğe nazaran kıttır. Bu varsayımlardan sapmalar istenilen : sonuçla,ra u|aşıl$»3şi£iı engelleyecektir.
Bir malın üretim fonksiyonu sermaye/emek oranının yüksek olmasını gerektir-iyorsa, ve teknoloji sermaye yerine emek ikamesine îmkân vermiyorsa, daha fazla emek kullanmakta yarar yoktur. İlâve edilen emek, bu durumda, toplam ürüne bir katkıda bulunmaz ve ilâve edilen işçilerin evvelce ürettikleri ürün de azalacağından bir kayıp da söz konusu olur.
Bununla beraber, üretim fonksiyonu emek sermaye arasında geniş ölçüde ikameye imkân veriyorsa, fakir bir ülke açısından sermaye yoğunluğu düşük olan üretim yöntemleri savunulabilir. Böyle bir ülkede emeğin sosyal fiyatı sermaye- ninkinden çok küçük, hatta sıfırdır. Bu durumda kaynakların en etkin kullanımının sermaye yoğunluğunun minimum (sermayenin emeğe oranının en küçük) oJduğu yöntemler savunulabilir. Ayrıca, bu, gelir bölüşümü açısından da tercih edilebilir. Ucuz emeğin sermayeye nispetle daha fazla kullanılması, kullanılan bu işçilerin reel gelirlerini artırır. Aralarında verimlilik farkının olmadığını varsayarsak, sermaye yoğunluğu düşük projeler daha fazla sayıdaki bireylerin gelirini artıracaktır. Yalnız, bu proje tarımsal bir proje ise, gelir artışı nüfusu artırabilir ve birey başına dü- şeft gelirde bir düşmeye yöl açabilir.
Sermaye yoğunluğunun minimum olması gerektiği görüşü aleyhinde de bazı fikirler ileri sürülebilir. Evvelâ, bir” kriter emek ve sermaye dışındaki ‘ diğer üretim faktörleririi ihmâl etmektedir. ^Bundan başka, az gelişmiş ülkelerin çoğu, ödemeler bilânçosu güçlükleri içindedirler. İhracat endüstrileri sermaye yoğun olan böyle bir ekonomide, ’emek fazlası dahi olsa, yeni yatırımların bir kısmının sermaye yoğunluğu yüksek ihracat endüstrilerine yapılması ya-arlı olabilir.
H. J. Bruton, dışsal ekonomi {• ‘ya tasarruf)
sağlayan endüstrilerin genellikle sermaye yoğunluğu yüksek olan endüstriler olduğunu iddia etmektedir. Buna göre, sermaye yoğunluğu yüksek olan yatırımlara öncelik tanınmalıdır. Bir ülke, sermaye yoğunluğu düşük (emek yoğunluğu yüksek) yatırımlara girişmeden önce, bu yoğunluğun yüksek olduğu yatırımlara girişmelidir. Bruton, aynı zamanda, emek veriminin sermaye yoğunluğu yüksek olan endüstrilerde daha fazla olduğunu düşünmektedir.
A. Gerschenkron, az gelişmiş ülkelerde bol olan faktörün daha pahalı olabileceği görüşünden hareketle, minimum sermaye yoğunluğu kriterine karşı çıkmaktadır. Bu görüş, esas itiba- rile, «büyüyen noktalar» doktrinine dayanmaktadır. Bol olan faktörün pahalı olması iki sebeple açıklanabilir. Birincisi, emeğin fiyatı düşük olduğu halde etkinMği de düşük olabilir. İkincisi, herhangi bir sebeple, emek fiyatı sun’î olarak yüksek tutulmuş olabilir.
Sonuç olarak, sermaye yoğunluğu bakımından projeler arasında seçme yaparken basit kurallara dayamlamıyacağını; sadece faktör arzının değil, aynı zamanda, millî gelir, piyasa talebi, ölçekten yararlanma, yatırımların bekleme süreleri, gelir bölüşümü, birey başına gelir, ödemeler bilânçosu gibi geniş İktisadî ve sosyal hedeflerin de göz önüne alınması gerektiğini söyleyebiliriz.
Almancası : Kapitalintensitat.
Fransızcası : intensité du capital.
İngilizcesi : capital intensity.

Yorum yazın