Sendikacılık

çeşitli sosyal grupların kendi İktisadî ve sosyal menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla meydana getirdikleri meslekî kuruluşların her türlü faaliyetini kapsıyan bir hareketi ifade etmektedir.
Doğuşu ve gelişmesi bakımından esas itibariyle bir işçi hareketi olan sendikacılık, günümüzde diğer sosyal gruplara da yayılmış ve işçilerin yanında işverenler ve memurlar da sendikalar kurmuşlardır. Ancak bunların içinde ideolojik gelişmelere imkân vermesi, geniş vatandaş gruplarını ilgilendirmesi, siyasi sonuçlar doğurması bakımından işçi sendikacılığı bugün de önemini muhafaza etmektedir.
Sendikacılıkla kapitalist fabrika sanayii arasında yakın bir ilişki mevcuttur. Gerçi küçük sanayiin hâkim olduğu Ortaçağlarda gerek Batı gerek Doğu dünyasında meslekî kuruluşlara rast- lanmakta idi. Ancak bunlar değişik sosyal sınıfların menfaat rrfucadefesi aracı değillerdi. Nitekim korporasyonlar işçi-işveren farkı gözetmeksizin aynı meslek veya sanatı icra edenlerin meslekî menfaatlerini koruma, mesleğe yeni girenleri eğitme, basit sosyal güvenlik imkânları sağlama gibi faaliyetler göstermek suretiyle üyeleri arasında meslekî dayanışmayı yaratmaya çalışmakta idiler.
Kapitalist fabrika sanayii İktisadî şartlar bakımından birbirinden tamamiyle farklı iki sosyal sınıfın doğmasına ve kısa süre sonra birbirleriyle mücadeleye girişmesine sebep olmuştur. Gerçekten bir yanda sayıca kalabalık fakat iktisaden bağımlı bir işçi sınıfı, öte yanda az sayıda fakat iktisaden güçlü, üretim araçlarına sahip, bir kapitalist sınıf bulunuyordu.
Emek sahiplerinin sayıca çok oluşlarından yararlanarak kurdukları ilk birlikler kanun koyucuların şiddetli tepkisi ile karşılaşmıştır. Fransız İhtilâlinin ferdiyetçi fikirleri hemen hemen bütün Avrupa’ya yayıldığından her türlü meslekî kuruluş, kişinin çalışma özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle, yasaklanmıştır, öte yandan işçilerin güçbirliği yapmaları siyasî iktidarı ellerinde bulunduran burjuva sınıfını da endişeye sevketmiş- tir. Buna rağmen işçiler önceleri gizli ve zaman zaman kanlı mücadeleler vererek kurdukları mes* lekî teşekkülleri geliştirmişler ve grev silâhını sık sık kullanmaktan çekinmemişlerdir.
Siyasî rejimin işçi hareketine karşı tutumu da sendikacMık jüzerincte genjş ölçüde etkili olmuştur. Gerçekten işçilere sendikalaşma hakkının tanınması bu hareketin gelişmesine yardımcı olmuştur. Buna mukabil işçi hareketlerini şiddet metodları ile bastırma politikası sendikacılığın kanun dışı yollara başvurmasına imkân ve fırsat vermiştir.
Sendikacılık, çeşitli ülkelerin siyasî, İktisadî, kültürel şartlarına göre oldukça farklı gelişmeler göstermiştir. Hemen hemen denilebilir ki her ülkenin sendikacılığı kendine has özelliklere sahip olmuştur. Bunların teferruatına- girmeksizin bütün dünyada mevcut olan dört çeşit sendikacılığa kısaca işaret etmekle yetineceğiz :
1 — İhtilâlci Sendikacılık: Marksist ideolojiden mülhem olan ihtilâlci sendikacılık, îşçilerin kurduğu meslekî teşekkülleri sınıf mücadelesinin bir aracı olarak kabul etmektedir. Diğer sosyal sınıfları reddeden bu hareket, işçi sınıfının siyasî iktidarı ele geçirebilmesi için her türlü mücadele yollarından yararlanmaktan çekinmemektedir. Kapitalist İktisadî düzen içinde ihtilâlci sendikalar devamlı muhalefet ve mücadele içinde bulunmakta, işverenlerle veya siyasî iktidarla her türlü işbirliğini reddetmektedirler.
2 — Reformist Sendikacılık: Mevcut mües- âesevî düzeni yıkmadan işçiler lehine düzeltmeye çalışan sendikacılık hareketidir. Avrupa’nın Marksist olmayan birçok işçi sendikasının az çok farklarla bu grupta yer aldıkları söylenebilir. Sendika sadece bir toplu pazarlık organı değil, aynı zamanda sosyal değişmeleri sağlamaya çalışan bir baskı grubudur. Nitekim yasama organını devamlı şekilde zorlamak suretiyle işçi sınıfı için yeni avantajlar elde etmek bu çeşit sendikacılığın belli başlı özelliklerinden birini teşkil etmektedir.
3s— Meslekî Sendikacılık: Kapitalist- İktisadî düzene karşı hiç bir itirazda bulunmayan, asıl amacının üyelerine mümkün olduğu kadar fazla İktisadî ve sosyal menfaatler sağlamak olan sendikacılık çeşididir. Toplu iş sözleşmeleri bu gibi sendikalar için büyük bir önem taşımaktadır. Amerikan sendikacılığı buna tipik bir örnek teşkil etmektedir: ‘
4 — Bağımlı Sendikacılık : Kollektivist ekonomik dü/enin hâkim olduğu ülkelerde mevcut olan sendikacılık çeşididir. Teorik açıdan işçi sınıfının iktidarı ele geçirdiği, bu sebeple artık sendikaların mücadele etmelerine ihtiyaç kalmadığı ileri sürülmektedir. Sendikalar mevcut siyasî ve İktisadî düzene karşı çıkma yerine, onu yerleştirmekle yükümlüdürler. Bu amaçla sendikaların görevi işçilere komünizmi öğretmek, işyerinde plân hedeflerine uygun şekilde üretimin artmasına yardım etmek, çalışma normlarını tespit hususunda işletme idaresine yardımcı olmak, sosyal güvenlik rejimini geliştirmektir.
Yukarda açıklanan dört çeşit sendikacılığın bir yandan İktisadî gelişme seviyesiyle ilgili olduğu. öte yandan da siyasî rejimlere bağlı bulunduğu şüphesizdir.
Almancası : Syndikalismus.
Fransızcası : syndicalisme.
İngilizcesi : syndicalism, trade-unionism.
(Bk; işçi hareketleri).

Etiketler: , , , , , , ,

Yorum yazın