Rant nedir

zaman içinde, anlam, kapsam, nitelik ve kaynak bakımından büyük değişiklikler göstermiştir. Bununla beraber, günümüzde iktisadi rantın kaynağı ve niteliğinin açıklığa kavuşmuş olduğu söylenebilir.
Halk dilinde, rant kelimesi kira anlamında kullanılmakta ve herhangi bir ürünün (ev. otomo- . bil vs.) kiralanması karşılığında yapılan periyodik ödemeleri ifade etmektedir. Bir girdi veya üründen sağlanan hizmetin karşılığı olarak yapılan periyodik ödemeye sözleşme rantı denilmektedir.
iktisat teorisinde rant kavramı, arzı tam ine- lâstik olan üretim faktörleri (meselâ, toprak) için yapılan ödemeleri gösterir. Sözleşme rantından farklı olarak, iktisadi rant, üretimin tam maliyetinin üstünde kalan, onu aşan bir fazlalık olarak tanımlanmaktadır.
İktisadî rant, sözleşmeden doğan ranttan kapsam bakımından daha dardır. Rant denilince, genellikle, toprağın kiralanması karşılığında yapılan bir ödeme akla gelir. Bir evin kirası içinde, çok defa, toprak kirasının payı vardır; fakat, diğer başka unsurlar da ev kirasına dahildir. Meselâ toprak sahibinin bina için yaptığı sermaye yatırımının faizi de kiraya dahildir. İktisadî rant, burada, sadece toprağı kullanma karşılığı yapılan ödemeyi ifade eder.
İktisadî rantın bazan bir fazlalık olarak nitelendirilmesinin sebebi, toprak sahibinin bir faaliyet veya çabasının sonucu olmamasıdır.
İktisadî rant’ın niteliği hakkındaki ilk açıklamalardan biri On Dokuzuncu Yüzyılın başlarında David Ricardo tarafından ortaya konulmuştur. Bu dönemde rantın önem kazanmasının sebebi kısmen Napolyon Savaşları ve kısmen de artan nüfusun baskısile, gıda maddeleri fiyatlarının önemli ölçüde artmış olmasıydı. Ricardo ve Thomas R. Malthus arasındaki İngiliz Tahıl Kanunları hakkındaki tartışmalar İktisadî rant kavramının gelişmesine yardım etmiştir.
Şekil 122 de bir girdi’nin üretimde yoğun olarak kullanılmasının Ricardo’gil anlamda nasıl rant yarattığı açıklanmaktadır. Dik eksende fiyat ve maliyetler yer almaktadır. Yatay eksende miktarlar gösterilmiştir.
Değişir girdiler emek ve sermaye; sabit girdi de toprak olsun. MM ve OM eğrileri değişir girdilerin birleşik marjinal maliyet ve ortalama maliyet eğrileridir (toprak miktarının belirli, meselâ
5 hektar, olduğu varsayımı altında). OM ve ODM (ortalama değişir maliyet) eğrileri özdeştir. Bunun sebebi, düşük bir talep seviyesinde (meselâ, 0/de) sabit girdinin (toprağın) fiyatının olmadığının. bu girdinin serbest mal niteliğinde ol- olduğunun varsayılmasıdır. Piyasada OMJ
(32.000 kg) miktarında mısır arzedildiğinde toprak fiyatı sıfırdır. Dt talep seviyesinde, MM. OM. MH (marjinal hasılat) ve fiyat eşittir. Bu seviyede tek bir firmanın üretim miktarı OMJ (32 kg), piyasa fiyatı F1 (1.25 lira) dir, kısa dönem piyasa arz eğrisi Dl den başlamaktadır. Burada, 5 hektar toprağın homojen olduğu, topraklar arasında verimlilik farkı olmadığı düşünülmektedir. Bu bakımdan. tek firma uzun dönemde OMt (32 kg) den daha fazla üretimde bulunmayacaktır.
Nüfusun ve ihtiyaçların artmasile, D eğrisi yukarı doğru kayacak ve AA arz eğrisi ile D de kesişecektir. Böylece toprak İktisadî bir değer kazanacak ve bir toprak rantı belirecektir. Bu durum, sabit girdi olan toprağın arzının inelâs- tik olmasından ileri gelmektedir. Gerçekten, D eğrisi, D’2 durumuna geçince, mısır fiyatı Ft (1.25 lira) den F2 (1.67 lira) ve yükselecek ve arzedilen miktar da OM2 ye (35500 kg) çıkacaktır. Toprak arzı sınırlı olduğundan, üretimi ancak kullanılan değişir girdi (emek ve sermaye) miktarını çoğaltarak (daha yoğun kullanarak) arttırmak mümkün olacaktır. D2 denge durumunda, OM2 (35.5 kg) kadar mısır üretmenin M M’ F2 fiyatına (1.67 liraya) eşittir. SF2D2G alanı değişir girdinin (emek ve sermaye) maliyetini aşan bir fazlalık’ur veya İktisadî rant’dır.* Bu rant, toprak arzının inelâstik olmasından doğmuştur. Buna göre sosyal açıdan iktisadi rant, «7¡atların belirlediği bir maliyet’dk. maliyetlerin belirlediği bir fiat değildir. Bir fazlalık veya «hak edilmemiş» bir artıştır. Diğer bir söyleyişle, rant fiyatları yükseltmez, fiyatlar yükseldiği için ortaya çıkar.
Yukarıda, topraklar arasında verimlilik farkı olmadığı, toprağın (sabit girdinin) homojen olduğu varsayılmıştı. Şekil 122 de, topraklar arasında verim farkının bulunduğu göz önüne alınarak, diferansiyel (Ricardo’gil) rant açıklanmik- tadır. Şekil 123 de hem yoğun ve hem de yaygın kullanımdan doğan rant görülebilir.
1, 2 ve 3 no.lu topraklarda (5 er tıektârlık) verimin farklı olduğunu düşünelim. Kullanılan emek ve sermaye miktarı (değişir girdi) aynı olmasına rağmen farklı miktarlarda ürün (mısır) elde edilecektir. Diğer bir söyleyişle, belirli bir miktar ürünün maliyetleri bu üç toprakta farklı olacaktır. 1 no.lu toprağın en verimli, 2 no.lu toprağın daha az verimli ve 3 no.lu toprağın en az verimli olduğunu düşünelim.
Mısır talebi düşük bir seviyede iken, üretim
1 no.lu toprak üzerinde yapılacak daha az verimli olan 2 ve 3 no.lu topraklar işlenmeye- cektir. Şekil 123-1 de fiyat 1.25 lira iken, Fl=MM1—MHl=OMl dır ve İktisadî rant mevcut değildir (D1 noktası).
Nüfus artışı yüzünden mısır talebi artarsa, mısır fiyatı kg başına 2.5 liraya (F3) yükselecektir. Böylece, üretimi şekil 123-1 deki D1 seviyesinin üstüne çıkarmak (1 no.lu toprağı daha yoğun kullanarak), ve daha düşük verimli 2 ve 3 no lu toprakları işlemek de kirli’hale gelecektir (şekil 123-2 ve şekil 123-3 de olâuğu gibi)f Şekil 123-3 de fiyat (2.5 lira), 3 no.Iur toprağın O/Crine eşittir ve İktisadî cani: yaratır. Şekil 123-1 ve şekil 123-2 de. F3 fiyatının ÖMt ve OM2 nin üstünde olduğu görülmektedir. 1 no.lu toprakta. SF^Dfi;
2 no.lu toprakta KF3DnP alanı kadar bir rant vardır. 2 no.lu toprakta (daha az verimli olanda) rant daha azdır.
Bu açıklamadan da anlaşıldığı gibi rant toprak arzının inelâstik olmasından doğmaktadır.
Marshall’in rant benzen (quasi rent) kavramı Ricardo’gil Rant Teorisinin topraktan başka girdilere de uygulanmasile ilgilidir. Rant benzeri, üretim faktörlerine (meselâ, sermaye mallarına) kısa dönem arzlarının inelâstik olmasından do- layi yapılan ödemelerdir. Tam rekabet şartları altında. uzun dönemde ortadan kalkarlar. Ricardo’- gil rant uzun dönemde ortadan kalkmaz.
Şehir rantı kavramı, tarımsal topraklara uygulanan Ricardo’gil rant ilkelerinin bazılarının şehir topraklarına uygulanmasını ifade eder. Meselâ. şehirler büyüdükçe, nüfusları arttıkça, İş merkezlerinde ve yerleşme bölgelerinde toprak fiyatları, kiralar artmakta vâ bir tür rant, bir tekel gücü ortaya çıkmaktadır.
Yetenek (veya kabiliyet) rantı, toplumda bazı kişilerin özel yetenekleri sebebile elde ettikleri gelir kısmı için kullanılan bir kavramdır. Bazı sinema yıldızlarının, futbolcuların yüksek gelir elde etmelerinin sebebi, arzlarının kıt oluşudur.
Almancası : Rente.
Fransızcası : rente.
İngilizcesi : (ent. economic rent.
(Bk; Ricardo, Anderson, Azalan Randımanlar Kanunu, üretici rantı, tüketici rantı).

Etiketler: , , , , , ,

Yorum yazın