POZİTİVİZM

olayların metafizik veya teolojik nedenlerle değil, ancak diğer olaylarla açıklanabileceğini kabul eden Fransız düşünürü Auguste Comte’un öncülük ettiği felsefî akımı ifade etmektedir.
Sosyolojinin kurucusu ve isim babası olan Auguste Comte. «Pozitif Felsefe Dersleri» adlı eserinde insanlık tarihinin birbirini takip eden üç çağı idrak ettiğini ileri sürmekte ve pozitif ilimleri buna göre tasnif etmektedir.
A. Comte’a göre devamlı ilerleme halinde bulunan insanlık, zihnimizin tabiî bir icabı olarak önce olayları teolojik nedenlerle açıklamış, daha sonra metafizik nedenlere önem vermiştir. Pozitif çağda ise olayların ancak diğer olaylarla açıklanabileceği anlaşılmıştır. Comte’a göre şayet bunu başarmak mümkün olamazsa olaylar arasındaki zorunlu ilişkiler demek olan kanunları anlamaya ve hiç olmazsa olayları mûşaha- deye gayret etmek; fakat hiç bir zaman metafizik veya teolojik nedenlere başvurmamak lâzımdır.
İlimleri kronolojik sıraya göre tasnif eden Auguste Comte. her ilmin kendinden bir önce- ’ kinden yararlandığını savunmuştur. Ona göre en fazla genellik arzeden matematik, listenin başında yer almakta ve diğer ilimlere nazaran en az karmaşık (kompleks) bir nitelik taşımaktadır. Buna mukabil listenin sonunda bulunan sosyoloji (sosyal fizik) en fazla karmaşık ve en az genel nitelikleri ile dikkati çekmektedir.
Auguste Comte’un bu esaslara göre ilimleri tasnif etmişi şöyledir: 1 — Matematik, 2 — Astronöhnf, 3 — Fizik,’4 — Kimya, 5 — Biyoloji,
6 —-Sosyal Fizik (sosyoloji).
Bü iiimierin ayni mahiyette olduğunu ancak karmaşıklık ve genellik bakımından aralarında farklar bulunduğunu kabul eden Auguste Comte’a göre, frisan zihnfairi tecrübeye dayahriiaksîzm kendiliğinden ulaşacağı sonuçların hrçbir objektif değeri bulunmamaktadır. Önceleri her türlü olayları metafizik veya teolojik sebeplere dayandıran insan zekâsı en basit ve en gehel olanlardan başlamak suretiyle olayları müsbet ilimlerle açıklamaya başlamıştır, ilimlerin en sonuncusu olan sosyoloji de pozitif çağa intikal ettiği zaman insanın keşfedemiyeceği bir ilim, izah edemiyeceği bir olay kalmıyacaktır. Böylece metafizik düşünme tarzı yerini müsbet düşünme tarzına bırakacak, müsbet felsefenin temelleri atılmış olacaktır.
Comte’un ilimlerin tasnifinde psikolojiye yer vermeyişinin özel bir anlamı vardır. Bazı,, düşünürler Comte un psikolojiyi m’üsbef’ilimlerin dışında tuttuğunu, zira rrietafliik kaidelerle ilgili bulunduğunu iddia etmişlerdir. Gerçekte ise Comte tıpkı diğer olaylar gibi psikoloJflP&lVytöfi1!! da kendi kanunlarına tâbi olarak oltaya çıktığını, geliştiğini veya değiştiğini kabul etmektedir. Bu müsbet anlamıyla psfcçioju^ kisi, «bugünkü kimyanın simya ilmine nisbeti» gibidir.
Auguste Comte’un pozitivist felsefesi mevcut ilimlerin bugün bütün olayları izah öfm$ğe rriuk-3 tedir olduğu iddiasında değildir. Bilâkis bugünkü ilimlerin henüz çocukluk çağında bulunduğunu kabul etmektedir. Manevî ilimlerin konusu bizatihi insanlar olduğundan bunları dış âlemin olayları kadar müşahede etmemize şimdilik imkân kalmamaktadır. Fakat insan zekâsı bir süre sonra bunların da kanunlarını keşfedecek ve o zaman manevî ilimlerin hepsi müsbet ilim nite-‘ liğine kavuşacaktır.
Sosyal olayların Auguste Comte un düşündüğünden daha kompleks olduğu zamanla anlaşılmıştır. Bununla beraber sosyal olaylarda tarihî metod’dan yararlanmanın gerekli olduğunu açıklaması çok ilgi çekicidir.
Auguste Comte kendisinden sonra yaşayan birçok düşünürü etkilemiştir. Sosyolojinin ünlü kişilerinden biri olan Durkheim’ ın Auguste Comte’un metodolojisinden geniş ölçüde yarar*
4 landığına şüphe yoktur.
Almancası : Positivismus.
Fransızcası : posıtivisme.
İngilizcesi : Positivism.
(Bk; Auguste Comte. Komtizm).

Etiketler: , , , , , , ,

Yorum yazın