PERHİZKÂRLIK TEORİSİ

İngiliz iktisatçısı Senior tarafından faiz hakkında ileri sürülmüş bir görüştür. Faiz, bu görüşe nazaran, eldeki kaynağın dosdoğru tüketimi ile hasıl olacak haz ve tatminden tasarruf halinde vaz geçmenin bedeli, başka bir deyişle mahrumiyete katlanmanın mükâfatı demektir. Sermayenin vücut bulması ancak bu yolda bir çekimserlikle mümkün olduğu için Senior. perhizkârlığı (abstinence), ayrı nevi şahsına mahsus bir üretim faktörü olarak göz önüne almıştır. Faiz haddinin yüksekliği, sermaye sahibinin katlanacağı mahrumiyet devresinin uzunluğuna göre değişir. Vadesiz bir hesapta tutulan parayı her an çekip kullanmak mümkün olduğundan, perhizkârlığın yüklediği mahrumiyet ve onun bedeli olan faiz minimuma ve hatta sıfıra kadar alçalır. Vade uzadıkça mahrumiyetle beraber faiz de yükselir.
Senior’un görüşünü bir bakıma faizin ve sermayedarlığın meşruluğunu savunma yolunda atılmış bir adım olarak gören sosyalist yazarlar bu görüşe şiddetle hücum etmişlerdir. Lassalle, perhizkârlık teorisini zengin iş adamlarının ve «para babaları»nın katlandıkları mahrumiyetin karşılığını köşe başına mendil serip dilenmelerine benzeterek bir hayli alaylı ve iğneli bir şekilde tenkit etmişti. Gerçekten de, sermayenin yüksek gelir dilimlerinde perhizkârlık ve mahrumiyetle yaratılmış olacağını söylemek ilk bakışta tatmin edici bir izah olmaktan uzak görünür. Yüksek gelirlerde tasarrufun kendiliğinden ve zahmetsizce ürediği ogün bugün bilinen bir gerçektir.
Bütün bu tenkitlere rağmen. Senior’un görüşünü marjinal tahlil açısından savunmak mümkündür; Tam rekabet piyasasında bir malın fiyatını nasıl en elverişsiz şartlar altındaki firmanın (marjinal firma) maliyeti tayin ediyorsa, burada da faizi para sahipleri arasında en elverişsiz durumda olan tasarruf sahibinin katlandığı zahmet belirler demekte hata yoktur. Daha açık bir ifade ile; Toplumun sermaye ihtiyacını karşılamak üzere tasarrufuna ihtiyaç duyulan, fakat orta ve belki ortanın altındaki geliri ile tasarrufun kendisine gerçekten zahmet ve mahrumiyet yüklediği para sahibi son sözü söyleyecek demektir. O ve onun gibiler katlandıkları mahrumiyete uygun bir bedeli bulamayıp tasarrufun dışında kalınca, sermaye arzının yetersizliği karşısında faiz haliyle yükselir. Faiz, o halde, «marjinal» para sahibinin mahrumiyet duygusu ile belirlenmiş bir çizgiye oturur demekte sakınca yoktur.
Senior’un perhizkârlık teorisi, ifade şekli ve mantığı ile, faiz üzerine daha yakın zamanlarda ileri sürülen başka görüşleri hatıra getirir: İsveçli iktisatçı Cassel faizi beklemenin bedeli, Keynes ise likidite tercihinden vaz geçmenin karşılığı olarak izah etmişlerdir. Perhizkârlık teorisi, bu şekli ile, faizi bir haz veya kolaylığı ertelemenin bedeli olarak açıklayan görüşlerin ilk halkasını teşkil etmektedir.
Almancası : Abstinenztheorie.
Fransızcası : théorie de l’abstinence.
İngilizcesi : abstinence theory.
(Bk; Senior, sermaye).

Yorum yazın