OTURMA GREVİ

topluca işlerini bırakmak suretiyle greve başlıyan işçilerin işyerini terk etmemek suretiyle işyerinde başka işçi çalıştırılmasına veya bu harekete katılmak istemiyenlerin çalışmalarına engel olmalarıdır.
Başka bir deyimle işyerinin grevci işçiler tarafından işgal edilmesi anlamına gelen oturma grevi genellikle birçok ülke mevzuatı tarafından yasaklanmıştır. Zira grevci işçiler bir yandan çalışma özgürlüğüne aykırı hareket etmekte, öte yandan da işverenin mülkiyet hakkını sınırlamaktadırlar. Nihayet oturma grevlerinin şiddet hareketlerine dönüşmesi, işyerinde işçilerinin çeşitli tahriplere girişmeleri de mümkündür.
Bununla beraber yabancı literatürde oturma grevlerinin genişlik derecesine göre bu harekete katılan işçilerin sorumlulukları değişmektedir. Meselâ Fransız Temyiz Mahkemesi bu işgalin geçici bir zaman için ve üretim bölümleri dışında cereyan etmesi halinde işçilerin ağır kusurundan söz edilemiyeceğine karar vermiştir. Buna mukabil aynı mahkeme, giriş çıkışın yasaklanarak işyerindeki şantiyede düzenlenen bir açık hava toplantısını çalışma özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesi ile cezalandırmıştır.
Batı ülkelerinde önceleri ideolojik amaçlarla ve işverenin mülkiyet hakkına karşı koymak için yapılan oturma grevleri zamanla azalmıştır. Bu ülkelerde oturma grevleri daha ziyâde kamu oyunun ve basının dikkatini çekmek için kı£a süreli olarak yapılmaktadır. Bununla beraber maden ocaklarında gerçek anlamında işgal hareketlerine rastlanmaktadır.
Öte yandan oturma grevlerinin siyasî bir amaç uğrunda memleketin ekonomik ve sosyal hayatını felce uğratacak şekilde kullanıldığı da görülmüştür. Fransada önemli siyasî gelişmelere yol açan 1936 Halk Cephesi hareketinin fabrika işgalleri yoluyla geliştiği ve başarıya ulaştığı bir gerçektir.
Türk mevzuatında oturma grevleri yasaklanmıştır. Gerçekten 275 sayılı kanunun 24. maddesine göre «bir işyerinde grev veya lokavtın uygulanmaya başlaması ile birlikte, işçiler işyerinden ayrılmak zorundadırlar», işyerinden ayrıl- mıyarilârın veya işçileri bu yolda tahrik ve teşvik edenlerin ağır para cezasına çarptırılacakları da aynı kanunun 60. maddesinde öngörülmüştür.
Almancası : Sitzstreik.
Fransızcası : grève avec occupation d’usine.
İngilizcesi : sit – down strike, ,
(Bk; grev, grev türleri).

Yorum yazın