MURABAHACI

kanunî haddin üstünde bir faiz karşılığında başkalarına kredi açan kişiyi ifade etmektedir.
Faiz hadleri birçok ülkede resmî organlar tarafından tayin ve tespit edilmektedir. Böylece devlet, İktisadî mekanizmayı elinde tutmaya çalışmaktadır. İlk çağlarda kredi müessesesinin kötüye kullanılması din kurallarıyla yasaklanmıştı. Şu halde yasaklanan faiz değil, yüksek faizle kredi açan murabahacıların hareketleriydi. 0 devimlerde açılan kredilerin daha ziyade özel şahıslara tüketim kredisi şeklinde verilmesi faizin meşru olup olmadığı şüphesini yal-atmakta idi.
Günümüzde ise kredi talebinde bulunanların büyük bir kısmı kâr sağlamak amacıyla hareket
eden meslek veya sanat sahipleridir. Yani başka bir ifadeyle bugün daha ziyade üretim kredisi talep edilmektedir. Bu durum karşısında kanunî faiz haddinin şüphe ile karşılanmasına lüzum ve ihtiyaç yoktur.
Yüksek faizle kredi veren kimselerin, murabahacıların, davranışları öteden beri hoş karşılanmamıştır. Önceleri dini ve ahlâki kurallarla önlenmek istenen murabahacılık halen birçok ülke mevzuatında suç sayılmaktadır. «Bununla beraber murabahacılığın yaygın hale gelmesinin kredi piyasasının iyi organize edilip edilmemesi ile ya-
. kından ilgili bulunduğu şüphesizdir. Kanunî faiz hadlerine riayet eden bankacılığı geliştirmedikçe ve bunların sağladıkları kredileri zamanında ve düzenli şekilde dağıtmadıkça murabahacılıkla mücadele etmeye imkân bulunmamaktadır, özellikle tabiat şartlarına bağlı olan tarım kesiminde çeşitli şekiller altında murabahacılığın devam ettiği görülmektedir. Nitekim İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planında bahsi geçen teşkilâtlanmamış kredi piyasası bunun bir ifadesinden başka bir şey değildir.
Almancası : Wucherer.
Fransızcası : usurier.
İngilizcesi : loan shark.
(Bk; faiz. Skolâstikler, -ckmann).

Yorum yazın