MÜKELLEF

kanunen kendisine vergi borcu isabet eden gerçek veya tüzel kişidir. Mükellef kendi payıpa düşen vergi borcunu, kanunda belirtilen süre içinde ve uyulması gerekli şekil şartlarına uyarak . (beyanname vs. gibi) ödemek zorunda
MisaJ vşrmek gerekirse: Gelir Vergisinin, mü-, kellefi gerçek kişiler. Kurumlar Vergisinin mükellefi kurumlar., Veraset ve intikal Vergisinin mü- ‘ kellefi karşılıksız (ivazsız) olarak bir İktisadî varlık elde eden kişiler. Gümrük Vergisinin mükellefi de vergiye tabî malı yurda getiren ithalâtçılardır. Bu saydıklarımız kanunen vergi mükellefidirler ve genel olarak mükellef deyimile kanunî mükellef kastedilir. Bununla beraber mükellef deyimiyle yakın ilgisi olan ara mükellef ve mutavassıt ödeyici kavramlarını da açıklamakta yarar vardır.
Aracı mükellef kendisi aslında kanunî mükellef durumunda olan ve vergi borcunu ödedikten sonra piyasa mekanizmasından yararlanarak vergiyi başkasına yansıtan kişidir. Meselâ gümrük vergisinin mükellefi olan ithalâtçı vergiyi bizzat öder; fakat daha sonra piyasa şartları elverişli ise malın fiyatını yükselterek vergiyi tüketiciye yansıtır. Bu durumda ithalâtçı ara mükellef, vergiyi nihaî olarak yüklenen tüketici ise aslî veya nihaî mükelleftir. Mutavassıt mükellefe vergi ödeyicisi, nihaî mükellefe ise vergi yüklenicisi de denir.
Ara ödeyici ise başka bir kimseye isabet eden vergi borcunu ödemekle sorumlu olan kişidir. Mutavassıt ödeyici vergiyi kendi nam ve hesabına değil, fakat başkasının nam ve hesabına öder. Meselâ fabrikasında çalışan işçilerin vergilerini kaynakta kesme yoluyla’ücretlerinden kesen ve vergi idaresine yatıran işveren, mutavassıt ödeyicidir; asıl mükellef ise bizzat işçilerdir. Fakat belirli durumlarda verginin mutavassıt ödeyici ‘arafından ödenmesi büyük kolaylık sağladığı için vergi kanunlarında bu durumdaki kişilere önemli sorumluluklar yüklenmiştir. Ara ödeyiciye «vergi sorumlusu» da denir.
Almancası : Steuerpflichtiger.
Fransızcası : contribuable.
İngilizcesi : tax-payer.

Yorum yazın