MERKEZ BANKALARININ KARI

başlıca iki kaynaktan gelir. Emisyon ve devalüasyon.
Milyarlara yükselen emisyonla açılmış avans- ların, reeskont edilen senetlerin ve konsolidas- yona bağlanan alacakların faizi, büyük yekûn tutmaktadır. Emisyon kârları, hiçbir ülkede, banka aksiyonerlerine olduğu gibi bırakılmamış ve temettü hadleri her yerde sınırlı tutulmuştur.
Devalüasyon kârlarının ve zararlarının merkez bankasına bırakılması veya bırakılmaması, ayrı bir problem teşkil etmektedir. Farzedelim ki. Güney Afrika Rand adını verdiği parasını 14 Şubat 1961 de yarı yarıya düşürmüştür. Merkez Bankasının rezervlerini teşkil eden 25 milyon dolarlık altın ile 63 milyon dolarlık döviz, bir misli değer farkı kazanacaktır. Buna karşılık, dış taahhütler için merkez bankasına yatırılacak taksitlerin farkı, millî ekonomi bakımından nominal bir masraf fazlası doğuracaktır.
Genellikle hükümetler, devalüasyondan ileri gelen kıymet farklarını hâzineye gelir kaydetmekte ve buna karşılık malî taahhütlere ait değer farkını hâzineden ödemektedirler.
Devalüasyon kârlarının ve zararlarının kesin veya geçici olarak şimdiye kadar merkez bankasına bırakılmış olduğu ülkeler yalnız Yunanistan ve Belçika’dır.
Almancası : Gewinn der Zentralbanken. Fransızcası ; profits des banques centrales.
(Bk, merkez bankaları).

Yorum yazın