MERKEZ BANKALARI

para ve döviz siyasetinin icra organlarıdır.
Çok sayıda merkez bankasının, emisyon işlerini eskidenberi yürütegeldiği tek ülke, Amerika’dır. Pluralité. Birleşik Devletlerde, .merkez bankacılığının geleneksel özelliğidir. Diğer memleketlerde, kuruldukları tarihten itibaren yahut tedricî olarak, emisyon işleri tek bir merkez bankasında toplanmıştır.
On Dokuzuncu Yüzyılda, emisyon kurumu sermayesinin özel kişilere ait olması normal sayılmaktaydı. Sermayesi devletçe verilen Rusya İmparatorluk Bankasının başarılı faaliyeti dahi, bu kurumun öze/ teşebbüs zihniyetile yönetilmesine bağlanmaktaydı. 1693 de kurulan İngiltere Bankası. 1800 de statüsü tesbit edilen Fransa Bankası. 1875 de faaliyete geçen Reichsbank ve 1930 da teşkilât ve vazife kanunu çıkartılan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası özel hukuk kuruluşları olarak vücut bulmuşlardır. Ancak ¡kinci Dünya Savaşından bu yana, merkez bankalarının devletleştirilmesine doğru gittikçe kuvvet kazanmış bir akım mevcuttur. Birçok ülkelerde, merkez bankaları halen devletleştirilmiş bulunmaktadır.
Derler ki; tarihi yapanlar, para kuvvetine hükmedenlerdir. Hükümetler, para kuvvetinin en bereketli kaynağı olan merkez bankalarında yönetimi hiçbir vakit özel sermayedarlara bırakmamışlardır. Siyasî iktidar. On Dokuzuncu Yüzyıl- danberi, (Osmanlı Bankası hariç) bütün memleketlerde banka sorumlularını doğrudan doğruya tayin etmiş veya bunların tayinlerini dolaylı olarak etkilemiştir. Merkez bankalarının faaliyetinden doğmuş kârlar da, hissedarlara olduğu gibi bırakılmamıştır. Merkez bankaları aksiyonlarına sadece sembolik bir temettü ödenmiştir. Kuruluş tarihlerinde sermaye koyanlar farklı düşünmüş olsalar bile, fiiliyatta merkez bankası ortaklığı bir prestij yatırımı mahiyetini taşımıştır.
Merkez bankalarının esas faaliyeti, para ve döviz arz ve talebini ayarlamaktır.
Merkez bankası emisyon yapmak veya emisyonu geri çekmek suretile tedavüldeki banknot miktarını çoğaltabilir veya azaltabilir. Açık piyasa işlemlerine girişerek, reeskont politikasına dayanarak, diğer bankaların ankes oranlarına müdahale ederek ve hattâ toplam kredi tavanını tayin ederek bankacılık sisteminin satınalma gücü yaratma kapasitesini etkileyebilir. Altın stokunun, döviz rezervlerinin, Para Fonundaki hükümet disponibilitesinin ve özel tiraj haklarının kullanılışını siyasî iktidarla görüş birliği veya işbirliği halinde idare eder.
Piyasada enflâsyonist baskının kuvvetlendiği hissediliyorsa.. Fiyatlar pahalılanmak istidadını besliyorsa.. Dış ticaret açıklarının büyümesinden endişe ediliyorsa.. Alınabilecek tedbirlerin çoğu, merkez bankalarının yetki/erile ilgilidir. Merkez bankaları, açık piyasa işlemlerine başvurarak emisyon hacmini biraz daraltabilirler ve kredi çarpanının ters yönde işlemesini sağlayabilirler. Reeskont- haddim yükselterek bankaları kredi hacmlffde kısıntılar yapmağa zorlayabilirler. Ankes oranını arttırarak, mevduat çarpanı ve kredi çarpanı katsayı değerlerini küçültebilirler. Açık piyasa işlemlerinin ve reeskont mekanizmasının yeteri derecede etkili olamadığı hallerde, krediye tavan çizebilirler veya krediye tavan çizilmesine lüzum gösterebilirler. Dış ödemeler açık verdiği takdirde; ellerindeki milletlerarası //- ki dite rezervlerini kullanabilirler ve yabancı emisyon kurumlan ve Para Fonu kambiyo istikrarını koruyucu formüller üzerinde işbirliği yapabilirler.
Piyasada deflâsyonist eğilimler belirmişse. Bu sefer emisyonu açık piyasa işlem/erile genişleterek, reeskont haddini düşürerek, bankaların ankes oranını indirerek piyasayı ferahlatıcı tedbirler alırlar.
Hükümetler ve iş adamları, eskidenberi emisyon kurumlarının yaratabilecekleri satınalma gücüne kayıtsız kalmamışlardır.
Altın karşılıklı emisyon rejimlerinde, tedavüle çıkartılabilecek banknot miktarı değerli maden rezervine bağlı bulunduğundan, hükümete açılabilecek avans ve reeskont edilebilecek senet miktarı sınırlı idi. Ayrıca birçok ülkelerde, reeskonta sunulabilecek senetlerin en az üç imzalı ve en çok doksan gün vadeli olması kanun icabı idi. Normal zamanlarda, merkez bankalarını enflâsyona alet etmeğe sistem müsait bulunmuyordu. Yalnız harp ve kriz devrelerinde ‘konverti- bilite mekanizması tatil edilerek merkez bankalarına büyük ölçüde emisyon yaptırılmaktaydı.
Fiyat-para yahut kaime rejimlerinde ise.. Hükümetlerin bütçe açıklarını karşılamak üzere emisyon kaynağından faydalanmak istemesi, birçok memleketlerde geçici veya sürekli enflâsyon ortamları hazırlamıştır. İktisadî kamu kuruluşlarının plasmanlarını ve hattâ zararlarını merkez bankası avanslarile ödeyen rejimlere rastlanmıştır. Orta vadeli ve ticarî kredi mahiyetinde olmayan maksatlara reeskontla sermaye sağlandığı görülmüştür, özellikle az gelişmiş ülkelerde ve para siyasetinin ne olduğunu anlamamış rejimlerde, emisyon mekanizması bir kolay finansman metodu olarak istismar edilmiştir.
Almancası : Zentralbanken.
Fransızcası : banques centrales.
İngilizcesi : central banks.
(Bk; Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, açık piyasa muameleleri, reeskont, para arzı’, para talebi, «Currency Principle». «Banking Prin- ciple», milletlerarası likidite, özel tiraj hakları, fiyat-para. Federal Reserve Bankaları, İngiltere Bankası, Fransa Bankası).

Yorum yazın