MENGER (Karl)

Avusturya Ekolünün kurucusu olan meşhur bir iktisatçıdır.
1860-1921 yılları arasında yaşamıştır.
1873 den 1903’e kadar Viyana Üniversitesinde profesör olarak öğretimde bulunan Menger Ingilterede Jevons ve İsviçrede Walras ile beraber Sübjektif Kıymet Teorisinin kurucu ve temsilcisi sayılır.
Menger, psikolojik yoldan yürüyerek. ihtiyaç tatmini, fayda ve değer kavramlarına birinci planda yer vermiştir. Değer ona göre, tüketicinin fayda derecesine bakarak bir mala (daha doğrusu onun el altında bulunan son birimine) verdiği önem demektir. Klasik iktisatçılar değeri objektif olarak maliyetin (emek maliyetinin) tayin ettiğini kabul ettikleri halde burada değer tüketicinin -tatmin derecesine göre- bir malın tek birimine verdiği önem manasında alınmıştır. Menger, bu konu ile ilgili olarak, malları iki kategoriye ayırır: İhtiyacımızı dosdoğru tatmine yarayan mallar (tüketim malları) ilk-sıra mallardır. Bunları üretmeğe yarayan produktif mallara ise üst-sıra mallar denilmiştir. Menger, tüketiciye ve onun sübjektif değerlendirmesine en yakın olan ilk-sıra malların kıymetinden başlayarak produktif, yani üst-sıra malların kıymetini açıklamak yolunu tutmuştur. Bu, klasik iktisatçıların tuttuğu yolun tam tersi demektir. Zira klasikler üretilen malın mübadele kıymetini onları üretmede kullanılan produktif kaynakların (emek, sermaye) kıymeti ile ölçtükleri halde, burada produktif malların mübadele kıymeti onlarla üretilen mamulün kıymetinden çıkarılabilir farzedilmiştir. Daha açık olarak: İşçi ücretleri, hammadde fiyatı v.s. yüksek olduğu için üretilen mal daha pahalı değil, bilâkis müstehlik gözü ile malın kıymeti yüksek olduğu için müteşebbis emeğe ve sermayeye -gereğinde başka yerlerden oraya çekebilmek için- daha yüksek bir ödemeyi göze şlabilmektedir. Böylece, mamulün mübadele kıymetinden giderek onu üretmeğe katılan üretim faktörlerinin ayrı ayrı kıymetini tayin etme görüşüne Atıf Teorisi denilmektedir. İktisat teorisinde gelir teşekkülü ve paylaşımı bahsi bununla eskisinden apayrı bir temel üzerinde yeni baştan inşa edilmiş oluyordu.
Kari Menger iktisat ilminde metot bahsi ile de yakından meşgul olmuş ve o yıllar Alman Tarihçi ekolünün başlıca temsilcisi olan Schmol- ler ile metod etrafında hararetli tartışmalara girmiştir. Dedüktif metodu ve onunla beraber iktisat ilminin üniversel karakterini inkâra varan tarihçi görüş karşısında Menger iktisat teorisini ve iktisadın dedüksiyonla elde edilmesi mümkün genel prensiplerini savunmuştur. Menger’in, Avusturya okulunun diğer büyük temsilcileri olan von Wieser ve Böhm-Bawerk üzerindeki etkisi de kuvvetli olmuştur.
(Bk; Değer Teorileri. Marjinalizm Teorisi).

Yorum yazın