Masraf nedir

Masraf nedir – Masraf listesi örneği
MASRAF i. (ar. şarf’tan, masraf). Harcanan para, gider: Anne! Yemekte para, masraf lâfı etme! (Ömer Seyfeddin). Bankacı ve, iktisatçı iken, Deniz Kulübü masraflarını biraz ağırca bulanlara, kaslarını çatarak «Medeniyet pahalıdır» diyen eski dostumuz… (F. R. Atay). || Bir şeyin hazırlanışında kullanılan harç, malzeme. || Masraf etmek, para harcamak: Doktor Lütfü Bey masraf etsin, diye… (Kemal Ta-hir). Bu eve çok masraf ettik.

— çeş. dey. Masraf görmek, alışveriş veya ödeme işlemi yapmak: Bugün biraz masraf gördüm. || Masraf istemek, para harcamayı gerektirmek: Çok tedavi, çok bakım, çok masraf isterdi (Y. Z. Ortaç). || Masraf kapısı açmak, hiç yektan masrafa yolaçmak, harcama gerektirmek. || Masrafa girmek, para harcamak: Epey masrafa girmişiz (Ahmed Rasim). || Masrafı çekmek, giderleri karşılamak, yapılan masrafı ödemek. || Masrafı kısmak, giderleri azaltmak, harcamalardan tasarruf etmek: O ecdattan han, hamam, dükkân ne kalmışsa birer birer satıyor, evin masraf ¡m kısıyordu (H.E. Adıvar). || Masraftan çıkmak, umulmadık ve gereksiz bir harcama yapmak zorunda kalmak. || Masraftan kaçmak, para harcamaktan çekinmek.

— Ask. Esk. Masraf nazırı (veya kâtibi), askerlik dairesinde hesap işlerine bakan en yetkili görevli.

— Huk. Bk. ANSİKL.

— Muhas. Bir veya birkaç işlemin, genellikle işletme masraflarını meydana getiren maliyeti. (Bk. ansİkl.) || Genel masraflar, bir işletmenin imalât masraflarına girmeyen masrafları. || Hazine masrafları, kârdan veya ihtiyatlardan ortaklara ödenen temettü ve kanunî faiz hariç, işletmenin emrine verilen paraların mal olduğu faiz ve diğer malî masraflar. || Nakliye masrafları, satın alınan malm kullanılacak yere yahut depoya getirilmesi için gereken masraflar. (Nakliye masrafları ile alış fiyatı bir malın alış maliyet fiyatını meydana getirir.) || Rasyonel masraf atfı, faaliyet oranı ile ilişkili olarak giderlerin imalât maliyetlerine uygulanması. (Rasyonal masraf atfı, maliyetlerin oluşumunda sabit giderlerin mevcudiyetini açığa çıkarır.) || .Tesisat masrafları, yatırım, sermaye artırılması, tahvil ihracı, gayrimenkul satın alınması, ferağ ve intikal harcı, resim, mukavele masrafları gibi teşebbüsün kurulması veya daimî işletme araçlarının satın alındığı esnada girişilen masraflar. (Bunlar maliyet fiyatına dahil değildir ama kârdan mahsup edilerek itfa edilir ve itfa edilinceye kadar muhayyel bir aktif teşkil eder.) [Kuruluş masrafları da denir.] »
— Teşk. tar. Masrafı şehriyari kâtibi, Osmanlı sarayında görevli yazıcılardan biri. (Matbahı Âmire’ye bağlı on iki ocağın ve matbah emininin masraf hesaplarını tutmakla görevliydi.)

— ansİkl. Huk. Masraf lan üçe ayırmak gerekir: 1. faydalı masraflar, malın değerini artıran, ama yapılmaması durumunda, malın yok olmasına veya zarara uğramasına sebep olmayacak harcamalar; 2. lüks masraflar, bir kimsenin kendi zevki için yaptığı harcamalar; 3. zaruri masraflar, düzgün bir idarenin gerektirdiği, malın korunması için yapılması şart olan ve yapılmaması durumunda malın yok olmasına veya zarara uğramasına sebep olacak harcamalar. Zarurî, faydalı veya lüks masraflar meselesi, iade borcunun ortaya çıktığı durumlarda söz konusu olur. Sebepsiz zenginleşme onucu veya haksız yere zilyet olan kimse, elinde bulunan malı gerçek hak sahibi veya zilyete geri vereceği zaman, yapmış olduğu masrafları isteyebilir. Ancak bu masraflardan hangilerinin isteneceği, iade borçlusunun iyi veya kötü niyetli olmasına, iade borcunun sebepsiz zengirleşmeden mi, yoksa haksız zilyetlikten mi doğduğuna göre farklıdır, iade borcu sebepsiz zenginleşmeden doğuyorsa, iyi niyetli müktesip, yapmış olduğu zarurî masrafları iade alacaklısından isteyebilir. Meselâ haksız olarak bir atı iktisap eden kimse, iade anında at için yapmış olduğu baytar masraflarını isteyebilir; çünkü bu masraf, malın değerinin korunması için yapılmış olan zarurî masraflardandır. Aynı şekilde, iyi niyetli haksız müktesip, yapmış olduğu faydalı masrafları da isteyebilir. Meselâ haksız olarak iktisap ettiği otomobile kalorifer koyduran müktesip, iade anında bu masrafları da ister. Zira bu, malın değerini artıran faydalı masraflardandır. Yargıtaya göre, faydalı masraflar durumunda istenecek miktar, masrafın malda meydana getirdiği değer artışı değil gerçek masraf miktarıdır. Lüks masraflar ise, iyi niyetli müktesip tarafından hak sahibinden istenemez; çünkü bunları kendi zevki için yapmıştır ve bunlar İktisadî yönden faydalı ve zarurî değildir. Meselâ bir bahçeye yüzme havuzu yaptırmak lüks bir masraftır ve iade borçlusu bunların kendisine ödenmesini isteyemez. Ancak bu lüks masraflar, ana mala hiç bir zarar vermeden ondan ayrılabilirse iade borçlusu bunları ayırarak alabilir. Meselâ haksız olarak elde ettiği bir otomobilin içine halı koyan müktesip, otomibili geri verirken halıyı alabilir. Ancak hak sahibi, bunların bedelini ödemeyi kabul edecek olursa, artık iade borçlusu bunları alıp götüremez. Kötü niyetli sebepsiz müktesi-be gelince, kötü niyetli iade borçlusu, zarurî masrafları iyi niyetli iade borçlusu gibi hak sahibinden isteyebilir. Faydalı masrafları da, ancak iade zamanında, malda yapmış olduğu değer fazlası kadar isteyebilir; tamamını isteyemez. Meselâ kötü niyetle iktisap etmiş olduğu otomobile 5 000 lira masrafla kalorifer koyduran müktesip, 5 000 liranın tamamını değil, yalnız geri verme anında otomobilde meydana gelen değer artışını ister. Buna göre, yapılan

5 000 lira masraflarla otomobilin değeri ancak 3 000 lira artmışsa, yalnız bu 3 000 lirayı ister. Lüks masraflar yönünden de kötü niyetli müktesibin durumu iyi niyetli müktesibin aynıdır; yani bunların iadesini isteyemez, fakat asıl mala zarar vermeden alınabiliyorsa, alıp görür. Haksız iyi niyetli zilyedin iade anındaki masrafları isteme hakkına gelince; o da yapmış olduğu faydalı ve zarurî masrafların kendisine geri verilmesini isteyebilir. Kendisi, bu masraflar gerçek hak sahibi tarafından ödeninceye kadar, mal üstünde hapis hakkını kullanarak geri vermekten kaçınabilir, iyi niyetli zilyedin bir de mahsup borcu vardır. Buna göre iyi niyetli zilyet, yapmış olduğu zarurî ve faydalı masrafların iade edilmesini istediği zaman; mal elinde bulunduğu sürede ondan elde ettiği semereleri, isteyeceği masraflardan mahsup etmelidir. Bu mahsuptan sonra masraflar fazlalık gösteriyorsa, o zaman bunların ödenmesini isteyebilir. Lüks masrafları ise isteyemez. Kötü niyetli zilyet de ancak yapmış olduğu zarurî masrafların ödenmesini isteyebilir; yapmış olduğu faydalı lüks masrafları isteyemez. Hattâ, lüks masrafları sökme hakkı bile yoktur. Medenî hukukta masraf terimine, iade borcu yanında başka yerlerde de rastlanır. Meselâ, bir haksız fiil sonucu tazminat isteyen kimse, bu haksız fiil sebebiyle yapmak zorunda kaldığı masrafların ödenmesini isteyebilir. Borca aykırılık durumunda da masrafların ödenmesine rastlanır. Bcrca aykırı hareket edilmesinden zarar gören kimse, bu borca aykırılıktan dolayı gereksiz hale gelen birtakım masraflar yapmışsa, bunların ödenmesini borca aykırı hareket eden kimseden isteyebilir, iki tarafa borç yükleyen sözleşme, kusursuz imkânsızlık sonucu ilga edilemez duruma gelmiş ve karşı edim hasarı da borçludayse, alacaklı borcun imkânsızlaşması sonucu yapmaktan kurtulduğu masrafları, karşı taraftan alacağı edimden indirir. Aile hukukuna gelince, kural olarak eş ve çocukların iaşe ve ibate masrafları kocaya aittir. Ancak belirli şartların bulunması durumunda koca, karının da bu masraflara katılmasını isteyebilir. Aynı şekilde, evin devamlı ihtiyaçları için karı tarafından yapılan masraflardan koca sorumludur. Hattâ, karının temsil yetkisi koca tarafından genişletilmişse, daimî masrafların dışında kalan ve karı tarafından yapılan masraflardan yine koca sorumlu olur.

— Muhas. Bir işletmenin masrafları, sabit masraflar veya devre masrafları ve değişen masraflar veya mamul masrafları diye ikiye ayrılır. Sabit masraflar imalât veya satış işlerine bağlı değildir (müdürün ücreti, kiralar, amortismanlar v.b.) Değişen masraflar imalât veya satışa bağlıdır (direkt madde ve işçilik, enerji, mümessil komisyonları v.b.). Satış tutarı önce değişen ve sabit masrafları karşılamalı, sonra, kârı meydana getiren bir fazlalık bırakmalıdır. Asgarî iş hacmi, sabit masrafları çıkarmak için imletmenin yönetimi bakımından çok önemli bir unsurdur. Masraflar, çok kere, bir siparişe doğrudan doğruya yükletilebilen dolaysız masraflar ve kesin bir şekilde yükletilemeyen ve taksim etmekle yetinilen vasıtalı masraflar diye de ayrılır. Bu, tamamıyle bir muhasebe kavramıdır ve işletmenin yönetimine ancak dolaylı bir şekilde karışır. Sabit genel masraflara (sermayenin faizi, kiralar, vergilerle sigortalar) bu ad, imalâtın önemine göre değişmedikleri için verilmiştir. Değişir genel masraflar (gayrimenkul ve demirbaşın bakımı, aydınlatma, yakacak, temizlik, iko* misyonlar, aciyolar v.b.), faaliyetin masrafına göre yükselir veya azalır, (m)

MASRAFLI sıf. (masraf tan masraf-lı). Pahalıya mal olan, para sarfedilmesini gerektiren: Çok masraflı bir ev. (m) MASRAFSIZ sıf. (masraftan masraf-sız). Masrafı olmayan veya az olan, ucuza mal olan: Masrafsız bir ev. Masrafsız bir yolculuk.

— Huk. Masrafsız iade, bir poliçenin protestodan iradî olarak muaf tutulması. (Bir poliçe üzerine keşideci, ciranta veya aval veren kimse, masrafsız iade kaydını koyacak olursa, hamil, müracaat hakkını pro-testosuz kullanabilir. Ancak bu kaydın senet üzerine yazılması gerekir. Ayrı bir kâğıda yazılması halinde geçerli değildir.)

— Tic. Bir ticarî poliçeyi çeken kimse tarafından poliçenin ön yüzüne konan; poliçenin hamiline ödeme yapması halinde de hamilin masraf yapmaması gerektiğini belirtmek amacıyle arka yüzünde de tekrarlanan ibare, (lm

Yorum yazın