MARXIN BÜYÜME MODELİ

klâsik iktisatçılar gibi Marx da makro âletleri kullanarak kendine hars bir büyüme modeli kurmuştur. Bu model, kapitalist sistemin kendi içinde ve kendi kuvvetleri ile determinist olarak önceden tayin edilmiş son aşamaya (sınıfsız topluma) doğru gelişmesinin tahlilini, kısaca kapitalist prosesin tablosunu verir.
Marx, büyüme modelinde, tüketim ve yatırım olarak başlıca iki kesim arasında akım tablosunu önce basit ve sonra genişletilmiş şemalar halinde incelemiş ve onunla sistemin iç örgüsünü tanıtmak istemiştir. Modelde kapitalist ekonominin dinamizmini kuran ve bir bakıma çöküş sebeplerini hazırlayan elemanların kilit noktasında sermaye ve onun organik bileşimi gelir. Bu bileşim, sabit (constant) sermaye ve değişken (variable) sermaye olarak ikili bir ayrım gösterir (c+v). Sabit sermaye her türlü teçhizatla beraber stoklardan ibaret olup bunlar bir halka öncesinde kendilerini yaratmak için ne kadar çalışma saatlerine mal olmuşlarsa o kadarı ile. yani değişmeden (sabit – constant denilmesinin sebebi de budur) üretilen mamulün içine girer. Değişir yahut değişken (variable) sermaye ise emekçi ücretlerinin ödenmekte olduğu fonlardan meydana gelir. Müteşebbis, sermaye sahibi olmaktan doğan yüksek pazarlık gücü ile, bu fonların bir kısmını ücret olarak ödeyip geri kalanını artı değer halinde kârına katar. Bunlar üzerinde ileri geri oynamak kabildir; değişir – variable denilmesinin sebebi budur. Marx.. bu ayırmadan hareketle, tahlillerine teknolojik bir olay olarak Temerküz Kanunum katar: Kapitalist ekonomi, önüne geçilemez olan bir kanun zoru ile, daha çok makine ve daha az emek kullanan bir üretim biçimine doğru yol almaktadır. Bununla sermayenin organik bileşiminde sabit sermaye çoğalırken, değişken sermaye gitgide azalmakla sermayedarın artı değer kaynağı daralıyor demektir. Parça başına artı değer (dolayısile kâr haddi) azalışını ‘Jüyük sayı içinde telâfi etme gayreti ile müteşebbisler üretimi artırma yolunu tutacaklardır (Büyük İstihsal Kanunu). Teknik ilerleme ile emeğin prodüktivitesi- yükselip geçim maddelerinin üretim zamanı kısaldıkça, ona bağlı olarak ücret haddini alçaltma yolu ve öylece artı değeri -nisbî olarak- yükseltme İmkânı kapitalist müteşebbis önüne yeni bir ümit kapısı açmış görünür. Başka bir deyişle: mutlak artı değer azalışını nisbî artı değer artışı ile bir müddet karşılama yoluna baş vurulabilir. Ancak, teknik ilerleme ve teknolojik imkânlarla sel halinde çoğalan üretime alıcı olması beklenen büyük yığın-ki üretim araçları mülkiyetinden yoksun kılındıkça proletarya içine itilmiş olmaktadır- gelir yetersizliği yüzünden stok halindeki mallara umulan fiyatlar üzerinden talep yarata- mayınca, sürüm tıkanmaları, iflâslar ve işsizlik çığ halinde büyüyecektir.
O halde, özet olarak, mutlak artı değeri sürekli halde alçalma eğilimi, bunu telâfi etmek üzere nisbî artı değeri yükseltme çabası, fakat üretilmiş stoklar eritilemeyince bu çaba.un boşa
çıkması kapitalizmin kendi bünyesinde yıpranı- şını ve çöküşünü hazırlayan başlıca sebeplerdir. Çürüyen gövdeye son bir vuruş (nihai ihtilâl), Marx’a göre, kapitalist sistemi yerle bir etmeğe kâfi gelecektir.
Almancası : marxistische WachstumstheöTie.
Fransızcası : modèle de croissance de Marx.
İngilizcesi : Marx’s growth model.
(Bk; İlmî Sosyalizm, Karl Marx, Marksizm).

Yorum yazın