MARKSİZM

Yirminci YüzyıJ .başlangıcında uş bir akımdır.
dolf Hilferding. Rosa Luxemburg. Lenin.
Sternberg. Henryk Grossmann ve E.J. hey; bu akımın başlıca temsilcileridir. rl Marx, kapitalistlerin devlet müdahalesini
istemedikleri ve Liberalizm bayrağının dalgalandığı bir serbest rekabet düzenini tahlillerine konu yapmıştı. Yirminci Yüzyıl başlangıcındaki durum ise, Karl Marx’ in çizdiği modeldekinden çok farklı bir görünüşte idi. Monopolcülük ve eksik rekabet eğilimleri Kapitalizmin bünyesinde artık kökleşmiş bulunuyordu. İş adamları, birçok konularda devlet himayesini ve yardımını faydalı bir destek saymağa başlamışlardı. Kartelleşme ve tröstleşme hareketleri, oldukça ileri bir aşamaya erişmişti. Kapitalizm ile siyasî iktidar arasındaki bağlantı, gitgide yoğunluğunu artırmak istidadını kazanmış görünüyordu. Firmaların rekabet mücadelesini önliyerek ve siyasî imkânlardan faydalanarak azalan kâr hadlerini telâfi çareleri aradıklarına dair bir inanç sosyalistler arasında yayılmaktaydı. Neo-Marksistler. bu yeni -koşullara göre doktrini ayarlamağı hedef tutmuşlardır.
Rudolf Hilferding, serbest rekabet zihniyetinin sönmesinden bankacılık sistemini sorumlu tutmuştur. Kredi almış firmalar arasında yıkıcı ve tehlikeli mücadeleler olmasını bankaların kendi çıkarlarına aykırı gördüklerini anlatmıştır. Kartelleşme hareketinde ve yabancı sermaye yatırımlarında bankaların etkili rol oynadıklarını yazmıştır.
Rosa Luxemburg. Kapitalizm ile Emperyalizm arasında bağlantı kurmağa çalışmıştır. Sanayiin gelişebilmek için tüketiciye gittikçe artan miktarlarda satış yapmak zorunluğunda olduğunu, oysa ki Marx’ in bahsettiği gibi kütlelerin fakirleşmesi yüzünden bu imkânı bulamayacağını ileri sürmüştür. Tüketim yetersizliği tehlikesine karşı Kapitalizm’in bir çıkar yol olarak Emperyalizm’* bel bağladığını iddia etmiştir. Zamanla genişleyen bir müşteri kütlesine satış yapmak ihtiyacının ileri sanayi ülkelerini Emperyalizm’e sürüklediğinden bahsetmiştir.
Lenin’e göre, Kapitalizm’in eriştiği son aşama, Emperyalizm idi. Batı Kapitalizmi, ancak diğer ülkelere yayılarak ve sömürgeciliğin gölgesinden faydalanarak bir süre daha yaşayabilirdi. Sömürgecilik olmaksızın, Kapitalizm’in hayat alanı bulabilmesi imkânsızdı. Sömürgeciliği ve Emperyalizmi de. Kapitalizme karşı açılmış mücadelenin kapsamına almak gerekli idi.
Fritz SternbergHenryk Grossmann ve E.J. Strachey de. Kapitalizm ile Emperyalizmi birbirine bağlı görmüşlerdir. Kapitalizm’in bir savunma ve tecavüz aleti olarak. Emperyalizmi kullandığını belirtmişlerdir, ileri kapitalist ülkelerde kâr marjının zaman ilerleoikçe ufaldığına işaret etmişlerdir. Sömürgelerde ise, sermaye stokunun yetersizliği ve emek gücünün fazlalığı dola- yısile yatırımların iyi . kazanç “sağladığını yazmışlardır. Yabancı “serrhayeyi az gelişmiş bölgelere sokan Emperyalizmin geçici bir süre kâr fırsatını dolgun bir düzeyde tutmak fırsatını hazırladığını ileri sürmüşlerdir.
Almancası : Neo-Marxismus.
Fransızcası : Néo-Marxisme.
İngilizcesi : Neo-Marxism.
(Bk; Karl Marx, Marksizm, Emperyalizm, Lenin. Rudolf Hilferding, Rosa Luxemburg. Fritz Sternberg, E.J. Strachey).

Yorum yazın