LİKİDİTE TERCİHİ

LİKİDİTE TERCİHİ terimi, John Maynard Keynes’- in Genel Teori adlı eserile iktisat literatürüne girmiştir. Fertlerin ve firmaların kaynaklarını hazır para halinde tutmak eğilimi, likidite tercihi terimile ifade edilmektedir. Franco Modiglianmin tanımına göre. Likidite Tercihi Teorisi, para talebi ile bu talebi etkileyen değişkenler arasındaki fonksiyonel ilişkileri belirten bir analizdir. Likidite Tercihi Teorisi, şöyle özetlenebilir; Fertler ve firmalar muamele saikile. ihtiyat saikile ve spekülâsyon saikile para talep edebilirler. Muamele saikile talep edilen para, aktif piyasa faaliyetini besler ve İktisadî aktiviteyi devam ettirmeğe yarar, ihtiyat saikile talep edilen para, ileride belirebilecek durumlar ve ön görülemiyen harcamalar içindir. Piyasa hareketlerindenve fırsatlardan menfaat sağlamak üzere hazır bekletilen satınalma gücü ise. spekülâsyon saikile talep edilen paradır. Faiz hadlerinin ufak yahut normal dalgalanmaları önünde, muamele ve ihtiyat saikile paratalebi duyarlı değildir. Muamele ve ihtfyat saikile para talebi piyasa faaliyetinin ve iktisadi güvenlik koşullarının fonksiyonudur. Spekülâsyon saikile para talebi ise. faiz had- dinin fonksiyonudur. Faiz haddi yükseldiğinde. spekülâsyon saikile para talebi daralır. Faiz haddi düşünce, spekülâsyon saikile para talebi genişler. Hattâ faiz haddi henüz değişmeden, yükselmek veya alçalmak ihtimali, spekülâsyon saikile para talebinde önemli dalgalanmalara sebep olur. Spekülâsyon saikile para talebinin faiz önünde elâstikliği yüksektir. Spekülâsyon saikile para talebi ile faiz haddi arasındaki ilişki, 96 No. lu şeklide gösterilmiştir. Bu şekile göre, faiz haddi r2 de iken, spekülâsyon saikile para talebi M2 dir. Faiz haddi r3 olunca, para talebi daralmakta ve Mt e inmektedir. Faiz haddi r1 e iner ise, spekülâsyon saikile para talebi genişleyerek M3 e çıkmaktadır. Faiz haddi düştükçe, likidite tercihi kuvvetlenmektedir. Faiz asgari hadde inince, para talebi büyük bir elâstiklik kazanarak yatay eksene paralel duruma geçmektedir. Faiz haddi yükseldiğinde likidite tercihinin zayıflaması, hazır paranın alternatif maliyeti ile izah edilmektedir. Atıl para ve spekülâsyon ama- cile bekletilen likidite, gelirden fedakârlıktır. Faiz haddinin yüksek olduğu dönemlerde, tahvi ve bono gelirlerinin cazibesi artmaktadır. Ellerindeki parayı yalnız faiz gelirinden yararlanmak için değil, ileride faiz haddi alçalınca daha önce ihraç edilmiş tahvil ve bono fiyatlarında kaydedilecek yükselişten faydalanmak ümidile plasman yapanlar çoğalmaktadır. Faiz haddi düşünce likidite tercihinin kuvvetlenmesini, bir teorik örneğe dayanarak izah edelim. Faiz haddi % 5 iken, nominal değeri üzerinden 100 bin liralık tahvil alan birisini göz önüne getirelim. Bu kimse 100 bin lirasını tahvile bağlamakla, 5 bin liralık bir faiz geliri karşılığında likiditesinden vazgeçmiş durumdadır. 100 bin liralık tahvil alimini izleyen günlerde. faiz haddinin % 4 e indiğini farzedelim. Faiz haddinin % 4 e inmesile, 5 bin liralık gelir elde etmek için gerekli tahvil miktarı, 125 bin lira olacaktır. Nominal değerleri üzerinden % 5 faiz getiren 100 bin liralık tahviller ile nominal değerleri %4 faiz getiren 125 bin liralık tahvillerin sahiplerine sağladıkları gelir birbirine eşit olacaktır. Ve dolayısile % 5 faizli tahvillerin borsa kuru yükselecektir. Borsa kurunun yükselmesi, % 5 faizli tahvillerin uzunca bir sürede getirecekleri gelir kadar bir artı değeri derhal gerçekleştirmek imkânını sağlayacaktır. Ellerinde % 5 faizli tahvil bulunanlar, satmağı menfaatlerine uygun göreceklerdir. Ancak tahvil ve bono satanlar, faiz haddi yükselmeden, ellerindeki parayı tekrar sabit gelirli menkul kıymetlere bağlamayacaklardır. Bekliye- ceklerdir. Faiz haddi yükseleceği yerde, düşmeğe devam ederse.. Faiz haddinin % 4 e indiği dönemde tahvil ve bono almış olanlar da, satmağa koyulacaklardır. Ve belki müşteri bulacaklardır. Çünkü % 2.5 nominal faizli tahvile 5 bin lira gelir elde etmek üzere 200 bin lira bağlamaktansa, % 4 nominal faizli ve beş yıl vadeli tahvillerle aynı geliri daha az bir plasman karşılığında elde etmek isteyenler bulunacaktır. Ancak bir noktada, faiz haddinin düşmesi duracaktır. Bu noktaya asgari faiz denilmektedir. Keynes’in teorisine göre, asgari faiz daima sıfırın üstündedir. Asgarî faiz düzeyinde, faiz geliri cazibesini kaybetmektedir. Herkes asgarî faiz getiren tahvil ve bono almaktansa, likiditesini tutmağı tercih etmektedir. Bono talebi, durmaktadır. Ancak talebin tıkanması, bono ve tahvil kurlarını düşürmemektedir. Çünkü ellerinde bono ve tahvil bulunanlar zararına satmaktansa ergeç- nominal fiyatı üzerinden ödenecek bu kıymetleri muhafaza etmeği menfaatlerine uygun bulmaktadırlar. Faiz asgarî seviyeye inerken, talep ile aynı yönde, bono ve tahvil arzı da daralmakta ve teorik olarak durmaktadır. Piyasa, likidite tuzağı denilen bir ölü noktaya gelmektedir. 96 No. lu şekilde görüldüğü gibi, faiz asgari seviyesine yahut rQ a indiğinde para arzı genişletilecek olursa, likidite tercihi eğrisi yahut spekülâsyon saikile para talebi eğrisi yatay eksene paralel duruma geçtiğinden, tahvil ve bono piyasasını canlandırmak mümkün olmamaktadır. Para arzının genişletilmesi, likidite tuzağına bir çare değildir. Piyasanın likidite tuzağından kurtulması. faiz haddinin değişmesine bağlıdır. Keynes’in teorisine göre, gelirler ile faiz haddi arasındaki ilişki 97 No. lu şekilde belirtilmiştir. 97 No. lu şekilde, OM para arzıdır ve sabittir. Dik eksende, faiz hadleri yer almaktadır. L1 likidite tercihi eğrisidir. rQ para arzı ve spekülâsyon saikile para talebi eğrilerinin kesiştiği noktada karar bulmuş faiz haddidir. Gelir arttığı halde para arzının değişmeksizin kalması, likidite tercihi eğrisini L2 ye kaydırabilir. Spekülâsyon saikile para talebi eğrisinin L2 ye kayması, faiz haddinin r1 e çıkmasını temin edebilir. Likidite tercihi eğrileri, daima sol yukarıdan sağ aşağı doğrudur. Ancak bu eğriler, asgari faiz’in altına inemezler. Bu itibarla likidite tercihi eğri- leri, şeklin sağ yanında, yatay eksene paralel durumda ve asgari faiz düzeyinde birleşecekleri varsayılır.Almancası : Liquiditàtsprâferenz, Liquiditats- vorliebe. Fransızcası : préférence pour la liquidité. İngilizcesi : liquidity preference. (Bk; asgarî faiz, nötr faiz, likidite tuzağı, Keynes).

Yorum yazın