LİBERALİZM

dinde, siyasette ve ekonomide hürriyet prensiplerinin ve metodlarının yararlığını savunmuş bir akımdır.
Siyasette Liberalizm, demokrasi ilkelerini desteklemiştir. Liberaller iki yüz yıllık tarihleri boyunca köleliğin kaldırılmasını, insanların taassup baskısından kurtarılmalarını, vatandaşların kanun önünde eşit olmalarını, genel/ oy hakkının tanınmasını ve hükümetlerin halka sorumlu tutulmalarını istemişlerdir. Liberallerin siyasî doktrinlerdeki mevkileri, statükonun devamını arzulayan muhafazakârlar ile düzen değişikliğinin özlemini duyan radikaller arasındadır.
İktisadî Liberalizm ithalât serbestliğini, gümrük vergilerinin indirilmesini, serbest rekabeti savunmuş ve devletin ekonomiye müdahalesine karşı çıkmıştır. Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler! sözü. Liberalizmin parolasıdır.
Liberalizm, Büyük Sanayi inkılâbie beraber, İngilterede doğmuştur. Whig’ler ile 1830 da onların yerini alan Liberal Parti, dış ticarette Merkantilizm’e son verilmesini ve serbest mübadele rejimine geçilmesini sağlamağa çalışmıştır. Liberal Parti yanında, Manchester Ekolü de paralel gayretler harcamıştır.
İktisadî Liberalizmin bayraktarlığını yapmış büyük yazarlar Adam Smith, David Ricardo, Jeremy Bentham ve John Stuart Mili’dir. Richard Cobden ile John Bright’ın da Liberalizm akımına büyük hizmetleri olmuştur.
Liberalizm, dış ticarette ilk başarısını 1846 da İngilterenin hububattan aldığı gümrük vergilerini kaldırmasile kazanmıştır. Cobden’in 1860 da Üçüncü Napolyon ile imzaladığı ticaret muahedeleri, serbest mübadele rejimine hızlı gelişme ortamı sağlamıştır.
Liberalizm, On Dokuzuncu Yüzyıl sonlarına doğru gerilemeğe başlamıştır. 1880 de, Avrupa- da solcuların aldıkları oylar çoğalmak istidadını göstermiştir. Bismark, Liberalizmi baltalayıcı bir iç ve dış politika izlemeğe koyulmuştur. Asrın dönüm noktasında, Joseph Chamberlain de, Liberalizme, kendi öz beşiği sayılan ingilterede kampanya açmıştır.
ingilterede ilk sosyal reformları, ödeme gücüne göre vergi alma prensipini ve miras vergilerini liberaller -uygulamışlardır.
Fransada, italyada ve ispanyada, liberal denilince, yakın çağlara kadar din taassubu aleyhtarlığı anlaşılmıştır.
Amerikada uzun zaman liberaller hakkında, ingilizlerin solculuğu ifade ettikleri bir terim kullanılmıştır. Amerikan liberallerine ilerici denilmiştir. Bu ülkenin liberalleri genellikle özel sektörjü ve rekabet rejimini savunmuşlardır. Ancak iktisatta liberal zihniyeti savunan Amerika- , liların çoğunluğu, dinî ve sosyal konularda muhafazakâr bir tutum göstermişlerdir.
Liberalizm, bir akım olarak kuvvetini Birinci Dünya Savaşında kaybetmiştir.
Halk arasında, Liberalizm ve Kapitalizm kavramları çok defa karıştırılır. Oysa ki. özel sektör geçmiş yüzyıllarda yalnız dış rekabetten korkmadığı vakit Liberalizmi benimsemiştir. Diğer durumlarda özel sektörün eksik rekabet koşullarını tercih ettiği ve devlet himayesinden faydalanma çarelerini aradığı görülmüştür.

Yorum yazın