KURUMLAR VERGİSİ

gerçek kişilerden alınan gelir vergisinden ayrı olarak sermaye şirketlerinin kârları üzerinden ödedikleri bir vergidir. Ancak, işletmeler arası rekabet şartlarının bozulmaması ve vergi ödeme kabiliyetlerinin bütünile kavranması gayesile, sermaye şirketleri dışında kaldıkları halde faaliyetlerinden kazanç sağlayan -kooperatifler gibi- kurumlar da aynı vergiye tâbi tutulmaktadır. Sermaye şirketi sayılarak Kurumlar Vergisine tâbi tutulan şirketler, anonim, limitet ve komandit şirketlerdir.
Kurumlar Vergisinin, gelir vergisinden ayrı olarak tatbik edilmesi, iki temel fikre dayanmaktadır. Birincisi kurumların, onları teşkil eden ve onlara hissedar olan kişilerden müstakil bir varlığa ve hukukî kişiliğe sahip bulunmasıdır. Gerçekten kurumlar, hukukî bakımdan her türlü tasarrufu yapabilen müstakil şahıslardır. Bu özellikleri onlara, ortaklarından müstakil olarak her türlü’ İktisadî faaliyeti yürütmek imkânı vermektedir. Bu sebeple, kazançlarını müstakil olarak vergilendirme, hissedarların ödedikleri gelir vergisi dolayısile bir mükerrerliğe sebebiyet vermemektedir. Aksine, böyle bir vergilendirme yapılmadığı takdirde, kuruma kâr dağıttırmamak su- retile. gelir vergisinin doğması önlenebilmekte- dir. İkincisi, kurumlaşmanın, sahiplerine üstünlükler sağlamasıdır. Bu üstünlüklerin başında malî sorumluluğun konulan sermaye ile sınırlanması. dış kaynakları daha çok kullanma -tahvil çıkarma gibi- imkânı vermesi, gibi hususlar gelmektedir. Böylece kurum, sadece sağladığı kârla bir müstakil vergi ödeme gücü temsil etmekle kalmamakta fakat kurum ofarak gerçek kişilere nazaran sahip olduğu üstünlüklerle, bu gücü kuvvetlendirmekte. onun dayanma ve ödeme imkânını arttırmaktadır.
Kurumlar Vergisinde vergi matrahı, genellikle, kazancın sağlanması için yapılan masrafı aşan kurum iradıdır. Başka deyimle, gayri safî irattan kurumun masrafları indirildikten sonra kalan kısmı kurum kazancı sayılarak vergiye tâbi tutulur. Gerçek kişilerden alınan gelir vergisinde söz konusu olan istisna ve muafiyetlerin büyük kısmı -asgarî geçim, aile ve çocuk indirimi, hayat sigortası primi karşılığı, tedavi masrafları v.s.- kurumun özelliği dolayısile burada mevcut değildir; verginin nisbeti de tektir, vergi mütenasip (düz orantıU) tir; zira kazancın seviyesi ne olursa olsun, kurum bünyesinde kaldığı müddetçe şahsî ihtiyaçlara harcanması sözkonusu olamıyacağı için, bu ihtiyaçların tâbi olduğu sınıflandırma ile ahenkli olarak müterakki bir tarifeye göre vergilendirilmesinin anlamı yoktur. Kazanç, kurum bünyesinden çıkarılıp ortaklara dağıtılınca zaten gelir vergisinin müterakki tarifesine tâbi olmuş olur. Müterakki tarifenin gelir
dağılımını düzeltici fonksiyonu bakımından da aynı şeyi söyliyebiliriz; çünkü bu fonksiyonun da. ancak gerçek kişilerin gelir farkları bakımından işlemesi arzulanmaktadır.
Çağımızda bütün Batı toplumlarında ve diğer toplumlann da pek çoğunda kurumlardan, gelir vergisinden ayrı bir vergi alınmaktadır.
Türkiye’de Kurumlar Vergisi. 3 Haziran 1949 tarih ve 5422 sayılı kanunla konmuştur. Bu kanun T960 yılına kadar hiç bir değişikliğe uğramadan uygulandı. 1960 yılında. 192 sayılı kanunla kurumlar vergisinde ilk önemli değişiklik yapılmıştır. Daha sonraları ise, biri 1963 yılında, diğeri 1969 yılında olmak üzere kanunda iki değişiklik daha yapılmıştır.
Halen yürürlükte olan kanunda vergi mükellefi olarak tanımlanan şirket ve müesseseler şunlardır: Anonim eshamlı komandit, limited ve kooperatif şirketler; İktisadî kamu teşekkülleri; dernek, tesis ve vakıflara ait İktisadî işletmeler.
Merkezleri Türkiye’de olan yabancı kurumla- rın Türkiye içinde ve dışında sağladıkları bütün kazançlar Türkiye’de vergiye tâbidir. Buna mukabil, merkezi dışarda olan kurumların, sadece Türkiye’de sağladıkları kazançlar Türkiye’de kurumlar vergisine tâbi tutulmaktadır.
Vergi matrahının tesbitinde, gelir vergisi kanununun ticarî kazançlarla ilgili hükümleri uygulanır; vergiye tâbi kurumlar birinci sınıf tüccar sayılır ve bilânço esasına göre defter tutarlar. Buna göre sözkonusu kurumlar yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri tutmaya mecburdurlar.
Kurumlar Vergisi mükellefleri, bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazançları, dönemin bitmesinden itibaren dördüncü ayın sonuna kadar bağlı oldukları vergi dairesine bir beyanname ile bildirmeye mecburdurlar. Bir kuruma bağlı şubeler ve ajanlıklar için tek beyanname verilir.
Kurumlar vergisi, bizde de düz oranlı bir vergidir. Vergi oranı anonim, eshamlı komandit, limited ve kooperatif şirketlerde % 25, diğer ku- rumlarda ise % 35’dir. Yabancı kurumlara uygulanan vergi oranı da, % 35’dir. Sermaye şirketlerinde kâr üzerinden ayrıca % 20 oranında menkul sermaye îradı stopajı yapılır. Böylece kurumlar vergisi fiilî yükü % 40’ı aşmış olmaktadır
Kurumlar vergisi matrahının bulunması için bazı masrafların kazançtan indirilmesi bazılarının ise indirilmemesi kabül edilmiştir. Kârdan indirilmesi kabul edilen masraflar şunlardır: Hisse ve tahvil ihraç giderleri, ilk tesis ve taaz- zuv giderleri, genel kurul toplantıları için yapılan giderler, sigorta şirketlerince gerekli olan teknik ihtiyatlar, hisseli komandit şirketlerde komandite ortağın kâr hissesi. Bazı gider türleri kurumlar için gider olabileceği halde, ortaklar bakımından bir gelir teşkil ederler. Bu itibarla bu gibi giderlerin kurum matrahına ulaşılırken.
kârdan indirilmesi, ortaklar lehine bir vergi kaybının ortaya çıkmasına sebep olur. Bu fikirden hareket eden kanun koyucu bazı giderlerin indirim olarak kabul edilemeyeceğini açıkça belirtmiştir. İndirim olarak kabul edilmeyen kurum giderleri şunlardır : özsermaye üzerinden yürütülen fafz, örtülü sermaye faizi, örtülü kazanç dağıtı/nı. ihtiyat akçeleri, dar mükelleflerde işletme merkezinin giderleri, vergi cezaları ve devlet tahvilleri giderleri.
Kurumların tasfiyesi, birleşmesi ve devir hallerinde ortaya çıkan kârlar da Kurumlar Vergisine tâbidir. Tasfiye halinde tasfiye kârı, birleşme halinde ise birleşme kârı vergiye matrah olur.
Kurumlar Vergisi her yıl Nisan ve Ekim aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.
Almancası : Körperschaftsteuer.
Fransızcası : impôt sur les sociétés de capitaux.
İngilizcesi : corporation income tax.
(Bk; Gelir Vergisi).

Yorum yazın