Kooperatifçilik Nedir

Kooperatifçilik Nedir

KOOPERATİFÇİLİK, çok eski, bununla birlikte en demokratik bir işletme biçimidir. Kooperatiflerin temel amaçları “kâr” değildir. Bilimsel deyimi ile kooperatiflere “kooperasyon işletmeleri” denir; halk arasında ya kısaca “kooperatif”, ya da “kooperatif şirketi” olarak anılır. “Kooperasyon işletmeleri” deyimini sade Türkçe ile anlatmak gerekirse bunlara “işbirliği ve dayanışma işletmeleri” denebilir.
işletme ekonomisi biliminde “kooperasyon işletmeleri” denince “birbirlerine meslek, sanat, ya da toplumsal sınıf bilinç ve çıkarı (menfaati) ile bağlı olan grupların kendi aralarında kurdukları, kural olarak kâr amacı gütmeyen, buna karşılık, genellikle verimli çalışmayı temel alan, grupların ortak ihtiyaç ve çıkarlarını korumaya, emek ve ürünlerini değerlendirmeye dönük ekonomik organizasyonlar” anlaşılır.
Hukuksal bakımdan Türk Ticaret Kanunu kooperatifleri şöyle tanımlamaktadır: “Ortaklarının iktisadi menfaatlerini meslek ve geçimleriyle ilgili ihtiyaçlarını karşılıklı yardım ve kefalet sayesinde korumak gayesiyle bir ticaret Unvanı altında kurulan, sermayesi ve ortak sayısı tahdit edilmemiş (sınırlandırılmamış) olan ticaret şirketidir.”
Tanımlamalarından da anlaşılacağı gibi kooperatiflerin ekonomik karakteristikleri ile hukuksal karakteristikleri arasında iki önemli fark vardır: a) Ekonomik tanımlamada kooperatifleşen kişiler, amaçları, ekonomik ve toplumsal kökenleri bakımından daha açık olarak belirtildikleri halde hukuksal tanımlamada daha çok amaçları üzerinde durulmaktadır, b) Ekonomik tanımlamada “kural olarak kâr amacı gütmeyen” bir işletme tipinden söz edilirken, hukuksal tanımlamada, faaliyeti sonucu kâr etmesi gereken “ticaret şirketi” ele alınmaktadır. Tanımlamalar arasındaki farklılıkların anlamını daha iyi kavrayabilmek için kooperasyon işletmelerinin öteki özelliklerini bilmek gerekir.
Kooperatiflerin özellikleri
1. — Kooperatifler üyelerinin işbirliği anlayışına dayanır, öteki ticaret şirketlerinde ise sermaye koyanların söz konusu sermayelerine gelir (kâr) sağlamak amacı vardır.
2. — Kooperatifler temettü hissesi (kâr payı) dağıtmazlar. Buna karşılık, giderleriyle gelirleri arasındaki olumlu farkı ya kooperatiften yaptıkları alışverişe, ya da başka bir ölçüye göre, ortaklarına “risturn” (geri verme) adı altında dağıtırlar.
3. — Kooperatiflerin sermayeleri, ortak sayıları sınırlandırılmamıştır. Çünkü kooperatife ortak olmak için sermaye sahibi olmak gerekli değildir.. Ayrıca, kooperatife “giriş özgürlüğü” vardır.
4. — Kooperatif genel kurullarında kararlar “ortak başına bir oy” ilkesine göre alınır. Ticaret şirketlerinde ise “sermaye birimi başına bir oy” temel ilkedir.
5. — Kooperatifler dar, ya da sınırlı gelirlilerin —çiftçiler, işçiler, memurlar gibi— kurdukları işletmelerdir. Bu bakımdan, kooperatiflere “ihtiyaçların yavrusudur” derler ki doğrudur.
6. — Kooperatifler bir “halk kurumu” oldukları için üyelerinin mesleksel gelişmesine, toplu, ortak yaşama, birbirlerinin çıkarlarına saygı duyma gibi niteliklerinin artırılmasına dönük, bu bakımdan da toplumsal eğitimi geliştiren kuruluşlardır.

Kooperatif Çeşitleri

Başlıca dört çeşit kooperatif vardır: 1 — üretim (istihsal) kooperatifleri; 2 — Tüketim (istihlâk) kooperatifleri; 3 — Kredi kooperatifleri; 4 — Yapı (inşaat) ve konut (mesken) kooperatifleri.
üretim Kooperatifleri. — Ya ortaklarının ürettikleri hammaddeleri kullanmak, ya da aynı ürünleri üretmek, onlara pazarda “gerçek değerlerini” kazandırmak amacıyla kurulan kooperatiflerdir. Bunlar da üç çeşit olurlar: a) Sanayi üretim kooperatifleri; b) Tarım üretim kooperatifleri; c) Satınalma (mubayaa) kooperatifleri.
Tüketim Kooperatifleri. — Ortaklarına gerekli olan tüketim mallarını, koşulların elverdiği oranda, en iyi kalitede, en ucuz fiyata sağlamak amacını taşırlar. Bu çeşit kooperatifler amaçlarına tüketim mallarını doğrudan doğruya üreticiden sağlayarak, yani “aracıları” ortadan kaldırarak ulaşmak isterler.
Kredi Kooperatifleri. — Ortaklarına kredi bulmak, ya da kredi vermek amacıyla kurulan kooperatiflerdir, üç çeşittir: a) Şehir kredi kooperatifleri; b) Tarım kredi kooperatifleri; c) Kefalet kooperatifleri.
Yapı ve Konut Kooperatifleri. — Ortakları için bir yapı, ya da konut yapmak amacıyla kurulan kooperatiflerdir.
Kooperatiflerin, yukarıda açıklanan sınıflamaları yanında, “karma” türleri de vardır: Tarım üretim ve satış kooperatifi gibi.

Tarihte Kooperatifçilik

Gerçekte kooperatifçiliğin ilk izlerine çok eski çağlarda rastlanırsa da genel olarak kabul edildiğine göre dünyada kooperatifçilik hareketi XIX. yüzyılın ilk yarısında Fransa, İngiltere, Almanya’da doğmuştur. Kooperatifçiliğin bu dönemdeki gelişmesinde başlıca iki önemli etken vardır:
1 — Teoricilerin başlattıkları fikir akımları; 2 — Meslek gruplarının gerçekleştirdikleri uygulamalar.
İlk kooperatifçilik hareketlerinin büyük teoricileri İngiltere’de 1824 – 1829 arasında “Karşılıklı işbirliği ve Ahenk Amerikan Kolonisi” adlı teşkilâtı kuran Robert Owen ile, yine Owen’cilerden sayılan, 1828’de “Birlik Mağazaları” adlı tüketim kooperatiflerini kuran Dr. William King’dlr. Owen’i kooperatifçiliğin babası sayanlar vardır. Hem bir bilim adamı, hem de büyük bir fabrikatör olan Owen, işçilere: “Siz kendi kendinizin hem tüccarı, hem de fabrikatörü olmalısınız” diyordu. Dr. King ise, Owen’den farklı olarak, yalnız fikir alanında başlamış uygulamaları ile daha etken olmuştur. Fransa’ da Charles Fourier (1772-1837) kendisine ün kazandıran “Falanster Sistemi”, “Toplumsal Okul” girişimleri ile kooperatifçilik hareketinin önemli teoricileri arasında yer almıştır. Fourier 1500 kişilik bir kooperatif şirketi kurmak, üyeleri bir çatı altında toplamak, böylece hem bir ortak hayat yaşamak, hem de ortak üretimde bulunmak gerektiğini savunuyor, düşündüğü bu sisteme de “falanster” (topluluk) adını veriyordu. Gene Fransa’da Louis Blanc (1811 1865) “toplumsal yapımevi” adında bir topluluk düşünüyordu. Buchez ise (1796 – 1865) işçilerin aralarında bir ortaklık kurmalarını, içlerinden birisini yönetici seçmelerini, kazanılacak paranın bir bölümünü aralarında dağıtmalarını, öteki bölümünü de yedek akçe olarak ayırıp yeniden işe yatırmalarını salık veriyordu. Buchez’nin istediği bir üretim kooperatifiydi, öte yandan, Almanya’da da Schulze-Delitzch (1808 – 1883) “Yardımlaşma Kredisi Halk Bankası” adında bir kuruluş kurmuştu.
Teorlcilerin yarattıkları hareket, o dönemlerde, pek etken olamadı. Buna karşılık, çe-, şitli toplumsal sınıfların kendi çabaları İle kurdukları kooperatifler, bunların ortaya koydukları gerçek örnekler daha etkili oldular. ilk modern kooperatifçilik hareketi ise İngiltere’de Manchester yakınındaki Rochdale kasabasında 21 aralık 1844’te Equitable Pionieers of Rochdale (Rochdale’li Eşitçi öncüler) adı altında, 28 dokuma işçisinin kurduğu kooperatifle başlamış oldu. Kârın, ortakların sermaye paylarına göre değil, kooperatifle yaptıkları alışveriş hacmine göre paylaşılması ilkesi bu tarihten sonra yayılmaya başlamıştır. Bu dönemde meslek gruplarının gerçekleştirdikleri örnekler arasında Fransa’da bir tüketim kooperatifi olgn “Toplumsal ve Gerçek Ticaret” (Lyon, 1835) adlı kuruluş ile “Marangozlar Birliği” (Paris, 1831), “Altın işleyen Kuyumcular Birliği” (Paris, 1834), Buchez’den esinlenerek kurulan, bir üretim kooperatifi olan “Basımevi İşçileri Birliği” (Paris, 1831) vardır.
XIX. yüzyılın sonlarına doğru sendika haklarının doğuşu, emeğin korunmasına yönelik hukuksal mevzuatın çeşitli ülkelerin anayasalarına girmeye başlaması, toplumsal güvenlik anlayışının gelişmesi gibi nedenlerle kooperasyon işletmeleri çalışma alanları bakımından uzmanlaşmaya başladılar. Ayrıca, kurulu kooperatiflerin durumlarını sağlamlaştıracak, güven altına alacak yeni teşekküller kurmaya başladıkları da görülüyordu.
XIX. yüzyıl sonlarında kooperatifçilik hareketi çalışmalarını yeni alanlara yöneltmeye başladı. Bu dönemde “satınalma (mubayaa) kooperatifleri” ile denizcilik kooperatiflerinin yaygınlaşmaya başladıkları görülür. Fransa’da Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra konut kooperatifleri de gelişmeye baş- başlamıştır. öte yandan, 1895’te Londra’da kurulan “Uluslararası Kooperatif Birliği” (L’Allience Cooperative Internationale) bugün de dünyadaki kooperatifçilik hareketini, geçmiş deneyimlerden alınan hızla, geleceğe yaymakta büyük bir rol oynamaktadır.

Çağımızda Kooperatifçilik

Çağımızda kooperatifçiliğin durumunu ülkeler bakımından Uç dalda inceleyebiliriz:
Az Gelişmiş ülkelerde Kooperatifçilik. — Bu sınıfa giren ülkelerin ekonomik yapıları tarıma dayanmakta, sanayileşme daha gelişmemiş durumda bulunmaktadır. Bu ülkelerde halkın okuma-yazma oranı çok düşüktür. Ulusal üretim yetersiz, gelir dağılımı bozuk, üretici ile tüketici arasındaki aracılar boldur. Bu ülkelerde, ekonomik, toplumsal yapıları gereği, kooperatifçilik hareketinin kendiliğinden başlamadığı, yani aşağıdan yukarı değil, yukarıdan aşağı bir hareket olduğu görülmektedir. Bu durumda bulunan ülkelerde kooperatifçilik hareketini başlatan etkenler a) İç etkenler, b) dış etkenler olarak iki yönlüdür, iç etkenler arasında ülkenin ekonomik, toplumsal yapısını çağdaş düzeye ulaştırmak isteyen reformcu devlet adamları, aydınlar; dış etkenler arasında ise Birleşmiş Milletler gibi kuruluşların ilgili teşekkülleri (örneğin. Milletlerarası Çalışma Bürosu) ile uluslararası meslek kuruluşları (örneğin, Uluslararası Kooperatif Birliği) vardır. Sözü edilen ülkelerde kooperatifçilik hareketi genel olarak tarımsal
konularda (tarım kredi kooperatifleri, tarım satış kooperatifleri gibi) konut yapımı ile ilgili alanlarda doğmaya, büyümeye çalışmaktadır.
Sanayileşmiş ülkelerde Kooperatifçilik.— Bu sınıfa giren ülkelerde kooperatifçiliğin değişik gelişmeler gösterdiği görülür. Bu bakımdan, söz konusu ülkelerdeki kooperatifçilik ikiye ayrılır. 1) İskandinav ülkeleri ile Almanya, Belçika, Hollanda’da kooperatifçilik toplumsal gelişmenin, ekonomik örgütlenmenin bir ürünü olarak doğmuş, kooperatifçilerin içten inançları, ciddiyet, disiplin, sorumluluk anlayışları ile gelişmiştir. Bu ülkelerde kooperatifçilik hareketi, genel olarak, yalnız devletten bağımsız olarak yerleşmekle kalmamış, aynı zamanda devletin, özel İşletmelerin ekonomik hayattaki merkeziyetçi (tekelci) tutumlarına karşı bir tepki olarak doğmuştur. Devletin merkeziyetçi tutumuna karşı tepki olarak kooperatiflerin oynadıkları rol özellikle XIX. yüzyıl sonlarında Almanya’da görülür. 2) Latin kökenli olan ülkeler (Fransa, İtalya, Latin Amerika’ nın bazı ülkeleri) ile Amerika Birleşik Devletleri’nde (özellikle tarım kooperatifleri), kooperatifçilik yine kendiliğinden, yani aşağıdan bir hareket olarak doğmuş olmakla birlikte, devletten büsbütün bağımsız olamamıştır. Devlet kooperatifleri, getirdiği özel hukuksal mevzuat İle, düzenlemekte, bazı durumlarda desteklemekte (örneğin A.B.D. de Başkan Roosevelt’in uyguladığı New Deal politikası), ya da bazı konularda onları kontrolü altına almaktadır; Fransa’da, itâlya’da olduğu gibi. Bununla birlikte, bu dala giren ülkelerde de kooperatifçilik düzenli bir gelişme içindedir.
Kollektivist ülkelerde Kooperatifçilik. — Merkezi bir planlama ile yönetilen ülkelerde kooperatifçilik hareketinin karakteristikleri, kurulan kooperatiflerin nitelikleri, hattâ görevleri öbür ülkelerdekinden farklıdır. Söz konusu farklılıklar başlıca iki temel konuda belirlenmektedir:
1) Bu ülkelerde kooperatifçilik sistemi genel merkezci planlama örgütü içinde yer, almakta, kooperatiflerin amaçlarını da, sınırlarını da aynı örgüt saptamaktadır.
2) Kooperatiflerin iç organizasyonları ve faaliyet koşulları, üyelerinden çok, devletin tercihlerine bağlı olmaktadır.
Bu iki temel farklılığın bir sonucu olarak
kooperatifler sözü geçen ülkelerde ekonomik, toplumsal kalkınma bakımından daha etken birer araç olarak kullanılmaktadırlar.

Yorum yazın