KEYNES’İN İSTİHDAM TEORİSİ

1936 da yayınlanan «İstihdamın, Faizin ve Paranın Genel Teorisin kitabında izah edilmiştir. John Maynard Keynes’in klâsik okula yönelttiği ağır tenkitlerin büyük bir’kısmı da, bu konu ile alâkalıdır. Klâsikler, Jean Baptiste Say’nin meşhur «Mahreçler Kanunun ile, üretim faktörlerinin ve o arada emeğin tam istihdamını garantili olarak görmüşlerdir. Onlara göre bir yandan faizin, öbür yandan ücretin yumuşak (flexible) şekilde alçalabilmesi gelişen bir ekonomide sermayenin ve emeğin âtıl kalmayarak kullanımını mümkün kılmaktadır. O cihetle, klâsikler için otomatik işleyen piyasa mekanizmasında eksik istihdam ha
li söz konusu olamazdı. Bütün mesele, tam kullanım halinde olan üretim faktörlerinin ekonomi sathına optimal dağılımından ibaretti. Keynes. üretim faktörlerinin ve özellikle emeğin optimal dağılımından evvel onların tam olarak kullanılıp kullanılamayacağı meselesinin birinci plâna alınmasını ileri sürmüştür. Keynes’e göre, arz ve talep mekanizmasının işleyişinde klâsiklerin anladığı manada bir denge söz konusu olsa bile, bu dengenin her zaman tam istihdam seviyesinde teşekkül edeceği iddia edilemez. Klâsikler, On Dokuzuncu Yüzyıl içinde yalnız o zamana ve yaşadıkları ortama mahsus olan elverişli bir takım şartların arka arkaya eklenmesi ile bir defaya mahsus olarak vücut bulmuş bir durumu (tam istihdamı) devamlı ve her zaman için olağan bir hadise gibi görmek hatasına düşmüşlerdir. Kısaca, özel bir durum genel olarak tasvir edilmiştir. Keynes’e göre, çağımızın gelişmiş ülkelerinde bir yandan aşırı tasarruf karşısında tüketim meylinin zayıf kalması, diğer yandan aşırı üretim kapasitesinden dolayı yeni yatırımların marjinal etkinliğinin alçalması efektif talebin (toplam harcamanın) kısılmasına sebep olmakta ve o yüzden emeğin tamamı kullanılama- yarak bir kısmı açıkta, yani işsiz halde kalmaktadır. Klâsiklerin sadece özel bir durumla meşgul olmalarına karşılık Keynes dengenin tam ve eksik istihdam halinde her iki şeklini de ortaya koymak ve tanıtmak iddiasında olduğu için genellik sıfatına ancak kendi görüşünün sahip çıkabileceğini ileri sürmüştür. Kitabına ıGenel Teorin başlığını koyması bundan dolayıdır. Tam istihdam bugünün ekonomilerinde garantili bir durum olmadığına göre, Keynes ona varma yolunda aktif bir tam istihdam politikasının savunuculuğunu üzerine almış ve William Beveridge gibi tatbikatçıların da gayreti ile bu yolda bir politikanın resmî çevrelerce benimsenmesinde önemli rol oynamıştır. Eksik istihdamın, 1930 larda olduğu üzere, yaygın bir hâl aldığı zamanlarda devlet, Keynes’e göre, bütçe açığına ve enflâsyoncu etkilere katlanarak aktif bir yatırım politikası yürütecek, o arada otonom yatırım harcamaları ile çarpan (multiplier) mekanizmasını harekete geçirerek işsizliği eritmek yolunu tutacaktır.
Almancası : Beschaftigungstheorie von Keynes.
Fransızcası : théorie keynésienne de l’emploi.
İngilizcesi : Keynesian theory of employ ment.
(Bk; Keynes, Genel Teori).

Yorum yazın