Karl MARX

Sosyalizmin yer yüzüne cenneti indireceğine kuşaklar boyunca milyonluk kütleleri inandırmış kudretli bir yazardır.
Karl Marx, ihtilâlci Sosyalizmin efsanevî ve ebedî fikir lideridir. 1818 de doğmuştur. Hrıstiyanlığı kabul etmiş bir Musevi ailesindendir. Felsefeye ve-tarihe merakı, çocukluğunda başlamıştır.
Sosyoloğ ve iktisatçıdır!
Bonn ve Berlin üniversitelerinde okumuştur. Doktorasını lena’da vermiştir. Tezinin konusu. Epikür ve Demokrit Felsefelerinin karşılaştırılması idi.
ideali, bir üniversitede öğretim üyesi olmaktı.
Önceleri, Hegel’çilere hayranlık duymuştur. Hegel Diyalektiğinin izlerine bütün yazılarında rastlanmaktadır. Ancak Hegel’in felsefesile bağ- daşamamış ve Genç Hegel’c\ere anlaşamamıştır.
Radikal fikirleri, üniversite kapılarının önünde açılmasına imkân bırakmamıştır. Gazeteciliğe başlamıştır. Çalıştığı Rheinische Zeitung’un editörlüğünü eline geçirmiştir. Fakat gazete kapatılmış ve Parise kaçmağa mecbur kalmıştır.
Pariste, Alman-Fransız Yıllığının editörlüğünü yapmıştır. Hegel felsefesini tenkit eden ve sınıf kavgası konusunu tahlil eden iki inceleme kaleme almıştır, ihtilâlci Sosyalizm akımına maya tutturmak ümidile hummalı bir çalışmaya girmiştir.
Friedrich Engels ile Pariste tanışmıştır. Engels’ in etkisi altında, dikkatini iktisadi konulara çevirmiştir.
1845 de, Paristen Brüksele geçmiştir.
Kendisinden kıdemli olan sosyalistlere cephe almıştır. Kimini ütopist ve kimini sahte sosyalist olarak damgalamıştır. Proudhon, Sefaletin Felsefesini yazınca, onu Felsefenin Sefaleti adlı ya- yınile cevaplandırmıştır. Saint – Simoh ve Saint – S//7?o/?’cuların tarih sahnesinde bir karnaval alayı gibi geçit yaptıklarını yazmıştır.
Ütopist veya İdealist denilen sosyalistler, idareci ve aydın sınıflara dönük idiler. Karl Marx, Sosyalizmin bir fikir lüksü değil, bir işçi davası olduğunu ileri sürmüştür. Her gittiği yerele, işçi örgütlerile temasa geçmiştir, işçilere sömürül- düklerini ve haksız yere yoksul olduklarını telkine çalışmıştır. Bir sabah kızıl bahar çiçeklerinin açması kadar ani bir ihtilâlin artan sefalet çığırına son vereceğini bir kâhin edâsile müjdelemiştir. Kaleminden akıttığı kin duygusunu, işçi ruhuna sindirmek için büyük çaba harcamıştır.
Komünist Beyannamesini bastırdıktan sonra. Almanyaya giderek 1848 İhtilâline karışmıştır. Başarısızlığa uğrayarak ingiltereye geçmiştir.
Marx, ingilterede yoğun bir çalışma hayatı yaşamıştır. Klâsik İktisatçıları okumuştur. Basılmış bütün iktisat kitaplarını, raporları, dokümanları ve istatistikleri incelemiştir. Ancak yazılarının asıl kuvveti, ilmî görüşlerinin sağlamlığında değil, kullandığı tahrik edici dilde ve müjdelediği işçi ihtilâli ümidindedir.
Kırım Savaşında, bir Amerika gazetesine Ingiltere ve Fransayı öven, Rı/syayı kınayan makaleler yazmıştır.
1858 de Grundrisse der Kritik der Politischen Ökonomie adlı kitabını tamamlamıştır. Bu eserde, daha sonra Kapital’de ayrıntılı olarak işleyeceği görüşlerine yer vermiştir. Kitabın ilk baskısı 1939-1941 arasında Marx-Engels-Lenin Enstitüsünde yapılmıştır. Eksik bir İngilizce tercümesinin adı, Pre-capitalist Economic Formations’ dır.
Kapital’in ilk cildi, 1867 de çıkmıştır.
Kapitalin ikinci ve üçüncü ciltlerinin tamamlanarak bastırılması, ölümünden sonra Engels’ in gayretile gerçekleşmiştir. Dördüncü cildin hazırlanmasına 1904-1910 arasında Kari Kautsky çalışmıştır.
Marx, 1883 de ölmüştür.
Marx’a göre, Kapitalizmi tahrip edecek kuvvet, onun kendi içinde gelişmekte idi. Çünkü kıymeti yaratan, emek idi. Fakat kâr, sermayenin oluyordu. Yarattığı değerin ancak bir cüz’ü işçiye ücret olarak ödeniyordu. Artı değer yahut kıymet fazlası sermayedara kalıyordu. Kapitalist birikim süreci, varlıkların gittikçe sayılı ellerde toplanmasına yol açıyordu. Proletarya sayısı durmaksızın arttığı halde, üretimdeki payı daralmağa yüz tutmakta idi. Zincirlerinden başka kaybedecek varlığı olmayan proletarya, günün birinde bütün zenginliğe sahip çıkan azınlığı yıkacaktı. Proletarya diktatörlüğü kurulacak ve bu diktatörlük üretim araçlarına hâkim olacaktı.
Marx, doktrininin ilmî malzemesini geniş ölçüde Ricardo’dan ödünç almıştır.
Medeniyet tarihi, hiçbir doktrine bu kadar ağır bir bedel ödememiştir. Hiçbir doktrin, medeniyet tarihinde bu kadar derin iz bırakmamıştır.
(Bk: Engels. Marksizm, artı değer, Komünist Beyannamesi. Kapital, Lenin, Karl Kautsky, Eduard Bernstein, Trotsky, Yakınlaşma Teorisi, Yedek Sanayi Ordusu, Eksik Tüketim Teorileri, Tarihî Maddecilik, İlmî Sosyalizm, Diyalektik Materyalizm, Asya tipi üretim, Marx’in Büyüme Modeli, Marx’in Değer Teorisi).
«MARXISM»
{Bk; Marksizm).

Yorum yazın