KAİME ENFLASYONU

Osmanlı İmparatorluğunda Abdülâziz’ın tahta geçmesile birdenbire hızlanmıştır.
Abdülâziz çağının devlet adamları, yalnız kâğıt, mürekkep ve matbaa masrafile Hâzineye milyonlar getiren bir gelir kaynağını kullanmağı ihmal etmek istememişlerdir.
Dolmabahçe Sarayının inşaat masraflarına ilişkin bir fıkra vardır:
«Padişah, yeni inşa edilen sarayı gezerken Ha- zine-i Hassa Nazırına ne miktar masraf edildiğini sorar. Nazır da, cevaben saray inşaatına
3 500 kuruş harcandığını söyler. Bu meblâğ, bastırılan kaimeler için Hâzinenin kâğıda ve mürekkebe sarfettiği para imiş.»
Abdülâziz, taşrada da kaime tedavül etmesine karar vermiştir. Ancak taşra halkı, İstanbulda olup bitenleri duyduğundan, kaimelere itibar etmemiştir.
Bir aralık altın fiyatı 4 liraya çıkmıştır. Halk kaimeleri almaz olmuştur. Esnafın yalnız altın ve gümüşle satış yapmağa kalkışması, kargaşalıklara yol açmıştır. Dükkânlar kapanmıştır. Açlık tehlikesi belirmiştir. Hükümet dışarıya borçlanarak. kaimeleri tedavülden kaldırmak mecburiyetinde kalmıştır.
(Bk; Kaime-i Mutebere-i Nakdiye, Ordu Kaimeleri, İlk Cihan Savaşında Türk Parası).

Yorum yazın