Japonya’nın Ticarete Başlaması

Japonya’nın Ticarete Başlaması

1853 yılında, Pasifik Okyanusu’nda egemenlik kurmayı amaçlayan ABD, Matthew C. Perry adında bir subayın yönetiminde, Japonya’ya bir deniz filosu gönderdi. Filo, yabancıların girmesi yasak olan Japon sularına girdi ve Edo (bugünkü Tokyo) yakınındaki Uraga limanına demir attı. Perry’nin görevi, Japonya ile ABD arasında dostluk ve ticari ilişkiler kurmak ve bir anlaşma imzalamaktı. Amerikalılar düşmanca karşılanacaklarını da düşünerek hazırlıklı gelmişlerdi. Gemilerindeki silahlar, Japonlarınkinden çok üstündü. Filoda, iki de buharlı gemi bulunuyordu.
Cahil halkın ilk kez gördüğü ve “Kara Gemiler” diye adlandırdığı bu gemiler Japon hükümetini
bile dehşete düşürdü. Saldırganları zorla uzaklaştırmanın olanaksızlığı bilincinde olan Şo- gun’un danışmanları, anlaşmaya gitmenin yararlı olacağı kanısına vardılar. Ama öyle gönülsüzdüler ki, yeniden gözden geçirme koşuluyla anlaşmayı imzaladılar.
Perry, sorunun üzerine gitmeyerek oradan ayrılmayı uygun gördü. Birkaç yıl sonra Amerikalılar daha büyük bir donanma ile geldiler ve bu kez Yokohama açıklarında demir attılar. Japon hükümetinin inatçı tutumu karşısında Perry de sert bir tavır takındı ve amaçlarının yalnızca iş ilişkisi kurmak olduğunu anlatmaya çalıştı.
Japonların gözlerini savaşla korkuturken, barışın da yararlarına ısrarla değindi. Ayrıca, Amerikan sanayi ürünlerine karşı ilgi uyandırmak amacıyla, Japon yetkililerine özenle seçilmiş pek çok armağan sundu.
Bu armağanlar içinde, en ilgi çekeni, yük ve yolcu vagonları, buharla çalışan lokomotifiyle çok küçük boyutta yapılmış olan tren ve ona uygun demiryolu oldu. Bu tren Japonların şaşkın bakışları arasında çalıştırıldı. Ayrıca, bir telgraf makinesi, fotoğraf makinesi, baskı makinesi, günün ateşli silahları ile tarımın daha az emekle yapılmasına yarayan ve Japonya’da bilinmeyen araçlar da sergilendi. Sonunda Perry, başarıya ulaştı ve Japonlarla 1854’te antlaşma imzalandı.
Japon hükümeti ile ilk kez imzalanan bu antlaşma ile Amerikalılar, Japonya’nın iki limanından yakıt, su ve diğer gereksinimlerini karşılayabileceklerdi. Bu anlaşmayı çok geçmeden İngiltere, Fransa, Hollanda ve Rusya ile yapılan aynı içerikli anlaşmalar izledi. Böylece Tokugava Şogunlarının egemenliğinde uzun bir yalnızlığa gömülmüş olan Japonya, artık kapılarını istemeye istemeye yabancılara açmaktaydı.
Batılı güçlerin asıl istediği, Japonya ile ticaret yapma hakkını resmen elde etmekti. Bunu da yine ilk kez başaran ülke ABD oldu. 1856 yılında, Japonya’ya ABD’ni temsil etmek amacıyla Townsend Harris konsolos olarak gönderildi. Harris, uzun yıllar ticaretle uğraştığından ve gemi sahibi olduğundan denemelerinden yararlanmasını bildi. Japonların, Amerikan saldırısına uğrama korkularını yendi ve resmi makamları yabancı ülkelerle yapılacak ticaretin onlar için yararlı olacağına inandırdı. Sonunda Japonlar bu amaç için birkaç limanı daha açmayı kabul ettiler. Harris’in 1858 yılında imzaladığı ABD— Japonya Dostluk “ve Ticaret Anlaşmasının önemli bir özelliği de, Japonlara, savaş gemileri, ticaret gemileri, savaş araç ve gereçleri ve diğer tüm gereksinimlerini ABD’den satın alabilme hakkını tanıması idi. Ayrıca Japonlar, Amerikalı bilim adamları, Amerikan ordusu uzmanları ve her daldaki teknisyenlerinden yararlanabileceklerdi. ABD, Japonya’nın çağdaş bir duruma gelmesi için, neler yapılması gerekiyorsa, tümünü sağlamaya yardımcı olacağını da üstlenmişti.
Buna benzer anlaşmaların öteki ülkelerle de imzalanması gecikmedi, önce Hollanda, sonra Rusya, İngiltere ve Fransa ile anlaşmalar imzalandı. Böylece Japonya’nın kapıları, bir daha kapanmamak üzere biraz daha aralandı.
Japonya, söz konusu anlaşmadan iki yıl sonra ABD’ne üst düzeyde kişiler gönderdi. Bunların bazıları Büyük Okyanus’u, Hollanda’dan satın alınan, ama tayfalarıyla kaptanı Japon olan buharlı bir gemiyle geçmişlerdi. Bu, yabancı bir ülkeye yapılan ilk yolculuktu. Bu yolculukta Japonlar, ABD toplumunun yaşamını yakından gözlediler. Ülke içinde tren yolculuğu yaparak yararlı izlenimler elde ettiler. Fabrikaların ürettiği malları, ordu örgütünü, gemi yapımını, para basımını ve diğer etkinlikleri ilgiyle izlediler.
Onlar için her şey yeniydi. Bu yüzden gördüklerini not ettiler ya da bir taslağını çizdiler. Aralarında birkaçı biraz İngilizce biliyordu, ama yine de kendilerini ilgilendiren konuları kapsayan kitaplar ve bu kitapları çözmeye yarayacağını umdukları sözlükler satın aldılar.
Bu gezi yapıldığında, Perry’nin Japonya’ya ilk gidişinin üzerinden yalnızca yedi yıl geçmişti. Buna karşın Japonya, son iki yüzyılda aldığı yoldan fazlasını bu kısa süre içinde almış bulunuyordu.

Yorum yazın