İTALYAN İKTİSATÇILAR EKOLÜ

Ortaçağdan Yirminci Yüzyıla kadar uzayan çağları kapsar.
Augustin Thierry, iktisadı «İtalyan şehirlerinde oluşmuş bir burjuva bilimin diye tanımlamıştı. İtalya, iktisadi düşüncenin Ortaçağda gelişmeğe başladığı bir ülkedir.
Italyan iktisatçılar Ekolü, üç gelişme safhasından geçmiştir.
i) Birinci safha. On Üçüncü Yüzyıl ortalarından On Sekizinci Yüzyıl sonuna kadar sürmüştür.
Bu dönemde. İktisadî konulan tahlile çalışmış İtalyan düşünürlerinden bazıları şunlardır:
Aquino’lu Thomas. Ortaçağ kanonistlerinin İktisadî görüşlerini temsil etmiş bir din adamıdır.
Paolino Minorita. büyük aile topraklarının yönetimi üzerinde durmuştur.
Edigio Colonna, vergi konuları hakkında yazmıştır.
Rehin karşılığı kredi Aquino’lu Thomas’m izinde bulunan Nicolo Barianno ve Tommaso de Vio tarafından tenkit edilmiş, bunlara karşı Da Busto’nun öncülük ettiği bir düşünürler grupu tarafından savunulmuştur.
Bernardo Giustiniani ve Ortensio Capellone, kambiyo işlemlerinden kazanç sağlanmasını günah saymışlar, fakat Antonio di San Salvatore ile Ba- silio Alemanni aksi tezi benimsemişlerdir.
On Dördüncü Yüzyılda. Petrarch vergilerin adaletli ve mutedif olması gerektiğini ve iltizam usulünün sakıncaları bulunduğunu ileri sürmüştür.
On Beşinci Yüzyılda Giovanni Pontano, Benedetto Cotrugli ve Diomede Carafa ticaretin yararlarını anlatmışlar, devlet giderleri ile gelirleri arasında ahenk bulunması gerektiğini yazmışlar, tarımın vergilendirilmesi üzerinde durmuşlardır.
On Altıncı Yüzyılda Matto Palmieri, Francesco Guicciardini ve Nicolo Machiavelli gibi büyük düşünürler yetişmiştir. Matto Palmieri, SİYASÎ İKTİSAT kavramını ortaya atmış ve nisbî vergi sistemini teklif etmiştir. Francesco Guicciardini, nisbî ve müterakki vergi sistemlerinin mukayeseli analizini yapmıştır. Nicolo Machiavelli sanayiin devletçe teşvik edilmesini, toprak verimindeki artış sonsuz olamıyacağına göre nüfus çoğalması sorunu üze-rinde durulmasını istemiştir. Giovanni Botero da, Malthus’ün öncülüğünü yapmış, devlet monopollerini incelemiş ve ticaret kısıtlamalarının etkilerini araştırmıştır.
Gaspare Scaruffi, 1582 de. millelerarası tek para sisteminin kazandıracağı imkânları incelemiştir.
Davanzati, bu çağda dikkate şayan İktisadî fikirler öne sürmüş yazarlardandır.
1638 – 1775 arasındaki dönemde, Italyan iktisatçıları Merkantilizm ve Himayecilik ilkelerine genellikle bağlı kalmışlardır. Merkantilizmi ilk ilkel şeklile savunan Belloni ve ayrıntılı izahını yapan Antonio Genovesi’dir. Cossa, tarım ürünlerinin gümrük himayesi altında tutulması zorunluğu üzerinde durmuştur. Pascoli ve Bandini, ihracatın serbest bırakılmasını savunmuşlardır. Galiani ise. hububatta serbest mübadele rejiminin bir zaruret teşkil ettiğini düşünmüştür.
Genovesi, Verri, Beccaria ve Fabroni iç gümrüklere yani oktruva resimlerine karşı çıkmışlardır.
Ricci, 1787 de. nüfus çoğalmasına beslenme olanaklarının sınır çizeceğini belirtmiştir. Beccaria. gıda maddelerinin pahalılanmasına paralel olarak ücretlerin yükseleceğini ve yüksek ücretlerin sanayileşmeğe zarar vereceğini isbata çalışmıştır.
On Sekizinci Yüzyıl İtalyan iktisatçılarını Kürsü Sosyalistlerinin öncüsü sayan müelliflere rastlanmıştır. Çünkü bu iktisatçılar köylünün küçük mülkiyete bağlılığı. Kapitalizmin ve büyük arazinin yarattığı sosyal sorunlar ve adaletsizlikler üzerinde durarak, toprak reformu yapmak üzere devletin müdahalesine taraftar olmuşlardır.
On Sekizinci Yüzyılın önemli düşünürlerinden biri de. Venedik’li papaz Giammaria Ortesö’ır. Biri 1774 de yayımlanmış Milli Ekonomi ve diğeri 1790 da yayımlanmış Nüfus Hakkında Düşünceler başlıklı iki eseri vardır. Bu iki eserle beraber başka yayımları bir araya gelince, bir İktisadî sistem ortaya çıkmaktadır. Üretim arttıkça, bunun karşılığında fedakârlıklar yapmak zorunluğu hasıl olacağını ve do- layısıyle refahın yükselmesine paralel olarak başka yönlerden sefalet ve sıkıntıların artabileceğini anlatmıştır. Üretimin gelişmesi sonunda, çalışmaksızın toplumun ödediği para ile geçinenlerin çoğalacağını yazmıştır. Artan Sefalet Teorisinde daha sonra dikkate çarpacak görüşler üzerinde durmuştur. Sanayileşmenin getireceği refaha karşılık fayda kayıpları olacağını ilk sezmiş yazar addedilmektedir.
ii) İkinci safh3 iktisatçıları, genellikle iyimser düşünürlerdi. Ancak birçokları, konulara sathî bir şekilde temas etmişlerdir.
Bu safha. On Sekizinci Yüzyıl sonundan On Dokuzuncu Yüzyıl ortalarına kadar uzamaktadır.
On Dokuzuncu Yüzyılın ilk yarısında iç politika krizleri İtalya’daki İktisadî gelişmeyi engellemekteydi. İtalya Birliğinin kurulmasını hedef tutan mücadeleler, iç gümrükler, makineleşme hareketinin yani teknolojik yeniliklerin gecikerek İtalya’ya girmesi ve orijinal görüşlü bazı iktisatçıların gereken önemle değerlendirilememesi, ikinci safhanın özel- likierindendir.
1802 – 1816 yıllarında Baron Custodi, klâsik İtalyan iktisat metinlerini kırk üç büyük cilt halinde yayımlamıştır.
1767 – 1829 yıllarında yaşamış olan Melchiore Gioja büyük toprak mülkiyetini savunmuş, sanayiin korunmasını istemiş, iş bölümü hakkında ilginç gözlemlerde bulunmuş, geniş istatistik malzemesi toplamış ve Adam Smith ile Jean – Baptiste Say’i eleştirmiştir.
1761 – 1821 yıllarında yaşamış olan Gian – Do- menico Romagnosi, serbest mübadele doktrinini tenkit etmiştir. Malthrus’ün Nüfus Teorisini çürütmeme çalışmıştır. Serbest mübadele doktrinine yönelttiği eleştirmeler bilimsel ağırlık taşımış, ancak Malthus’ü tenkit ederken ciddî hatâlara düşmüştür.
Luigi M ol i nar i Valeriani, PİYASA DEĞERİ konusunda ayrıntılı araştırmalar ve tahliller yapmıştır. Francesco Fuoco, Ricardo’nun teorisini yorumlamış ve servet bölüşümünün servet üretiminden daha önemli bir konu olarak ele alınması gerektiğini savunmuştur. Carlo Cattaneo ise, serbest mübadele tezine bağlanarak List’in tenkidine girişmiştir. PeUegrino Rossi, Napolyon’un Medenî Kanununu İktisadî açıdan eleştirmiştir. Antonio Scialo/a, İngiliz iktisatçılarının yanıldıkları noktaları ortaya koymak istemiştir. CamiUo Cavour hububat ithalâtı, İrlanda sorunu ve devlet mâliyesi hakkında güzel analizler yapmıştır.
İyimser İtalyan iktisatçıları akımının On Dokuzuncu Yüzyıl ortalarındaki lideri. Francesco Ferra- ra idi. Ferrara kredileri genişleterek ve harcamaları artırarak durgunluğu gidermek ve işsizliği azaltmak mümkün olabileceğini ilk düşünmüş iktisatçılardandır.
iii) Üçüncü safhaya. İtalyanlar «bilimsel dönem» demekten hoşlanmaktadırlar.
Bu dönemin iktisatçıları, iyimser görüşlere daha az kesinlikle bağlanmışlar, objektif ve pozitif araştırmalara önem vermişlerdir. Ferrara’nin adı, üçüncü safhada da, üstün durumunu muhafaza etmiştir.
Ferrara, teorilerinde hareket noktası olarak Ricardo ile Say’in teorilerini almıştır. Değer’in üretim maliyetine değil, yeniden üretim yani reproduction maliyetine bağlı olması gerektiğini savunmuştur. Piyasalarda monopol eğilimleri kuvvet kazandıkça. reproduction kriterlerinin değişebileceğini düşünmüştür. Fizik reproduction ile iktisadi reproduction kavramları arasında ayırım yapmıştır. Rant, kâr ve ücret kavramları ile değer arasındaki bağlılıkları tahlil etmiştir.
Girolamo Boccardo da, Ricard on un teorileri üzerinde büyük emek vermiş bir iktisatçıdır. Ricardo’ nun teorilerini revizyondan geçirmiş, bazı noktalarını geliştirmeğe çalışmış ve bunları savunmuştur.
On Dokuzuncu Yüzyılın ikinci yarısında rant, kâr ve öcret konuları üzerindeki metinleri ilgi toplamış, devlet borçları üzerinde durmuş, Nüfus Teorisini değiştirmeğe çalışmış meşhur İtalyan yazarları arasında. Angelo Messedaglia önemli bir yer almıştır.
Asrın sonuna doğru ve Yirminci Yüzyıl başlangıcında yetişmiş İtalyan iktisatçıları arasında, büyük isimlere rastlanmıştır. Carlo F. Ferraris, Augusto Montara, Dalla Volta. Vilfredo Pareto, Maffeo Pan- taleoni, Umberto Ricci, Francesco Nitti bunlar arasında sayılabilir.
Vilfredo Pareto. Lozan Ekolünün Léon Wal/as izleyen iktisatçısıdır. Pantaleoni. iktisatta birçok doktrinler bulunmadığını ve biri iktisadı bilenler ve diğeri bilmiyenler tarafından temsil edilen iki cephe olduğunu belirtmiştir. Umberto Ricci, İstanbul Üniversitesinde son yıllarını geçirmiştir. Ayrıca Constantino Bresciani – Turroni, enflâsyon üzerindeki araştırmalarıyla literatürde iz bırakmış ve Kavalalı Mehmet Afi Paşa’nin planlı ekonomi denemesini dünyaya tanıtmıştır. Luigi Einaudi ise. ikinci Dünya Savaşından sonra, İtalya’da Cumhurbaşkanlığına seçilmiştir.
Almancası : ftalienische Schule.
Fransızcası : économistes italiens.
İngilizcesi : Italian School of economists.
(Bk;Aquino’lu Thomas. Guicciardini, Botero. Da- vanzati, Ferrara, Beccaria, Pareto. Pantaleoni, Bresciani – Turroni, Nitti, Einaudi).

Yorum yazın