İSTİHDAM

üretime yönelen emek faktörünün kullanımı anlamına gelmektedir.
Diğer üretim faktörleri gibi emeğin de bir ülke ekonomisinin gelişme gücü üzerinde büyük önemi vardır. Özellikle emek faktörünün tam olarak ve ya eksik şekilde kullanılması İktisadî gelişme hızını olumlu veya olumsuz yönde etkilemektedir. Zira daha fazla sayıda faydalanılan emek faktöründen daha fazla üretim elde etmek ve emeğin verimini de artırmak şartıyla, daha hızlı bir İktisadî büyümeyi gerçekleştirmek mümkün bulunmaktadır. Nitekim verimlilikle büyümeye başlıyan ekonomi, istihdam hacmini de genişletmekte, böylece karşılıklı olarak birbirini tamamlıyan faktörlerden olumlu sonuçlar elde edilmektedir.
Ancak bu mekanizmanın yolunda işlemesi her zaman kolay olmamaktadır. Özellikle geleneksel tarım kesimine dayalı az gelişmiş ekonomilerde iş ariyan herkese makûl bir süre içinde iş bulmak ve kısa dönemde verimliliği artırmak, bünyevî bazı sebeplerden ötürü, mümkün olamamaktadır.
İstihdam kavramı ile işgücü ve işsizlik arasında çok yakın bir ilişki mevcuttur. Gerçekten emek faktörünün tabiî ve normal sınırını o ülkenin nüfusu teşkil etmektedir. Ancak toplam nüfustan ziyade nüfusun bünyesi İktisadî açıdan önemlidir. Zira 14-65 yaşlar arasındaki çalışma çağı nüfus, çocuk ve yaşlı nüfusu beslemektedir. Öte yandan 14-65 yaş arasında bulunan kişilerin hepsi İktisadî bakımdan faal olmadıkları gibi, çocuk veya yaşlı oldukları halde çalışanlar da mevcuttur. Bu itibarla İktisadî tahlillerde işgücü veya faal nüfus kavramı üzerinde durulmaktadır. Bununla bir ülkede İktisadî faaliyete katılarak emeğini arzeden‘kişilerin toplamı kastedilmekte; çalışma iktidarında ve arzusunda olmıyanlarla ev hanımları hariç tutulmaktadır.
İstihdamla işsizlik arasındaki ilişki de açıktır. İkinci Dünya Harbinden sonra tam istihdam politikası izlenerek çalışma arzu ve iktidarında olan herkese iş bulunması İktisadî politikanın belkemiğini teşkil etmektedir. Ancak işgücü seviyesi ile iş bulma imkânına kavuşanların meydana getirdiği istihdam seviyesi arasındaki fark işsizlik miktarını vermektedir. Böylece tam istihdam politikası ile işsizlikle savaş politikası arasında çok yakın bir ilişki vardır. Bu durumun bellibaşlı sebepleri arasında donatımın ve efektif talebin yetersizliği yanında iş piyasasının yeteri kadar teşkilâtlanamama- sı ve ekonomik dalgalanmalar üzerinde durulmak-tadır.
Az gelişmiş ülkelerin ekonomik ve sosyal yapısı istihdam ve işsizlik sorunlarına gelişmiş ülkelere nazaran farklı bir nitelik kazandırmaktadır. Hızlı nüfus artışının çok belirgin olduğu bu gibi ülkelerde geleneksel tarım kesimi yeteri kadar istihdam imkânı yaratamamakta. bu yüzden kronik işsizlik az çok bütün bölgelerde hâkim bulunmaktadır.
İktisadî gelişme istihdam üzerinde çok yönlü değişiklikler meydana getirmektedir, istihdam hacmi genişlerken müstahdem zümrenin ücret karşılığı çalışanlar içindeki payı artmakta ve istihdam imkânları tarım kesiminden sanayi ve hizmetlere doğru yönelmektedir.
Almancası : Beschäftigung.
Fransızcası : emploi.
İngilizcesi : employment.
(Bk; eksik istihdam, tam istihdam, istihdam oranı, Klâsik istihdam Teorisi. Keynes’in İstihdam Teorisi, işsizlik).
(Bk; eksik istihdam dengesi, tam istihdam dengesi. Dinamik Enflâsyon modeli).

Yorum yazın