İŞSİZLİK SİGORTASI

işsizlik tehlikesine karşı emek sahiplerini koruyan bir sosyal güvenlik vasıtasıdır.
İşsizlik sigortasından yararlanabilmek için öncelikle işsiz niteliğine sahip olmak gerekmektedir. İşsizin tarifinde ise çeşitli ülkelerin mevzuatı arasında farklar olmakla beraber, genellikle işçinin iradesi dışında bir sebeple işini kaybetmesi, geçimini ücretle sağlaması, çalışma kabiliyetine ve arzusuna sahip olması, resmî iş bulma teşkilâtına başvurması gibi unsurlara yer verilmektedir.
Birinci Dünya Savaşından sonra in^ıiCçre’Ua Kurulan mecburî işsizlik sigortası kısa zamanda bir çok Avrupa ülkesine yayılmıştır. Bununla beraber işsizlik sigortasının gerek kurulması, gerek işleyişi bakımından en güç sosyal sigorta dalı olduğu kabul edilmektedir. Gerçekten bir ülkede işsizlik tehlikesi emek sahiplerinin büyük bir kısmını içme alıyorsa ve bünyevî bazı nedenlere dayanıyorsa orada gerekli şekilde işleyen bir işsizlik sigortasını kurmak hemen hemen imkânsız bulunmaktadır. Diğer taraftan işsizlik sigortasının ilk. şartı iş piyasasını başarılı şekilde düzenleyebilen resmî iş ve işçi bulma bürosunun mevcut olmasıdır. ^
işsizlik sigortasının gerek işsiz kalan kişi, gerek millî ekonomi bakımıhdan sağladığı faydalar yanında. iyi uygulanmadığı takdirde birçok sakıncalar yaratacağı da unutulmamalıdır, özellikle bu sigortanın işsiz kalan kimseleri tembelliğe alıştırmasına kesinlikle engel olmak lâzımdır. Bu amaçla birçok ülkelerin kanunlarında işsizlik sigortasına hak kazanabilmek için belirli bir süre prim ödeme şartı arandığı gibi, işsizliğin bir süre devam etmiş olması da dikkate alınmaktadır. Böylece çok kısa süreli işsizlikler, sigortanın kapsamı dışında bırakılmaktadır. Ayrıca sigortalı işçiye belirli zamanlarda resmî iş ve işçi bulma bürolarına başvurma ve rayiç ücrete göre teklif edilen işi kabul etme gibi yükümlülükler yüklenmektedir, öte yandan işsizlik ödeneği, normal ücretin sadece bir kısmını karşılamaktadır. Meselâ Uluslararası Çalışma Teşkilâtının sosyal güvenlikle ilgili asgarî normları gösteren sözleşmesinde işsizlik sigortasından ödenecek tazminatın işçinin son ücretinin % 45 i olacağı belirtilmiştir. Birçok ülke mevzuatında bu oran % 50- 60 arasındadır. Nihayet işsizlik sigortasından yararlanma süresi de genellikle sınırlanmıştır. Meselâ yukarıda bahsi geçen sözleşmeye göre işçi bir yıllık süre içinde sadece 13 hafta işsizlik sigortasından ivaz alabilecektir.
Diğer sigorta dallarından farklı olarak işsizlik sigortasının geleceğe ait hesaplarını yapmak hemen hemen imkânsızdır. Gerçi her ekonomide önlenmesi imkânsız ârızî bir işsizlik vardır. Ancak %
5 i aşan bir işsizlik tehlikesinin aktüarya hesaplarını yapmak oldukça güçtür.
İşsizlik sigortasının primleri işçi ve işverenler tarafından ödenmekte, devletin de iştiraki genellikle sağlanmaktadır. Meselâ Belçika. Kanada. Danimarka. İrlanda, Norveç ve İngiltere’de üçlü iştirak sistemi uygulanmaktadır.
Gizli işsizliğin yaygın olduğu ülkelerde etkili bir işsizlik sigortası kurmak imkânsız görünmektedir.
Almancası : Arbeitslosenversicherung, Fransızcası : assurance contre le chômage. İngilizcesi : unemployment insurance.

Yorum yazın