İŞSİZLİK

işgücü seviyesi ile istihdam seviyesi arasındaki farktır.
İçinde yaşadığımız sanayi çağında işsizliğin fertlerin kabiliyetsizliğinden veya geçimsizliğinden ve haylazlığından değil, toplumların İktisadî bünyesinden doğduğu anlaşılmış bulunmaktadır. Nitekim yüzbinlerce, bazen milyonlarca insan, çalışma arzu ve iktidarında oldukları halde işsiz kalabilmektedir.
Şu halde işsizi, çalışma arzu ve iktidarında olan ve piyasada carî ücret seviyesine razı olduğu halde, makul ve uygun bir iş bulamıyan kimse olarak tarif edebiliriz. Bu tarifin unsurlarını incelersek çalışma arzusunda olmayan veya ancak çok yüksek bir ücret karşılığında bu külfete katlanmayı kabul eden bir kimse teknik anlamda işsiz sayılmıyacağı gibi, çalışma gücüne sahip olmıyan sakat bir kimse de işsiz telâkki edilemez. Makul ve uygun bir iş kavramı da işçinin piyasada carî olan alışık olduğu ücret seviyesinden düşük olmıyan bir ücretle, kendi kabiliyetine ve meslekî ehliyetine uygun ve ikametgâhına nisbeten yakın bir yerde iş bulması anlamı- na gelmektedir. Şöyle ki kendisine çok düşük bir ücretle veya mesleki ehliyet ve kabiliyeti dışında veya çok uzak bir yerde iş teklif edildiği halde bu işi kabul etmiyen kimse de işsiz sayılacaktır. Buna karşılık grev halindeki bir işçi, bu harekete kendi arzu ve iradesiyle karar vererek katıldığı farzedildi- ğinden ve esasen işveren ile arasındaki hizmet akdi sona ermediğinden işsiz kavramı dışında mütalâa edilmektedir.
işsizlik emek arz ve talebi arasındaki intibaksızlıktan doğar. Bu intibaksızlığın sebepleri gelişmiş ve az gelişmiş ülkelerde farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Az gelişmiş ülkelerde ekonominin bünyesinde, özellikle sermayenin yetersizliğinden ileri gelen bir işsizlik söz konusu olduğu halde, geliş- miş ülkelerde emeğin talebinde meydana gelen değişmeler işsizliğe sebebiyet vermektedir. Çünkü bu ülkelerde teknik ilerlemeler işçilerde aranan vasıflarda sürekli değişikliklere lüzum ve ihtiyaç göstermektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi işsizlik zamanımızda sadece işsiz kişilerin değil, toplumun bir sorunu olarak kabul edilmekte, tam istihdam İktisadî kalkınmanın belli başlı amaçları arasında yer almaktadır. Asrımıza hâkim olan sosyal devlet görüşü tam istihdamı sağlamayı devletin en önemli görevlerinden biri kabul etmekte ve çalışma hürriyeti anayasalara kadar girmiş bulunmaktadır.
Almancası : Arbeitslosigkeit.
Fransızcası : chômage.
İngilizcesi : unemployment.
(Bk; işsizlik nevileri, istihdam, işsizlik ödeneği, işsizlik sigortası, iş hacmi).

Yorum yazın