İŞ BÖLÜMÜ

üretim faaliyetinde işçilerin ehliyet ve kabiliyetleri dikkate alınarak yapılacak işin kısımlara ayrılmasını ve işçiler arasında bölüştürülmesini ifade etmektedir.
işbölümünün insanlar, hatta hayvanlar için, doğal bir olay olduğu birçok düşünürler tarafından açıklanmıştır. Karıncalardan, arılardan örnekler veren birçok yazar, özellikle insan toplumlarının öte- denberi işbölümüne dayandığını İleri sürmüşlerdir. Meselâ Fransız sosyoloğu E. Durkheim’e göre işbölümü hayatın gelişmesinin tabiî bir gereğidir ve canlıların diğer canlılara göre gelişme derecesi bununla ölçülmektedir. Mesele bu açıdan ele alınacak olursa iş bölümünün insan hayatı kadar eski olduğu söylenebilir. Nitekim önceleri insanlar ara-sında cinsiyet farkına dayanan bir işbölümünün ortaya çıktığı ifade edilmektedir. Kapalı ev ekonomisi döneminde aile fertleri arasında yapılan işbölümü neticesinde erkekler avcılık, balıkçılık, harp gibi daha güç işleri yapmakta; kadınlar ise ev işleriyle meşgul olmakta idiler.
Eski Yunan ve Roma’daki esirler arasında da meslek esasına göre farklılıklar mevcuttu. İşbölümünün bu en basit şekli mübadele ekonomisine geçiş sırasında daha fazla gelişmiş ve belirli bir yerde çalışan işçilerle, gezginci işçiler birbirinden ayrılmaya başlamıştır. Özellikle şehirleşmenin hızlanması, korporasyonların gelişmesi gibi sebeplerle Ortaçağda meslekler arasında bir farklılaşma kendini göstermiştir. Kapitalist fabrika sanayiinin ortaya çıkışı ile mesleklerin sayısında yeniden hızlı bir artış olmuştur. Gerçekten modern tekniklerin sanayie uygulanması sonucu bir yandan eski meslekler parçalanmış, yeni uzmanlık dalgalarını ge-rektiren kısımlara ayrılmaya başlamış, öte yandan da eskiden mevcut olmayan yeni meslekler ortaya çıkmıştır.
Meseleyi millî ekonomiden İşletme ekonomisine çevirdiğimiz zaman daha dar anlamda bir işbölümü kavramı ile karşı karşıya gelmekteyiz. Gerçekten A. Smith’in üzerinde ısrarla durduğu bir olay uzun süreden beri dikkatleri çekmektedir. Buna göre bir işletmede belirli bir malı üretebilmek için mümkün olduğu kadar basit işlemlere ayırmak ve bunları ayrı ayrı işçilere veya işçi gruplarına yaptırmak üretimi hızla artırmaktadır.
A. Smith bir toplu iğnenin yapımında birbirinden farklı 18 işlem olduğunu ve o devirde önemli sayılan işletmelerde 18 grup işçinin çalıştırıldığını anlatmaktadır. Günümüzde el emeğinin yerini makineler aldıkça işbölümünün artışı da hızlanmaktadır. Meselâ ayakkabı imali küçük sanatlardan çıkarak fabrika sanayii haline geldiği zaman bîr ayakkabının imali İçin birbirinden farklı 173 işleme ihtiyaç bulunduğu anlaşılmaktadır. Keza kaliteli bir saat imalinde herbiri değişik makinelör kullanan 1000 den fazla işçi grupuna ihtiyaç duyulmaktadır İşbölümü lehinde ve aleyhinde çeşitli görüşler ileri sürülmüştür.
i) İşbölümü lehindeki görüşler: İşbölümü sayesinde üretim ve verimlilik artmaktadır. Zira aynı işi devamlı şekilde yapan işçi işe daha iyi intibak etmekte, âlet değiştirme, başka işe başlama gibi sebeplerle zaman kaybı önlenmektedir. Bu hususta A. Smith şu misali vermektedir: İşbölümünün hâkim olduğu bir işyerinde on işçi günde 48.000 den fazla toplu iğne imâl etmektedir. $ayet bunlar bu işi ayrı ayrı yapmaya kalkışsalardı. herbiri günde çok daha az üretim yapabileceklerdi.
Diğer taraftan işbölümünün işçiler arasında dayanışma fikrini kuvvetlendirdiği savunulmuştur, özellikle Durkheim işbölümü sayesinde işçinin diğer İşçilerle birlikte hareket ötmeğe alışacağını ileri sürmüştür.
Nihayet işbölümünün makine ve teçhizatın da verimini artırdığı, işverenin meslekî eğitim masraflarını azalttığı fikri üzerinde durulmuştur.
ii) İşbölümünün aleyhimdeki görüşler: Son yıllarda İşbölümünün aşırı uygulanmasına karşı tepkiler doğmuştur. Yürüyen tezgâhlar üzerinde yapılan üretimin çeşitli -sakıncalar yarattığı, birbirine bağlı olan ünitelerden herhangi birinde meydana gelen bir aksaklığın faaliyetin bütününü etkilediği hatırlatılmıştır.
Fakat işbölümüne karşı en ciddî tenkitler sos- yoloğlardan gelmiştir. Aşırı derecede basitleştirilen bir işi devamlı şekilde yapmak zorunda kalan bir kimsenin kısa bir süre sonra fevkalâde yorulduğu. bu durumun zamanla işçinin manevî kapasitelerini kısırlaştırarak onu bir robot haline getirdiği birçok müellif tarafından açıklanmıştır.
Nihayet çok basit bir işte çalıştırılan işçinin meslekî ehliyet kazanmasına imkân kalmamakta ve günün birinde işten çıkarılması veya teknik gelişmeler sebebiyle işsiz kalması halinde iş bulma şansı^ nı geniş ölçüde kaybetmektedir.
Bu iddialarda gerçek payının bulunduğu şüphesizdir. Ancak artan üretimden işçinin de diğer tüketiciler gibi yararlandığı unutulmamalıdır, öte yandan çok basit işlerin gün geçtikçe makinelere yaptırıldığı buna mukabil makinelerin kontrolünü gerektiren işlerin yaygınlaştığı ve müteşebbislerin görevlerinin arttığı bir gerçektir.
İşbölümü tıpkı modem sanayi hayatı gibi geriye dönülmesi imkânsız bir yoldur, önemli olan bunun sakıncalarını azaitmak ve işçilere işbölümünün faydalarından yararlanarak insan şahsiyetine yakışır bir düzeyde çalışma imkânını sağlayabilmektir.

Yorum yazın