EKSİK TÜKETİM TEORİLERİ

EKSİK TÜKETİM TEORİLERİ ni temsil eden başlıca iktisatçıların adları aşağıda yazılıdır:

C. H. Douglas,

W. F. Foster ve W. Catchings,

J. A. Hobson,

Karl Marx .

Bu teorilerin ilmi temelleri zayıftır. Fakat uzun süre halk arasında geniş yankılar uyandırmıştır.

Eksik Tüketim Teorileri’ne göre, sanayiin satışa arzettiği bütün malları almağa ferdi gelirler yetmemektedir. Halkın satın alma gücündeki yetersizlik konjonktür krizlerine, depresyonlara ve işsizliğe yol açmaktadır.

i) İlk olarak C. H. Douglas’in 1929 İktisadî Krizini izleyen yıllarda çok tartışılmış olan görüşleri üzerinde duralım.

C. H. Douglas, teorisini A + B Teoremine dayanarak isbata çalışmıştır.

Bu teoremdeki A , firmaların ücret ve temettü olarak fertlere yaptıkları ödemeleri göstermektedir. B ise, ham madde ve makine almak üzere diğer işletmelere ödenen paraları, banka faizlerini ilh.. temsil etmektedir.

Fiyat, A ile B nin toplamına kârı da katmak suretiyle tayin edilmektedir. Halbuki malın fiyatını ödemeğe kullanılabilecek satın alma gücü, A dan ibarettir.

B grupundaki ödemelerin bir kısmı ileride başka firmaların A grupuna girecek ödemeler yapmalarına kaynak olsa bile.. Tüketici gelirinin akışı ile piyasaya mal sevkiyatı birbirine senkronize durumda bulunmaktan çok uzaktır. Halk, bugünkü geliri ile bugünün üretimini alabilecek İktisadî güce sahip değildir.

Kredi monopolü kurmuş olan bankacılık sistemi, bu ahenksizliğin büsbütün artmasına sebebiyet vermektedir.

ii) Teorileri 1929 İktisadî Krizinden önce yayımlanan W. F. Foster ile W. Catchings. eksik yoğaltım koşullarını aşırı tasarrufun meydana getirdiğini ileri sürmüşlerdir.

Bu iki yazara göre;

Bütün gelirler harcanmamaktadır. Firmalar, kârın önemli bir kısmını hissedarlara dağıtmayarak bünyeleri içinde saklamaktadırlar. Dağıtılan kârların bir kısmı da tasarruf edilmektedir.

Ücretlerden olsun, diğer kaynaklardan olsun, tasarruf edilen gelirin bankalara, tahvillere ve aksiyonlara yatırılmasiyle, satınalma gücü tekrar firmalara dönmektedir. Bu yüzden firmaların üretim kabiliyeti artmakta, fakat halkın tüketime harcayabileceği satınalma gücü yetersiz kalmaktadır.

Bankaların rolü, bu ahenksizliği düzeltici değil, ağırlaştırıcı karakter taşımaktadır.

iii) J. A. Hobson, aynı problemi bir başka yaklaşımdan tahlile çalışmıştır.

Bu müellife göre;

istihsalin piyasa değerine temel olan unsurlar ücretlerden, ranttan, faizden .kârdan ve vergilerden ibarettir. Bütün bunların toplamı, üretimin satış bedelini ödemeğe yeterli bir satınalma gücü teşkil etmektedir.

Bütün üretimin satılamaması, bu satınalma gücünü halkın tamamen tüketime kullanmamasından ileri gelmektedir. İktisadî bünyede, daima yararsız bir tasarruf birikintisiyle karşılaşılmaktadır. Ücretlilerin harcamaları esnasında tutucu zihniyetle hareket etmeleri ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin doğurduğu lüzumsuz tasarruflar; tüketim yetersiz-, ligi olayının sebebidir.

iv) Karl Marx, eksik tüketim olayının başlıca nedenlerini durağan ve değişken sermaye oranları arasındaki ahenksizliğe, artı değer ve istismar sorunlarına ve Yedek Sanayi Ordusunun gittikçe büyümesine bağlamıştır.

İhtilâlci Sosyalizm çığırının kurucusuna göre;

Ücretlerin ödendiği fon, değişken sermaye di r. Makineleşme alanında kaydedilen gelişmeler, sabit sermayenin değişken sermaye aleyhine büyümesine yol açmaktadır.

Değişken sermaye oranının gittikçe küçülmesi. ücretlerin üretimdeki payını azaltmaktadır. Makine* nin insan yerini alması, birçoklarının açıkta kalmasına ve bir Yedek Sanayi Ordusunun belirmesine sebep olmaktadır.

Artı değerin mevcudiyeti ve üretim değerine eşit seviyede ücret ödenmemesi yüzünden, işçi sı* nıfı kendi yarattığı malları satın alabilecek İktisadî güçten mahrum kalmaktadır. Ve tüketim yeter-sizliğile karşılaşılmaktadır.

Konjonktür buhranlarının kaynağını, eksik tüketimde aramak lâzımdır. Sabit ve değişken sermaye oranlarındaki ahenksizliğin zamanla artması, konjonktür buhranlaıının şiddetini zamanla arttıracaktır.

Almancası : Unterkomsumtionstheorien.

Fransızcası : théories de sous-consommation.

İngilizcesi : theories of underconsumption.

(Bk; Karl Marx, J. A. Hobson, Artı Değer, Yedek Sanayi Ordusu. İstismar Teorisi’).

Yorum yazın