Devlet Planlama Teşkilatı Nedir – Ne zaman kaldırıldı

Devlet Planlama Teşkilatı Nedir – Devlet Planlama Teşkilatı Ne zaman kaldırıldı

Teşkilat 2011 yılında Kalkınma Bakanlığı olarak yeniden organize edildi.

Tarihi

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde devletin kalkınma konusu ile ilgilenmesi yeni değildir. Denilebilir ki, yeni Türkiye Devleti, iktisadi ve sosyal kalkınma davasında birçok geri kalmış ülkelere öncülük etmiştir. Bununla beraber, özellikle İkinci Dünya Savaşından sonra, hemen bütün dünyada bu sorun gelişen iktisat bilimi çerçevesinde benimsenirken ülkemizde konuya gereken önem verilmemiştir.

27 Mayıs 1960 hareketi, birçok sorunda olduğu gibi plânlı kalkınma konusunda da bir atılım sağladı. 27 Mayıs ın hemen ilk günlerinde kalkınma dâvamızın bir düzene sokulması istendi. Bu amaçla yapılan hazırlıklar sonunda Devlet Planlama Teşkilâtı kuruldu.

Demokratik planlama kavramı oldukça yenidir; herkesçe henüz iyice anlaşılmış değildir. Bütün vatandaşlann kendilerini yakından ilgilendiren bu konuda temel bilgileri olması gerekir. Zihinlerde planlama sözüne başka anlamlar verilebilir ya da bu konuda birçok soru bulunabilir.

Demokratik bir düzende halkın kendi hakkında alınan kararlardan, olup bitenlefden haberdar olması gerekir. Kalkınma davası ancak milletçe benimsendiği takdirde başanya ulaşabilir. Bu sebeple, kalkınma için yapılan çalışma ve programla-nn her vesileyle halka açıklanması, millete mal edilmesi demokratik planlamamn temel şartıdır.

Planlamanın kendiliğinden bütün sorunlan çözeceğini sanmak hayal kınklıklan hazırlamak demektir.

Bugünkü iktisadi ve sosyal şartlar altında kalkınmanın kendiliğinden meydana gelmesi beklenmeyeceğine, süratli kalkınma da bir zaruret olduğuna göre, toplum hayatına sistemli yani planlı bir müdahale gerekmektedir.

Batı ülkelerinde başlangıçta olduğu gibi dengesiz bir kalkınmaya artık imkân yoktur. Batıdaki gelişmenin doğurduğu toplumsal dengesizliklere bugünkü toplumlar tahammül edemezler. Gerçekte kalkınma için bu çeşit dengesizliklere ihtiyaç da yoktur. Planlı kalkınma başka ülkelerde görülmüş olan hataların tekrarlanmasını önleyebilir. Şu halde dengeli bir kalkınma için de planlama şart oluyor. Bugün gelişmek isteyen topluluklar sadece hızlı kalkınmayı değil; aynı zamanda dengeli bir kalkınmayı da hedef olarak kabul etmektedirler:

•Sektörler arasında denge,

•Toplumsal dengesizliklere engel olmak •Sınıflar, bölgeler arasında denge.

Kalkınmada asıl amaç insanlann daha iyi yaşa-malannı sağlamak olduğuna göre, sadece iktisadi gücü artırmak başlı başına bir hedef olamaz. Bu bakımdan artan iktisadi imkânlan eğitim, kültür, sağlık insan gücü, gelir dağılışında sosyal adalet, bölgeler arasında denge sağlanması ve toplum kalkınması gibi sosyal sorunlan çözümleyecek şekilde kullanmak gerekir.

Kuruluş ve gelişme salhalannda, batı memleketleri birçok sosyal sorunla karşılaşmışlardır. Refah devleti, batıdaki gelişmenin tabii bir sonucu olmayıp uzun mücadeleler sonunda ve geniş ölçüde devlet müdahalesiyle vanlmış bir aşamadır.

Azgelişmiş ülkelerde çözümlenecek sorunlar sayısız, imkânlarsa sınırlıdır. Bütün sorunlan birden çözmeye kalkışmak iktisadi kaynaklann büyük bir kısmını üretimden başka alanlarda kullanmayı gerektirir. Buysa kalkınma hızından fedâkârlık etmek yani kalkınmayı yavaşlatmak demektir. Kalkınma ne kadar hızlı olursa ilerde sosyal sorunlann çözümü, için kullanılabilecek imkânlar da o kadar artar. Bu bakımdan bazı sorunlann ele alınmasını ileriye bırakmak bunlann daha iyi çözümüne yol açabilir. Öte yandân, bazı acil sorunlar da vardır. İşte bu sebeplerle, sosyal sorunlann öncelik sırasına göre çözümlenmesi ve kaynaklann en uygun bir şekilde kullanılması için de planlı hareket etmek gerekir. Böylece planlı kalkınmanın diğer bir unsuru daha ortaya çıkmaktadır. Bu unsurun da eklenmesiyle hedef, “sosyal sorunlann çözümüne yönelmiş hızlı ve dengeli bir kalkınma” olmaktadır.

Türkiye planlamayı ilk uygulayan ülkelerden biridir. 1933’de ilk Beş Yıllık Sanayi Planı yapılmış, bunu 1938’de İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı izlemiştir. Savaş yıllanna rastladığı için bu plan uygulanamamışın Savaştan sonra 1947 yılında beş yıllık bir “Tün kiye İktisadi Kalkınma Planı” hazırlanmış, fakat bu plan da uygulamaya konulmamıştır.

Bütün bu planlara bakarsak bunlann belli bir konuda ve belli sorunlan çözümlemek için hazırlanmış olduğunu görürüz. İlk beş yıllık planın sanayileşmemiz üzerinde köklü etkileri olmuştur. Bununla beraber diğer planlar savaş sebebiyle ya da siyasi sorunlar yüzünden uygulanmamıştır. Diğer taraftan bu planlar, doğrudan doğruya ve sadece plan hazırlığı ile görevli teşkilât tarafından hazırlanmış değildir. Planlann kabul ve uygulanma şekilleri de belli usullere bağlanmamıştır.

MBK hükümeti, 27 Mayıs 1960’tan hemen sonra plânlama konusunu ele aldı. Devlet Planlama Teşkilâtını kuran kanunun tasansını hazırladı, ïasan Milli Birlik Komitesince 30 Eylül 1960 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe girdi.

Devlet Planlama Teşkilatı nın kurulması hakkın-daki kanun, teşkilâta aşağıdaki görevleri vermiştir:

a) Memleketin tabii, beşeri ve iktisadi her türlü kaynak ve imkânlannı tam bir şekilde tespit ederek takip edilecek iktisadi ve sosyal politikayı ve hedefleri tayinde hükümete yardımcı olmak

b) Muhtelif bakanlıkların iktisadi politikayı ilgilendiren faaliyetlerinde koordinasyonu temin etmek için tavsiyelerde bulunmak ve bu hususlarda müşavirlik yapmak

c) Hükümetçe kabul edilen hedefleri gerçekleştirecek uzun ve kısa vadeli planlan hazırlamak,

d) Planlann başan ile uygulanabilmesi için ilgili daire ve müesseselerle mahalli idarelerin kuruluş ve işleyişlerinin ıslahı hususunda tavsiyelerde bulun mak,

e) Planın uygulanmasını takip etmek değerlendirmek ve gerekli hallerde planda, değişiklikler yapmak

fl Özel sektörün faaliyetlerini planın hedef ve gayelerine uygun bir şekilde teşvik ve tanzim edecek tedbirleri tavsiye etmek.

Görülüyor ki Devlet Planlama Teşkilâtı, iktisadi ve sosyal politikanın ve hedeflerin belirlenmesinde ve iktisadi ■ politikayı ilgilendiren faaliyetlerin koordinasyonunda hükümete yardımcı olacak ve danışmanlık edecektir. Planlar ve programlar konusunda son karar hükümete aittir. Devlet Planlama Teşkilâtı, planın hazırlanmasıyla ilgili teknik çalışmalan yapacaktır. Kanunun bu hükümleri, teşkilâtın tamamen demokratik bir mekanizma içinde işlemesini sağlamaktadır

Yüksek Planlama Kurulu, Planlama Teşkilâtı nın en yüksek organıdır. Kurul, Başbakanın ya da Başbakan Yardımcısının başkanlığında, kabinenin seçtiği üç bakan ile Planlama Teşkilâtı Müsteşan ve üç daire başkanından meydana gelir. Böylece Yüksek Planlama Kurulunda siyasi unsurla teknik unsur bir araya getirilmiştir. Bundan amaç, siyasi otorite ile teknik otorite arasında bir denge kurmak daha doğrusu siyasi kararlann alınmasında siyaset adamlan ile teknisyenlerin işbirliği yapmasını sağlamaktır.

Yüksek Planlama Kurulu nun başlıca görevi iktisadi ve sosyal hedefleri ve yapılacak planın stratejisini belirlemektir.

Yüksek Planlama Kurulu ndan sonra ikinci organ, Planlama Merkez Teşkilâtı dır,

Planlama Merkez Teşkilâtı, Başbakan Yardımcısına bağlı bir müsteşarlıktır. Merkez teşkilâtı, İktisadi Planlama Dairesi Başkanlığı, Sosyal Planlama Dairesi Başkanlığı, Koordinasyon Dairesi Başkanlığı olmak üzere üç organdan ve Genel Sekreterlikten oluşur.

Etiketler:

Yorum yazın